Bu haber kez okundu.

Tecavüzcü Toplumlara Bir Erkekten Tavsiyeler

 

Yaşananların en acılı olanlarından biri, hala süregiden Mumbai’deki hemşire Aruna Shanbaug olayı.

27 Kasım 1973’te çalıştığı hastanede, temizlik görevlisi Sohanlal Bharta Walmiki’nin tecavüzüne uğrayan 25 yaşındaki Aruna, daha sonra madeni zincirlerle boğularak ölüme terkedilmişti.

Ölmekten kurtarılan Aruna, hala ‘sözde yaşam’ını sürdürüyor. 39 yıldır bitkisel hayatta, kimseyi tanıyamıyor, konuşamıyor, en temel hareketleri bile yapamıyor. Saldırgan Sohanlal Bharta Walmiki, hapis cezasını tamamlamış olarak serbestçe dolaşıyor, kendisine yeni bir hayat kurabiliyor.

Aruna Shanbaug, tek bir olay değil. Hindistan’ın birçok yerinde Aruna’nınkine benzeyen olaylar ürkütücü bir sıklıkla yaşanıyor. Bunlardan bir taneside 16 Aralık 2012 tarihinde, hareket hâlindeki bir otobüste, 23 yaşındaki tıp öğrencisi bir kadına toplu tecavüz olayı. Bu olaydan sonra kadın hayatını kaybetti ve bu olay Hindistan’da günden güne biriken öfkenin fitilini ateşledi.

 

Aruna-Shanbaug-olayı

 

Aşağıdaki mektup yurt dışında yaşayan Hintli bir gazeteci tarafından, protestoya katılan genç Hintli erkeklerde derinlemesine bir farkındalık yaratmak için yazılmış. Olayın vahşeti o kadar evrensel boyutlarda ki mektubun sonlarına doğru Türkiye’de yaşayan ve böyle olaylardan rahatsız olan tüm erkeklerin de yapacak çok işi olduğunu gösteriyor.

Cinayete varan bir tecavüzü protesto etmeniz iyi. Ben bu olayı “vahşice bir tecavüzü”olarak nitelendirmeyeceğim; çünkü öyle dersem vahşice olmayan tecavüzleri de varsaymış olurum. Tüm tecavüzler vahşicedir. Genelde Hindistan’da (ve diğer ülkelerdeki) tecavüzler hakkında düşünmezsin fakat şu an bu konuya kafa yorman iyi ve gerçekten tüm kalbinle lanetledin. Evet, tekrar söyleyeyim gerçek bir değişim için protesto iyidir.

Fakat vahşice işlenen bir tecavüzü protesto etmek kolaydır. Şimdi beni iyi dinle, çünkü aslında bu olayın altında değiştirilmesi çok zor kalıplaşmış eylemler var. Mesela artık annen, kız kardeşlerinden önce sana yemek servisi yaptığında onu reddetmeyi öğrenmelisin. Dürüst olmak gerekirse ondan önce davranıp kendi yiyeceğini kendin servis etmelisin. Hatta yemek pişirmeyi, temizliği, bulaşığı eşit olarak paylaşman gerekiyor.Peki ya çamaşır? Belki de bir dadın veya yarı-zamanlı bir hizmetçin var; fakat yine de annen ve kız kardeşlerinin yaptığı bir sürü ev işi var. Dadının işlerini yapmanı isteyecek kadar radikal olmayacağım; ancak annen bulaşıkları dizerken ve çamaşırlarını katlarken TV seyretmene veya maça gitmene pek gerek yok gibi.

İşte bundan kurtulman gerçekten zor olacak; çünkü bu yaptığın bir lütuf değil bir alışkanlık olmalı. Ve inan bana böylesi alışkanlıkları edinmek orta sınıf Hint değerleriyle yetişmiş biri için çok zor.

Peki, neden özellikle Hint değerlerini hedef alıyorum? Çünkü İngiltere’de, İtalya’da, Fransa’da hatta Danimarka’da bile anneler ev işlerinde kendilerine yardım edilmesini bekler. Bunu sen de biliyorsun; çünkü büyürken okuduğun çoğu kitap İngilizceydi. Tamam, farz edelim ki ataerkillik Hindistan’ın en büyük problemi.

rape_10_01

Facebook’ta görmüştüm, sen Delhi sokaklarında protesto için tutkuyla koştururken, ünlü bir Hint yazarın sınıfsal önyargıdan dolayı bir yorumu korkunçtu. Bu karmaşık konuya fazla girmeyeceğim. Dedi ki ‘ülkenin ücra köşelerinde birçok tecavüz vakasını duymazlıktan gelirken, bu olayı çok abarttılar.’ Fakat bu durum tüm gücümüzle protesto edilmemesi gerektiği anlamına gelmez ki. En azından şimdi protesto edilmeye başlanmış olması iyi.

Bu arada sakın bunun orta sınıfla sınırlı bir protesto eylemi olmasına izin verme. Facebook’ta bazılarının yazdıkları doğru değil, o ünlü yazar haksız, kadınların içki sigara içip seksi giyindikleri için özür dilemeleri gerekiyormuş. Hayır, orta-sınıf kadınları Hindistan’daki görgü kuralları tarafından yoğun bir baskıyla denetlenir. Bazıları içki ve sigara içebilir; ama bu bile kozmopolit çevrelerin dışında Hindistan’ın büyük şehirlerde çok nadirdir.

Açıkçası onlar da geleneksel olarak sigara -ve fermente içkiler- içen Hindistan’daki çalışan kadınlar. Sen onları görmezsin. Genelde onlar aborjinal kabilelerde ve belirli kastlara aittir ve birçoğu bu davranışlarından dolayı misyonerler tarafından on yıllar boyunca ‘tedavi’ edildi. Eğer gerçekten dikkatlice bakarsan bazılarının sokaklarda hâlâ bidi (geleneksel sarma sigara) içtiğini görebilirsin.

Gördün mü? Karşı çıktığın tarafla aynı tuzağa düşüyorsun. ‘Koruma’ kisvesi altında kadını kontrol altına alıp hapsetmek isteyenler erkeği (ve dolayısıyla kadını) korkutuyor. Diyorlar ki ‘Hint kadını sigara ve içki içmez.’ Yanlış! Yüzyıllardan beri Hint kadınları sigara ve içki içiyor ve yüz binlercesi de buna devam ediyor. Seksi elbise meselesine gelirsek, ülkemiz için ‘seksi’ komik bir sözcük çünkü milyonlarca kadının giyecek doğru dürüst bir elbisesi bile yok. Hint kadını, Hint erkekleri gibi genelde geleneksel giyinir. Aslında Hint kadınlarının, Hint erkekleri gibi, geleneksel olarak diğer ülkelerin erkek ve kadınlarına göre daha zengin bir giysi yelpazesi var.

Gördüğün gibi, yüzyıllardır ‘çalışan’ bu kadınlar -senin benim gibi kişiler tarafından çeşitli sebeplerle- tecavüze uğruyor. Tecavüze uğruyorlar; çünkü onların ahlaki ve toplumsal olarak kusur sayılan farklı yaşam stilleri kimine göre sömürünün canice bir formu. Tecavüze uğruyorlar; çünkü onların ‘Hayır’ demeye hakları yok.

Evet, kadınlara eşit haklar sağlanması için ayaklanmalısın. Onların ‘hayır’ veya ‘evet’ demeye hakları var. Onların sari veya şort giymeye hakları var. Eğer sen de gece dışarı çıkıyorsan, kız kardeşini gece dışarı çıkarken durdurma. Onları kontrol etmek için korkuyu silah olarak kullanma. Aslında bu da önemli bir çabadır. Sonuçta, tecavüz, erkeklerin istediği şekilde yaşamaları için kadınların kafalarına doğrulttuğu bir silahtır. Çevrendeki kadınların hayatlarını kısıtlamak için bu argümanı kullanma.

Kadınlar için ve aynı zamanda kendin için protestoya katıldığını görmek güzel. Fakat bunu burada bırakma. Çevrene bak. Ailene bak ve neler yapabileceğini, komşularına bak ve orada neler yapabileceğini düşün. Fazla didaktik olduysam özür dilerim, fakat bunları tecrübelerime dayanarak söylüyorum. Bu, beni kendi elbiselerimi ütülemeye, kendi bulaşığımı yıkamaya ve ailem için yemek yapmaya kadar götürdü. Bu durum bugün için bile çaba istiyor. Ben bu alışkanlıklarla doğmadım. Çabalıyorum çünkü biliyorum ki bu davranışım oğlumun ve dolayısıyla kızlarımın eline verebileceğim güzel bir örnek olacak.

Tecavüz, iç adaletsizliğimizin dışa yansıyan canavar yüzüdür. Sakın, neredeyse her evdeki gibi sadece politikacıların suçlandığı o indirgenmiş tuzağa düşme.

Mektubu Yazan: Tabish Kahir

Derleyen: Sibel Çağlar

 

http://vikva.net

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber