Bu haber kez okundu.

ATAMA BEKLEYEN ÖĞRETMENLER YENİ HÜKUMETTEN İYİ HABER BEKLİYOR

Ataması yapılmayan öğretmenlerin içinde bulunduğu psikolojik ruh hallerini, empati kurarak anlamaya çalışanlarımız, anlaşılan yok denecek kadar azdır. Adeta yaklaşık yirmi beş sene boyunca doğru dürüst hayatını yaşamayan; çocukluğunu, gençliğini hatta orta yaşlılığı bile hayallerine feda eden bu insanların içini yakan, hayatlarını karartan bu gidişata yeni kurulacak hükümet dur demeyecek mi?

Bu yığılma böyle devam ederse büyük bir sosyal patlamaya neden olacağı öngörülmüyor mu?

Bütün hayatlarını hayallerine feda eden bu insanlara yetkililerin çıkıp yapılacak bir şey yok, her öğretmenlik mezununu almak zorunda değiliz diyerek sorumluluktan kaçmak bir çözüm mü?

Bu konuda sorumlu davranmayan veya duyarlı olamayan herkes  oluşacak bu faciadan sorumlu olmayacak mı? 

İnsanların hayallerini elinden almak, hayatlarını zindan etmek, onları bunalıma sokmak bir insanı öldürmekle eşdeğer değil mi?

Yaklaşık on beş sene öncesinden böyle bir tabloyla karşı karşıya kalacağımızı öngöremiyor muyduk?

Yüksek Öğretim Kurulu  9 Şubat 2012 tarihinde yaptığı toplantıda ataması yapılmayan öğretmen sorununu ortadan kaldırmak için müthiş kararlar almamış mıydı?

Alınan kararlar uygulanmaya konulsaydı bugün kangrene dönüşmüş ataması yapılmayan öğretmen sorununun tamamına yakını çözülme noktasına gelmiş olmaz mıydı?

Alınan kararlar şunlardı:

a)Yükseköğretim Genel Kurulu'nun 09.02.2012 tarihli toplantısında alınan öğretmenlik programlarında açık veya uzaktan eğitim sistemiyle lisans programlarına öğrenci alınmaması hususundaki kararını da dikkate alınarak 2012-1013 eğitim-öğretim yılı da dahil olmak üzere Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi bünyesinde yer alan Okul Öncesi Öğretmenliği ile İngilizce Öğretmenliği programları ile öğrenci alan mevcut uzaktan eğitim öğretmenlik programlarının öğrenci alımının durdurularak kapatılmasına,

b) Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen ihtiyacı olan Okul Öncesi Öğretmenliği, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ,Özel Eğitim Bölümü öğretmenlikleri, İlköğretim Din kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği ikinci öğretim programları hariç Eğitim Fakülteleri bünyesinde yer alan diğer alanlardaki mevcut ikinci öğretim programlarının kapatılmasına, kapatılan alanlarda yeni ikinci öğretim programlarının açılmamasına,

c)Yeni pedagojik formasyon sertifika programları açılmamasına ve daha önce açılmasına izin verilen programların da mevcut öğrencilerin işlemleri bittikten sonra kapatılmasına, karar verilmiştir." denmekteydi.

Ataması yapılmayan öğretmen sorununun yaşandığı, giderek büyüdüğü bu dönemde alınan kararların uygulanması bir yana birçok yerde hala ihtiyaç fazlası yeni eğitim fakülteleri ile fen edebiyat fakültelerin açıldığı, bölümlerin çoğaltıldığı, öğrenci sayısının artırıldığı görmekteyiz.
Bu yetmiyormuş gibi açık öğretim bünyesinde öğretmenlik bölümleri ve kontenjan sayıları  da ihtiyaç fazlası olduğu görülmektedir.
Bununla birlikte öğretmenlik mesleğinin kalitesi de yerlerde süründüğü algısı ortadadır.

ÖSYM’nin yaptığı sınavlarda birkaç netle barajı aşanların bu bölümlere yerleştirilmesi adeta bir faciadır. Çünkü bu durumda olan öğrenciler KPSS sınavlarında aşırı derecede zorlanmaktadır. KPSS’ den yeterli puan alsalar bile atandıktan sonra yeterince verimli olmadığı yaşananlar bize göstermektedir.

Yıl 2015:
Milli Eğitim Bakanımız; sınıfların ortalama mevcudunun 30'un altına düşürülmesi halinde en ideal koşullarda 110! bin öğretmeni alabileceğini, şu anda kendini atanamayan öğretmen diye vasıflandıran 300 bin kişi olduğunu, eğitim fakültelerinde okuyanlarla birlikte 500 bine yaklaştığını, bunun çözümü olmadığını, bundan sonra problemin daha da ağırlaşarak sürmemesi için eğitim fakültelerinin çok büyük bir bölümünün kapatılması gerektiğini, güçlerinin yettiğince bunu sıfırlayacağını iyi niyetle de olsa söylüyor. Ve söylediklerine katılmamak mümkün olmadığını düşünüyoruz. 
2012 yılında YÖK’ün aldığı kararlar da tam da bu doğrultuda alınmış kararlardı. Bu kararlar uygulansaydı, öğretim üyeleri veya öğretim görevlilerin bizler ne olacağız, kapatılan/kapatılacak olan bölümlerin tekrar açılması için baskılarına boyun eğilmeseydi, bugün yaşananlar yaşanır mıydı? Öğrencisiz kalan/kalacak olan öğretim üyeleri ve öğretim görevlileri denge sağlanıncaya (Bir kısmı, zaten o zaman da kapatılan/kapatılacak olan bölümlerin dışında mevcut olan bölümlerin müfredatında bulunan kendi alan dersleri için görevlendirilebilirdi)  kadar aylık karşılığı okutulacak derslerden muaf tutulup kendileri sadece araştırmalara odaklansaydı iyi olmaz mıydı? Ki bu süreçte yeni akademik personel alınmasaydı şimdiye kadar onların da endişeleri ortadan kalkmış olmayacak mıydı?

 YÖK 2012 yılında almış olduğu çözüm odaklı kararlara karşı çıkan, bizler ne olacağız diye baskı kuran, öğretim görevlilerini, öğretim üyelerini; yetkililer neden dikkate alıp bu kararları uygulamaya tam geçirmedi?

Sayın; Bakanımıza soruyorum bu çözülmez dediğiniz vaka ortadayken; fen edebiyat fakültesi, ilahiyat fakültesi, açık öğretim mezunlarına hala formasyon verilmesini nasıl yorumluyorsunuz?

Bu uygulama kafanızdaki stratejik planla çelişmiyor mu?

YÖK’ün aldığı devrim niteliğindeki kararlar ortadayken YÖK neden hala aldığı kararların tam zıddı olan uygulamalara gidiyor?
Bu ülkenin kaynaklarına, ataması yapılmayan öğretmenlerin hayallerinin sönmesine, eğitimin kalitesinin düşmesine yazık olmuyor mu?

Kısacası; eğitim sorunlarını istenen seviyede ortadan kaldırmayan/kaldıramayan, yönetici atamalarında net bir şekilde tavrını ortaya koymayan/koyamayan ; ancak son yılların; öğretmen sorunlarıyla ilgilenen, öğretmenlerden yana tavır koyan, kimseyi kırmamaya çalışan, hizmet üretme anlayışıyla hareket eden Bakanlığımızın yeni kurulacak hükümetin desteğiyle  bu kabusa dönen sorunların üstesinden geleceğini umuyor, bu işin ertelenecek bir tarafı bulunmadığını söylüyor, ağır derece psikolojik bunalım yaşayan ataması yapılmayan bu öğretmenlerin sistemin kurbanı olduğunu, onların hiçbir suçu olmadığını hatırlatıyor ve gereğinin ciddi bir şekilde yapılarak tamamının (Ki Mümkündür) atamalarının yapılmasını bekliyoruz.

                                                                                                                                                                                                                   

 

 
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber