Bu haber kez okundu.

2016 Şubat Ataması Öğretmenlere 2017'de Eş Özrü Hakkı Verilmeli
- Bu bağlamda bir sisteme ihtiyaç duyan en önemli alanlardan birisi de eğitimdir ancak yıllardır ülkemizde bir eğitim sistemi oluşturulamamaktadır. Bunun en önemli nedenlerinden birisi eğitim sistemi kurmak yerine ben yaptım oldu sistemlerinin kurulmasıdır. Planlaması yapılmadan yararı nedir, zararı nedir diye bakılmadan çoğu karar uygulamaya alınmaktadır. 2016 yılının sürprizi de adaylık sürecinin yeniden tanımlanmasıydı. Şubat 2016'da atanan öğretmenler Mart - Eylül arasında kalan süreyi danışman öğretmenlerinin yanında geçirdikten sonra Eylül ayında göreve başlayacaklardı. Bu 6 aylık süre içerisinde sınıf içi, okul içi ve dışı olmak üzere haftanın 5 günü çalışma yapacak olan öğretmenler, sınıfta danışman eşliğinde ders öncesi hazırlık, plan, materyal hazırlama gibi süreçlerden geçecekler, danışmanının anlattığı dersleri izleyecekler, okul içi çalışma kapsamında da ilgili müdür yardımcısıyla zümre ve veli toplantılarına katılacaklar, nöbet tutan danışmanla okulun işleyişini tanıyacaklar, okul dışı çalışma için haftanın bir gününde bulunduğu şehri tanımasına dönük etkinlikler gerçekleştireceklerdi.

Tüm bunlara rağmen 6 ay boyunca yoğun tempoda görev alan aday öğretmenler için Mart - Eylül arasında geçen süre ne adaylıktan ne de görev süresinden sayılmaktadır. Buradan yola çıktığımızda da evli olan öğretmenlerin ailelerini birleştirme hayalleri suya düşmektedir çünkü yönetmelikte yer alan maddeler gereğince yeni atamalarda bir yılını doldurmayan öğretmenler eş özrü tayini isteyemiyor. Bu da Şubat 2016'da atanan öğretmenlerin eş özrü tayini için 1,5 yıl beklemesi ve 2017 yaz döneminde eş özrü tayini isteyecekleri anlamına geliyor. Aile kavramının öneminden bahsetmeye gerek bile görmüyoruz. Nasıl ki öğrenciyi anne babasından ayırırsanız verim alamayacağınız gibi eşinden, evladından ayrı kalan, sürekli kavuşacağı günü bekleyen ve anayasada bu hakkı korunmasına rağmen elinden alınan öğretmen nasıl verimli olabilir? Finlandiya eğitim sistemini yakalamak istiyorsak oradaki "mutlu öğretim mutlu öğrenim" felsefesini hayata geçirmek gerekiyor. Sürekli olarak öğretmenlerin aleyhinde değişen yönetmelik maddelerinden sonra öğretmenin işinde mutlu olması nasıl sağlanabilir? Zaten eş özrü tayinlerinde büyük sıkıntılar varken tek suçu 2016 Şubat ayında atanmak olan öğretmenlerin Şubat 2017'de yapılacak olan eş özründen mahrum bırakılması doğru bir uygulama değildir. Bu öğretmenler yetişme sürecini saksıda değil bizzat okullarda, sınıf içi etkinliklerde, idarenin yanında vakit harcayarak geçirmiştir. Bu nedenle yetişme sürecide görev süresinden sayılmalı ve öğretmenlerin eşlerine kavuşmasının yolu açılmalıdır. Sendikaların da aile birliğine verdiğine önemi bilerek bu konuya eğilmelerini ve destek olmaları gerekmektedir.

Tavsiyemiz yetişme sürecinin üniversite 1. sınıftan başlatılması ve son sınıfa gelmiş öğretmen adayının bu şekilde hazır olmasıdır. 4 sene gibi geniş bir zaman varken 6 ay gibi dar bir zamana yerleştirilen bu süreçle verim alınamayacağı gibi insanların hayatından da zaman çalınmaktadır.. Sayısı 4000'e ulaşan ve facebook'ta grup oluşturan öğretmenlerimizin temennisi ise 2017 eş özründe 2016 Şubat ataması öğretmenlerine de eş özrü tayini hakkının verilmesidir. Şubat 2016'da atanan öğretmenlerin kararnamelerin gecikmesi nedeniyle Mart ayının çeşitli günlerinde göreve başladığı unutulmamalı ve bu nedenle eş özrü tayini için baz alınacak tarih 31 Mart 2017 olmalıdır. 



Kaynak: www.kamuajans.com
 
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber