Bu haber kez okundu.

Şişmanlığın gizli nedenleri

Kilo vermek istiyorsunuz. Bunun için az yemek yiyorsunuz. Neredeyse tüm ömrünüz diyetle geçiyor. Spor salonundan çıkmıyorsunuz. Ama buna rağmen kilo veremiyorsunuz. Tüm bunlar size çok yakın mı geldi? İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, kilo vermek isteyip de iki adım ileri bir adım geri gelen Pudra.com okuyucularına, bu durumun nedeniyle ilgili bilgiler veriyor. "Neden kilo veremiyorum?" sorusunun yanıtı bu yazıda... 

Atalarımızdan bize miras kalan tutumlu genlerimiz nedeniyle insan, dışarıdan aldığı fazla enerjiyi kıtlıkta kullanılmak üzere depolama eğilimindedir. Son yüzyılda teknolojinin ilerlemesi ile birlikte insan hayatı çok kolaylaştı. Ortalama yaşam süresi uzamasına rağmen eskiden olmayan birçok hastalıkla günümüz tıbbı karşı karşıya kaldı ve bu hastalıklar tanımlanarak tedavi yöntemleri geliştirildi. İşte günümüzde biz doktorların en fazla uğraştığı hastalıkların temel nedeni şişmanlıktır. Şişmanlığın temel nedeni ise alınan ve tüketilen enerji dengesizliği ile birlikte çeşitli metabolik rahatsızlıklardır. 

Fazla kiloları ile uğraşan birçok insanın aklına, zayıflama deyince, açlık çekme, sevdiği yiyeceklerden uzaklaşma ve sevimsiz spor merkezlerinde geçirilmesi gerekli saatler gelir. Her defasında yeni mucize bir diyet programı bulunur ve insanlar kendilerine bir süre belirleyerek, acı çekerek, sosyal ortamlarından uzaklaşarak kilo vermeye uğraşırlar. Bu uğraş sonucu doğal olarak kilo kaybedilebilir. 

Ancak verdiğiniz kiloları fazlasıyla geri alıyorsanız, kendinizi sürekli aç hissediyorsanız, her şeyden vazgeçerim ama tatlıdan asla diyorsanız, ailenizde şeker hastalığı varsa bir an önceşeker metabolizması bozuklukları açısından araştırılmanız gerekiyor demektir. 

Dünyadaki yaklaşık 280 milyon tip 2 şeker hastasının yüzde 80'i şişmandır. Şeker hastalığını şeker metabolizması bozukluklarında son nokta olarak düşünürsek, bir önceki basamak gizli şeker hastalığı dönemi, ondan önceki dönem de şeker düşüklüğü, yani reaktif hipoglisemi dönemidir. 

Yani kan şekerinin yükselmesi ile karakterize olan şeker hastalığının ilk basamaklarında kan şekeri düşüklüğü görülür. İnsülin hormon salgısında anormallik olduğu için normalde kan şekerini 70-110 mg/dl arasında tutan vücut bu ayarlamayı yapamaz ve özellikle şeker yükü yüksek yiyecekler yendikten bir müddet sonra kan şekeri 70'lerin altına iner. Kişi bunu aşırı acıkma olarak algılayıp tekrar yeme ihtiyacı duyar. 

Şeker düşüklüğü olan bu kişilerde tatlılara, çikolatalara aşırı bir eğilim, açlığa dayanamama, sürekli aç hissetme nedeniyle yeme ve hatta geceleri uykudan uyanıp yeme eğilimi görülebilir. İlerleyen dönemlerde ise bu yemenin sonucu olarak şişmanlama ve şeker hastalığının ortaya çıkması kaçınılmaz olur. 

Toplumdaki en büyük şişmanlık nedenlerinden biri olan şeker düşüklüğü tanısı konulmadan, kişi diyet uzmanına başvurup düşük kalorili bir diyetle zayıflamaya başlarsa çok büyük bir hata yapar. Çünkü temel sorun olan açlık açlıkla tedavi olmaz. 

Bu gibi durumlarda erken tanı konulup tedaviye başlandığında hiç acı çekmeden, aç kalmadan kendiliğinden fazla kiloların yok olduğu ve ileride şeker hastalığının gelişmediği görülür. 

Şişmanlığın en önemli ikinci nedeni, tiroit bezlerinin az çalışmasıdır. Tiroit bezleri az çalıştığı zaman metabolizma yavaşlar ve gerçekten su içseniz bile yarar. Bununla birlikte elinizde yüzünüzde şişme hissediyorsanız, kan yağlarınız yüksekse, bir türlü düşmeyen tansiyonunuz varsa, saç dökülmesi, bütün gün halsizlik ve kabızlık yaşıyorsanız, tiroit bezleri çalışması açısından mutlaka doktorunuzla görüşmekte fayda var. 

D vitamini eksikliği son yıllarda önemli şişmanlık nedenlerinden biri olarak görülür. Güneşten aldığımız bir vitamin olan D vitamini aslında bir hormon. Kemik yapısında, damar yapısında, kas çalışmasında, metabolizma çalışmasında önemli bir vitamin. Kilo vermekte güçlük çekiyorsanız, sık hastalanıyorsanız, kaslarınızda ağrılar hissediyorsanız doktorunuzla konuşup D vitamini açısından da gerekli testleri yaptırmak gerekir. 

Kansızlık da önemli kilo nedenlerinden biridir. Özellikle kadınlarda her ay adetle birlikte kan kaybetmek kansızlığı tetikliyor. Kişide kansızlık olduğunda halsizlik, yorgunluk, unutkanlık, saç dökülmesi, tırnak kırılması temel şikayetler olarak görülüyor. Yorgunluk ve halsizlik duygusu ile baş etmek için kişi yemek ihtiyacı duyuyor. Dolayısıyla kilo artışı kaçınılmaz oluyor. 

Adet düzensizliğiniz varsa, göbek deliği çevresi, çene altında ve meme başında kıllanma varsa, yüzünüzde sivilceler çıkıyorsa, göbek çevresinde özellikle kilo artışı varsa, polikistik over hastalığı yönünden araştırma yapmak gerekir. 

Nadir görülen şişmanlık nedenlerinden biri de böbrek üstü bezi çok çalışmasıdır. Böbrek üstü bezleri çok çalıştığı zaman vücutta kortizol hormonu artar. Kortizol hormonu yüksekliği tansiyonu yükseltir, vücutta su tutar, göbek çevresinde şişmanlık yapar. Yüzde yuvarlaklık, aydede yüzü, ensede de yağ depolaması yapar. Direkt üst beden şişmanlığı ile birliktedir. 

Eğer kilo probleminiz varsa, sadece "çok yediğim az hareket ettiğim için kilo alıyorum" diye düşünmeyin. Birçok metabolik ve hormonal dengesizlik kiloyu besler. 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber