Öğretmen Diyarı

İçinde bulunduğumuz dönemde önemli olan sağ ya da sol bir ideolojinin hükümranlığı değildir. Önemli olan çağdaş bir ülke olabilmektir.

Toplumsal yaşam, siyasi aktüalite, faydacı eğitim, topluma genel bir bakış kazandırdı. Ayrıca toplum hep kendisine verilen vaatlere bakarak eskisine düşmanlıkla oy kullandı. Bu düşmanlık yeni oluşumları doğru değerlendirmelerine engel oldu. “Denize düşen yılana sarılır” tarzında tercihler yapıldı.

İki taraf arasında seçim yapmak zorunda bırakılan halk iki tarafı da denedi ve kendi çıkarları için çözüm bulamadığını fark etti. Bundan sonra ikinci, üçüncü alternatifler düşünülmeye başlanacaktır.

Benim ya da senin partinin iktidara gelmesinin bir önemi kalmadığı gibi ideolojik tartışma ve muhalefet çiğ kalmaya başladı. Vergiler yaşam alanımızı daraltırken ırksal, mezhepsel yaklaşımlarla kalbimiz kin ve nefretle dolmuşken, eğimde, bilimde, sanatta çökmüşken özgürlüğümüzü yitirip tek tip düşünmeye, konuşmaya başlamışken hangi ideoloji bizi tatmin edebilir ki?

Türkiye’de geçen yüz yıllık süreçte siyaset meydanlarda, basında söz düellosundan ibaretti. İktidar ve muhalefet birbirlerini sözle alt etmeye çalışırdı. Etkisi de olurdu bu kandırmacanın. Şimdi söze bakmaz oldu halk. Sorunlar o kadar sert vurdu ki yüzlere demokrasiyi de yaşama isteği somutlaştı. Demokrasi halkın refahını yükseltecek, yaşam standartlarını arttıracaktır. Böylece modernleşme halk tarafından da arzulanır oldu. Bu modernleşme devlet tarafından dayatılan, kabul etmeyenlerin cezalandırıldığı bir anlayıştan değil halkın talep ettiği devlete kendisinin kabul ettirmeye çalıştığı anlayıştan doğacaktır.

Belki bir sancıdır yaşanan süreç. Sancının ertesinde demokrasiyi sindirmiş, çağdaş bir Türkiye doğacaktır. Türkiye için gerçek bir modernleşmenin başlangıcını yaşıyoruzdur.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim