Bu haber kez okundu.

Ah Bu Başbelası Öğretmenler

Yazar Abdurrahman Dilipak lütfetmiş ve demiş ki “İmamlar ile öğretmenler toplumun baş belasıdır”. Dilipak’ın kendisini de yetiştiren onlarca öğretmeni içine alan bu sözü söylemesi tam bir skandal. Sanırım gündeme yerleşebilmek için veya yeni yazmış olduğu kitabının reklamı için söylemiştir. Toplumun baş belası öğretmenleri görevden alın.

Uzun sürmez ilk 6 ayda mahalleler arası kavgalar başlar. Eğitim sistemi içinde çocukların şekillenmesini sağlayan, iyi bir yurttaş olarak yetişmesini sağlayan kocaman yürekli öğretmenler için sarf edilen bu söz aynen kendisine iade edilmelidir. Kendi tarafında olan eğitim sendikaları, öğretmenleri hedef alan bu sözlere tepki verecek mi bakalım? Tüm sendikaların bir araya gelip bu sözleri Dilipak’a iade etmeleri gerekiyor. Kendini asrın en büyük profesörü sanan bu zata denecek tek şey; fikirlerini kendisine saklaması gerektiğidir. Eğitim müfredatını eleştirebilirsiniz, öğretim yöntem ve teknikleri eleştirebilirsiniz, Bakanlığın eğitim politikalarını eleştirebilirsiniz ancak öğretmeni, yani bu işin emektarını aşağılayamazsınız. Hangi gazetede yazarsanız yazın, hangi politik görüşe sahip olursanız olun, bu ülkenin genç neslini dolayısıyla da geleceğini yetiştirme görevini üstlenmiş olan, peygamberlik mesleğini icra eden öğretmenlere söylenen bu söz, kendini iyi bir dindar olarak tanıtan bir zata hiç yakışmadı. Eğitimcilerin bir kısmının gözünde var olan itibarı da artık olmayacak. Kendi çocuklarınızı istediğiniz gibi, “eğitim almama özgürlüğünden” faydalandırabilirsiniz ancak çocukların büyük bir otorite olarak gördüğü ve ebeveynlerinden sonra ilk inandıkları kişi olan öğretmenlerine bu sözleri söylemeniz, gencecik yürekleri bile üzmüştür. Pazartesi günü öğretmenlerine koşacak olan çocuklar ellerinde çiçeklerle koşarak sevgilerini göstermeliler.

O öğretmen ki aylarca yolu açılmayan köylerde muhtarla birlikte tek devlet görevlisi olarak hizmet vermektedir. Sağlık ocağı bile olmayan köylerde yaşayan devletin tek memuru, tek simgesidir. Devletin oralarda var olduğunu gösteren, büyük olduğunu gösteren tek kişidir. Doğunun en ücra köylerine korkusuzca gidebilen, oradaki çocuklara devleti, bayrağı, milleti, yaşamayı, bilimi sevdiren öğretmenler bu sözlerden zerre kadar etkilenmezler. Çünkü yaptıkları işin popüler olmadığını, gönülden gelerek yapıldığını ve tek bir zatın sözlerinden ötürü mesleğin kutsallığının yitirilmeyeceğini bilirler. Bu sözler yüzünden mesleklerine küsmezler. Zira bundan daha zor şartlara göğüs germektedirler. Telefon çekmeyen köyler, interneti, akıllı tahtası, tableti ve sosyal imkanları olmayan okullar, ayrı düştüğü nişanlısı, eşi veya çocukları, hasretini çeken anne-babası, devletin verdiği görevi yaptırmak istemeyen terör belası dururken, hiçbir öğretmen Dilipak’ın bu sözlerine kulak asmaz. Öğretmenlerin hakkını savunan sayısını takip edemediğimiz sendikalar bu laflara karşı boş durmamalı. Basın açıklaması şeklinde Dilipak’ın sözlerine hak ettiği şekilde tepki göstermeli ve özür dilemesi istenmelidir. Bu kadar sorumsuzca bir cümle, yazdığı yayın organı ile kitlelere hitap eden bir kişiden duyulmamalıydı. Sadece sendikalar değil, her fırsatta öğretmenlerin yaptığı işin kutsallığından bahseden Bakanlık tarafından da eleştirilmelidir.

Öğretmenler devletin en kalabalık memur ordusudur. Bu kalabalık ordunun üstlendiği sorumluluğu, sorumsuzca görmezden gelmek ve eleştirmek kimsenin haddi değildir. Kişiler bazında yapılması gereken eleştiriyi, tüm kitleye yöneltmeye çalışırsanız, bilimi görmezden gelip, tüm müfredatı din dersinden ibaret sayarsanız, bir kez şans eseri yaptığınız konuşmayı dinleyen kitleyi, ikinci kez karşınızda bulamazsınız. Bu toplumda saygı gören milyonlarca öğretmen var. Telefonu 24 saat açık olan, çocukların uyku saatlerinden tutun da sağlıklarına kadar her şeyden haberdar olmak isteyen, “bugün daha fazla ne öğretebilirim” ya da “atladığım bir şey oldu mu” felsefesiyle hareket eden, için de sizin de yaşayacağını geleceği inşa etmeye çalışan öğretmenlere selam olsun. Moralinizi bozmayın, “Esen yel dağdan sadece tozu alır kaldırır”. Dağ gibi durmaya devam edin. Ülkemiz, milletimiz, birliğimiz, bütünlüğümüz, çocuklarımız için.

 

 

 

Memet KAYMAZ / Kpsscafe.com.tr

 

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber