Bu haber kez okundu.

 10 Maddede Atanamayan Öğretmenlerin Sorunları

Türkiye öğretmen yetiştirmede; İlköğretmen Okulları, Köy Enstitüleri, Eğitim Enstitüleri ve Yüksek Öğretmen Okulları gibi özgün öğretmen yetiştirme modellerine sahip bir ülke olmasına rağmen 1980'li yıllara kadar, hemen her öğretmenlik alanında 'öğretmen açığı' sorunu yaşanmış ve bunu gidermek üzere, farklı dönemlerde farklı çözümler üretilmiştir. 

 

1981'de yürürlüğe giren 2547 Sayılı Yükseköğretim Yasası ile öğretmen yetiştiren tüm kurumlar "eğitim fakülteleri" çatısı altında üniversite bünyesine alınmıştır. Eğitim fakültelerinin, ilk yıllarda daha çok ortaöğretim branş öğretmeni yetiştirecek şekilde yapılanması, temel eğitimde öğretmen açığına, ortaöğretim alanında istihdam fazlalığına yol açtı. Yaşanan istihdam sorununu çözmek için ortaöğretim öğretmenliğine atanacak öğretmenler "yeterlilik sınavı" ile seçilmeye başlandı, böylece Türkiye'de ilk kez 1980'li yıllarda "atanamayan öğretmenler" sorunu gündeme geldi.

 

Günümüzde ise atanamayan öğretmenlerin sorunları hala devam ediyor. Milli Eğitim Bakanlığı, savunmasını "kapasitemiz genişledikçe, boşluk oldukça almak zorundayız" diyerek yapıyor. TBMM'de ise bu sorun birçok kez dile getirilmiş ancak çözüm bulunamamıştır.

1. Türkiye’de öğretmen olmak ya da olamamak

Milli Eğitim Bakanlığı; kadrolu, sözleşmeli ve ücretli öğretmen statülerinde istihdam yapıyor. Bakanlığa bağlı ise 830 bin öğretmen görev yapıyor. 250 binden fazla öğretmen adayı atanmayı beklerken yaklaşık 80 bin ücretli öğretmen çalıştırılıyor.

2. Ücretli öğretmenlik nedir?

Ücretli öğretmenlik atanmadan öğretmen olabilmenin diğer adıdır. Mevsimlik işçi gibi çalışan ücretli öğretmenler ataması yapılan bir öğretmene göre neredeyse maaş olarak 1/3 oranında maaş alıyor.

3. Öğretmenlerin ataması neden yapılmıyor?

Öğretmen başına düşen öğrenci sayısının ortalama 20 olduğu Türkiye'de ortalama her yıl 40 bin öğretmen atanıyor. Her yıl eğitim fakültelerinden mezun olan öğretmen adayı sayısı ise ortalama 70 bin civarında.

 

Devletten görev bekleyen bazı öğretmenler için iş kapısı olan dershanelerin de kapatılmasının gündeme gelmesi, atanamayan öğretmenler için tabloyu daha da olumsuz hale getiriyor.

 

2012'de yürürlüğe giren 4+4+4 düzenlemesi ise , öğretmen profilinde önemli değişiklikler getirecek sonuçlar doğurdu. Bir ön hazırlık yapılmadan bu uygulamaya geçilmesi, temel eğitimin omurgası olan sınıf öğretmenliği alanında istihdam sorununu arttırdı.

4. Öğretmenlere verilen sözler!

\"4.

 

2002 yılında Başbakan Erdoğan mitingde ‘Sınavsız öğretmen olunacak’ ve ‘Mezun olacak ve atanacaksın’ diyordu.

5. Bugün ne diyorlar?

Başbakan, bir öğretmenin "size oy yok" demesi üzerine de "O oy senin olsun.

Biz spekülasyonlara girmeyiz" derken, Eski MEB Bakanı Ömer Dinçer ise ‘Öğretmenler yem bekleyen güvercinler gibi’ diyor.

6. 'Yedi yılda 36 intihar'

Atanamayan öğretmenlerin sorunu, defalarca Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) gündeme geldi. CHP Milletvekili Veli Ağababa geçen yıl yaptığı araştırmada, 2007'den bu yana intihar eden öğretmen sayısının 36 olduğunu açıkladı.

7. Açlık grevleri de çözüm olmadı

Sayıları 300 bin civarında olan atanamayan öğretmenlerin durumu, Türkiye'de giderek büyüyen sorunlardan biri. Protesto eylemleriyle sık sık medyaya yansıyan eğitim fakültesi mezunları, seslerini duyurmak için zaman zaman açlık grevine de başvurdu.

8. Türkiye’de eğitim ne halde?

OECD’ye göre Türkiye matematik, fen ve okuma alanlarında 43 ülkenin gerisinde kaldı. Türkiye eğitimde en az ders saati veren ülkelerden biri. Bir öğretmen İskoçya’da 1.365 saat çalışırken Türkiye’de 1.652 saat çalışıyor. Bir öğretmen Almanya’da 52 bin dolar alırken Türkiye’de 14 bin dolar alıyor.

 

2011 SBS’ye göre öğrencilerin başarısızlıkları matematikte yüzde 84, dilde yüzde 69, fende yüzde 64.

9. Ankette ürküten sonuç

Atanamayan Öğretmenler Platformu’nun 1127 atanamayan öğretmenle yaptığı ankete göre her 3 ataması yapılmayan öğretmenden 1’i intihar etmeyi düşünüyor. Ankette, “atamanız yapılmadığı için intiharı hiç düşündünüz mü?” sorusuna “Evet” diyenlerin oranı yüzde 38.33, “Cevap vermek istemiyorum” diyenlerin oranı yüzde 26.44, “Hayır” diyenlerin oranıysa yüzde 35.23 oldu. Yüzde 13.84’ü “Yıllardır atama bekleyenler ihtiyaca göre atanıp yığılma önlenmeli”, yüzde 13.22’si “Emekliliği gelenler için emeklilik teşvik edilmeli” diyor.

10. Öğretmenler ne istiyor?

Atamalar için bütçe ayrılmasını istiyorlar. Düşük maaşla çalışmak zorunda kaldıkları ücretli öğretmenliğin kaldırılmasını istiyorlar. Her ile eğitim fakültesi açılması yerine MEB'ndan planlı öğrenci yerleştirme istiyorlar. Sınıf mevcutlarının düşürülerek öğretmen ihtiyacının arttırılmasını istiyorlar. Kısacası; öğretmenler bu ülke için çalışmak yani atanmak istiyorlar.

 

 

kaynak: http://onedio.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber