Bu haber kez okundu.

Yalan hayatın bir parçası

Yalan deyince aklımıza bilerek söylediğimiz yalanlar geliyor. Alıştıklarımız ve alıştığımız için yalan saymadıklarımız değil. Peki başımız sıkıştığında, zor durumda kaldığımızda hemen yalana mı sarılmalıyız?

 

Hemen yalana sarılıyoruz

Kime sorsanız herkes yalanın çok kötü bir şey olduğunu, yalandan ve yalancıdan uzak durulması gerektiğini söyler. Doğru yalan elbette kötüdür, dilin zehridir, büyük günahlardandır. Tamam, ama hiç düşündünüz mü günlük hayatta başımız sıkıştığında, kendimize göre zor durumlarda kaldığımızda nasıl da hemen yalana sarılıyoruz!

 

Hayatımıza girmiş öyle yalanlar var ki, artık onların yalan olduklarının bile farkında değiliz belki de. Yalan deyince aklımıza bilerek söylediklerimiz geliyor. Alıştıklarımız ve alıştığımız için yalan saymadıklarımız değil.

 

"Bu kadarcık da yalan mı olurmuş"tan tutun, "Bu zamanda doğru söylersen"e kadar o kadar çok mazeret buluyoruz ki, sanki anormal olan yalan söylemek değil de söylememek oluyor. İşte günlük hayatımızın olmazsa olmazları arasına girmiş yalanlarımızdan bazı örnekler:

 

Bir mana büyüğünün ifadesiyle bir söz bir durumu aynıyla ifade etmiyorsa o yalandır. Mesela birisi saati sorduğunda, eğer saat sekize altı varsa "Beş var" diyemeyiz veya dememeliyiz. Zira yalan olması bakımından "Sekize beş var" demekle "Bin var" demek arasında fark yoktur. Hem "Altı var" demek "Beş var" demekten daha zor değil ki yalan tercih edilmiş olsun. Hâlbuki çok büyük meselelerde bile, çok büyük zararlara da yol açsa yalan söylenemez.

 

BEŞ DAKİKA SONRA ORDAYIM!

Bile bile söylenen yalanların en yaygınlarından birisi bu yalandır. Bu yalanın mantığını anlamak da mümkün değil. Zira bu yalan, dediği saatte istenilen yerde olmayacağı için zaten biraz sonra ortaya çıkacaktır. Eğer geç kalmış olmaktan utanıldığı için bu yalan söyleniyorsa, yapılan iş, bunu biraz ertelemekten başka bir şey ifade etmez. Şayet böyle bir mahcubiyet söz konusu değilse, yine yalan söylemeye gerek yoktur.

 

Kendisinden bir şey talep edildiğinde, mesela borç para istenildiğinde vermemek için olduğu halde yok demek. Bu da bir yalandır. Herhangi bir insana karşı yok demeye cesaret edemeyenler veya kırılır, darılır diye doğruyu söylemekten çekinenler, çok rahatlıkla yalan söyleyebiliyor.

 

EVDE OLMADIĞIMI SÖYLE!

Genellikle görmek ve beraber olmak istemediğimiz insanlarla bir araya gelmemek için, çoğu zaman çocuklara söyletilen yalanlar: "Evde yok de!" Çocuklar da bu şekilde yalanın hayatımız için gerekli bir şey olduğunu, en çok sevdikleri ve güvendikleri insanlardan, anne ve babalarından öğrenmiş oluyorlar. Aslında çocuklar fıtratlarındaki masumiyet sebebiyle yalan söyleyemezler. Büyüdükçe büyüklerinden öğrenir ve alışırlar.

 

Bir de "İnşallah!" yalanı var. Burada hem yalan hem istismar söz konusudur. İnşallah, Allah dilerse demektir. Bizim itikadımızca zaten Allah dilemezse hiçbir şey olmaz. Ancak günümüzde bu ifade gerçek manasında ve yerinde değil, bir işi veya birisini baştan savmak için kullanılıyor. Mesela bir davet alındığında, şayet gitmek istenmiyorsa, inşallah deyip o daveti ve kişiyi savuşturmak için kullanılıyor.

 

BENİMKİSİ PEMBE YALAN!

Bu listeyi uzatmak elbette mümkün. Daha bunlar gibi hayatımıza girmiş o kadar çok yalan çeşidi var ki, neredeyse bir yalan toplumu haline geldik. Ancak unutmayalım ki yalan, kişiye duyulan emniyet ve sadakat hislerini ortadan kaldırıyor. Çünkü hayatında birkaç defa yalan söylemiş biri, daha sonra yapacağı bütün doğruluklara gölge düşürmüş oluyor.

 

Bir de "Söylediğim yalan küçük" veya "Bunlar pembe yalanlar" diyerek onu meşrulaştırma yolu tercih ediliyor. Ancak bu masumiyet zırhı, yalanın hükmünü değiştirmiyor. Ve yine unutmayalı ki yalanın faydası bir kere içindir, gerçeğin ise sonsuzdur. "Ne yapayım, mutlu olmak için bu yalanı uydurmaya mecburdum" demeyin. Yalana borçlu olduğumuz mutluluk, gerçek mutluluk değildir.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber