Bu haber kez okundu.

6111 SAYILI YASANIN ÖĞRETMENLERE GETİRDİĞİ HAKLAR

 6111 SAYILI YASANIN ÖĞRETMENLERE GETİRDİĞİ HAKLAR

 

 

 

13.02.2011 tarihinde kabul edilerek, 25 Şubat 2011 tarihinde Resmî Gazete’nin27857 nolu mükerrer sayısında yayımlanan “6111 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” la Öğretmenlere Ne Gibi Haklar Getirilmiştir?

 

 

657 SAYILI DMK’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER:

 

125/C maddesine göre “aylıktan kesme cezası”nı gerektiren;

 

g)İkamet ettiği ilin hudutlarını izinsiz terk etmek,

h)Toplu müracaat ve şikayet etmek,

j)Yasaklanmış her türlü yayını görev mahallinde bulundurma,

 

Fiilleri disiplin cezası olmaktan çıkartılmıştır.

Düzenleme, (g) bendinin çıkartılması ile Anayasa’nın 23. maddesinde yer alan“yerleşme ve seyahat hürriyeti” hükmüne uygun hale getirildi. İl hudutları dışına çıkmak için yetkili amirden izin alınmasına gerek kalmadı.

(h) bendinin çıkartılması ile; 26.maddede geçen: “Bu Kanunun 21 nci maddesi ile hükme bağlanan hakkın kullanılmasında birden fazla devlet memurunun toplu olarak söz ve yazı ile müracaatları ve şikâyetleri yasaktır .” ifadesi kaldırıldı.

 

Çağın gerisinde kalmış, insan hakları standartlarına uymayan bu hükümlerin kaldırılması, özgürlük alanlarının genişletilmesi adına isabetli olmuştur.

 

Madde57-“Adaylık süresi içinde disiplin cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişkileri kesilir.” Şeklinde düzenlenmişti.

Bu cümle Anayasa Mahkemesi’nin 14/11/2013 tarihli ve E.:2013/15, K.:2013/131 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.

 

Anayasa’nın bu kararı da isabetlidir. Yeni göreve atanan bir memurun  hatayapma ihtimali oldukça fazladır. Eski düzenlemede; “ aday memurları ilk hatalarında cezalandırmak yerine rehberlik ederek uyarın, hemen ceza yoluna gitmeyin” görüşü isabetli ve doğruydu.

 

Sicillerle ilgili 110-121. Maddeler iptal edilerek, sicil notu verme işlemleri kalktı.

 

Bu da isabetli olmuştur. Çünkü çoğunlukla memuru yeterince tanımayan sicilamirleri isabetsiz not vermekteydi.  Sicil formlarında öyle kritik maddeler vardı ki, notverebilmek için memuru çok iyi tanımak gerekiyordu:

 

SİCİL AMİRLERİNİN MEMURUN MESLEKİ EHLİYETİ HAKKINDAKİ NOTLARI (GÖREVDE GÖSTERİLEN BAŞARININ DEĞERLENDİRİLMESİ) ŞÖYLEYDİ:

1 - Sorumluluk duygusu?(Görev ve yetki alanına giren işleri kendiliğinden, zamanında ve doğru yapma"; takip edip sonuçlandırma alışkanlığı)

2 - Görevine bağlılığı, iş heyecanı, teşebbüs fikri

3 - Mesleki bilgisi, yazılı ve sözlü ifade kabiliyeti, kendini geliştirme ve yenileme gayreti

4 - İntizam ve dikkati

5 - İşbirliği yapmada ve değişen şartlara, görevlere uymada gösterdiği başarı

6 -Tarafsızlığı? (Görevini yerine getirirken, dil, ırk, cins, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep   ayrılıklarından etkilenmeme)

7 - Amirlerine, mesai arkadaşlarına, iş sahiplerine karşı tutum ve davranışı?

8-  İnsan haklarına saygısı? (İnsanların kişiliğine ve haklarına  saygı   gösterme,  hiç kimseye insanlık onuruyla bağdaşmayan   muamelede bulunmama)

9 - Disipline  riayeti?

10 - Görevini yerine getirmede çalışkanlığı, kabiliyeti ve verimliği?

11 - Yurtdışı görevlerde temsil yeteneği, mesleki ehliyet ve yabana dil bilgisi  (Sadece  yurtdışı teşkilatı olan kurumlar için)?

 

Bundan da öte,  bazı maddelerden eksik not alan memur suç işlemiş sayılırdı. Oyüzden “idari yargı” 6. ve 8. maddelere belge olmadığı takdirde tam not vermemecburiyeti getirmişti.

Diğer yandan, memurun, sicil amiriyle 6 ay çalışma zorunluluğu vardı. Sicilamirleri arasında uyuşmazlıklar yaşanmaktaydı. Somut dayanaklar gösterilmediği içinverilen notlar tartışılmaktaydı vb.

 

“Bir yıl içinde, birden fazla kademe ilerlemesi olamaz.” ifadesi kaldırıldı.

 

64.madde ile getirilen; “Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır.” İfadesi ile artık memurlar gerektiğinde bir yılda iki kez kademe ilerlemesi alabilecekler.

 

Memurluğun sona ermesini düzenleyen 98. maddedeki hususlar arasından “sicil sebepleri” çıkartıldı.

 

İzinlerin türü ve miktarları artırıldı.

 

Teşekkür, Takdirname ve Aylıkla ödül kaldırıldı.

 

122. madde ile: Başarı ve Üstün Başarı ödül sistemi getirildi. Başarı belgesini;Merkezde bağlı veya ilgili bakan, İllerde vali, İlçelerde kaymakam verebilecek. Üç kez başarı belgesi alana “Üstün Başarı Belgesi” verilecek. 

 

Memurlara verilen ödül türü ve miktarının azaltılması, ne sebeple olursa olsun doğru değildir. Öngörülen ceza miktarına göre dengelenmemiştir. Bu yaklaşım teşvikten ziyade tehdit içermekte olup, insan haklarına ve adalet sistemine ters düşmektedir.

 

125/E – “Devlet memurluğundan çıkarma cezası” nı gerektiren fiillerden : (a)Bendi: İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşviketmek veya yardımda bulunmak,” şeklinde düzenlenerek; “kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme” ibaresi ilave edilmiştir.

 

f) “Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak,” Bu cümleye “iş sahiplerine” ibaresi ilave edilmiştir.

 

“Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarıbelgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.”

Şeklinde yeniden düzenlenerek; “iyi veya çok iyi derecede sicil” yerine “ödül veya başarı belgesi” ibaresi konmuştur. 

 

657 sayılı DMK’nda ön görülen disiplin cezaları oldukça fazladır. Buna rağmen başarılı memur yeterince korunmamaktadır. Memurun en ufak bir yanlışı her fırsatta cezalandırılmaya çalışılırken, artıları görmezden gelinmektedir. Cümledeki“uygulanabilir” ifadesi de amire keyfi hareket etme fırsatı tanımaktadır.

 

Önceki düzenlemede, 135.maddede: “Uyarma ve kınama cezalarına karşı itiraz, varsa bir üst disiplin amirine yoksa disiplin kurullarına yapılabilir. Aylıktan kesme, kademeilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.” … itiraz üzerine verilen kararlar kesin olup, bu kararlar aleyhine idari yargı yoluna başvurulamaz.” Deniyordu.

 

Yeni düzenleme: “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.

İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.

İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.

İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.

Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.”

 

Burada önemli olan uyarma ve kınama cezalarına yargı yolunun açılması ve“Devlet Memurluğundan Çıkarma” cezası dışındaki dört cezaya karşı kurullara itiraz hakkının getirilmesidir.

Bir üst disiplin amirine itiraz kaldırılarak kararın bir kişinin inisiyatifindençıkartılması, kurullara taşınması ortak akıl ve objektiflik açısından daha güven vericidir.

Ancak cezalara itiraz süresinin 7 gün olması çok azdır. Cezayı alan daha kendine gelemeden, nasıl itiraz edileceğini anlayamadan ilgili kurula ulaşamadan süre bitmektedir.

 

Aile yardımındaki çocuk sayısı sınırı kaldırıldı. Madde 208/1 (6111 s.K;md.117/g)

 

Emekli Yolluğu (Değişik ibare: 6111/118 md.) 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ; 1 inci maddesinin (D) bendinde yapılan değişiklikle“emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara” ödenen “beş yüz milyon lira” tazminat, “(12.105 ) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar”olarak değiştirilmiş,

631 sayılı KHK.nin 14/A maddesinin (c) bendinde yer alan “beş yüz milyon lirayı”ibaresi “(12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacaktutarı” şeklinde değiştirilmiştir.

 

(6111 s.K;md.118) Sendika üyesi memurlara ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında 45 TL toplu sözleşme primi ödenecek. (375 s. KHK Ek md 4.)

 

(6111 s.K;md.118) Sözleşmeli personel  aile yardımı ödeneği almıyorsa, aile yardımı ödeneği verilecek. (375 s. KHK Ek md 8.)

 

(6111 s.K;md.119) 399 s.KHK. Tabi sözleşmeli personel sendika üyesi olabilecek. (399 s.KHK.13/A)

 

 

Netice olarak ilgili yasa ile memurlara (dolayısı ile öğretmenlere) bir takıp iyileştirmeler getirilmiştir. Ancak yeterli değildir. Şu sıralar sendikaların portföylerinde,“iyileştirilmesi gerektiği halde olmayan hususlarla birlikte”, bazı hak talepleri bulunmaktadır.

Zamanla ne kadarının gerçekleşebileceğini izleyeceğiz.

 

 

Daha güzel imkânlara kavuşulması dileğimle, sevgiyle kalın…

 

 

Kaynak: Seyfettin Karamızrak: ogretmenleriz.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber