Bu haber kez okundu.

Ortalama Bir Öğrenci Olan Kişilerin Hayatı Yaşamada Daha Başarılı Olmasının 13 Sebebi

Türkiye’de eğitim sisteminin birçok yönden sıkıntılı olduğu hepimizin malumu. Ancak bütün aksaklıklarına karşın eğitim vazgeçilmez bir olgu. Bundan senelerce evvel sorgulamayan, itaat eden, boyun eğen bireyler yetiştirme gayretindeki eğitim bugün artık iyice kabuk değiştirdi ve insanı hayata hazırlayan bir sistem halini aldı. 


Her ne kadar Türkiye’de hala oturmuş, saat gibi işleyen, bireyleri hayata kazandırma, onları hayalleri peşinden gitmeye teşvik etme amacı güden, düşünmeye sevk eden bir eğitim sisteminden bahsetmek olası değilse de. Bütün bunlara karşın okul hayatında ortalama bir öğrenci profili çizen, takdir, teşekkür belgesini sadece arkadaşlarında gören, yaz okulunun keyfini çıkaran, bütünlemeler ile boğuşan öğrencilerin hayatı bütün çerçevesiyle daha dolu dolu yaşayan kimseler olduklarını söylemek yanlış olmaz. 


Ama sakın bu içeriği okuduktan sonra, “ya salla vizeleri be, bütünlemede veririz” havasına girmeyin. Aileniz ile bizi karşı karşıya getirmeyin rica ederiz.

1. Bu arkadaşlar milli eğitimin “gerçek hayatta ne işe yarayacağını” sorgulayan kişilerdir.


Eğitimin önemini bilirler, ancak bunun veriliş biçimini sorgularlar.

2. Bunlar, itaatkar, körü körüne takip eden, ne söylenirse olduğu gibi kabul eden insanlar değildir.


 

İtaatkar, boyun eğen, her istenileni yapan kişler değillerdir. Sorgulamasını, soru sormasını bilirler. Verilen her şeyi almayı reddederler, kendi süzgeçleri vardır, o süzgece takılan her şeyi cesurca sorgularlar.

3. Öğretmenlerini, idarecilerini ve hatta ailelerini mutlu etmek, onları etkilemek gibi bir gayeleri asla yoktur, hatta bunu umursamazlar.


4. Mükemmelliyetçi değillerdir.


Bu olumsuz bir özellik gibi görüne bilir ancak kendilerine aşılması imkansız engeller koymazlar, önlerine mükemmellik duvarları örmezler.

5. Kendi kendine öğrenme taraftarıdırlar.


Bu öğrencilerin öğrenmeyi, okumayı, araştırmayı sevmediğini düşünmeyin, severler. Ancak eğitimin zorla, dikte edilerek yapılmasından hazzetmezler. Kendi istedikleri gibi, kendi ilgi alanlarını odak olarak alan bir eğitimin taraftarıdırlar. Formül ezberleyerek değil, araştırarak, kavrayarak, oturup okuyarak öğrenmeyi benimserler.

6. Hayatlarına dair endişe edecekleri, üzerine düşünecekleri okuldan daha büyük olgular vardır.


Eğer hayattaki en büyük kaygınız transcript’te parlayacak notlarsa, getireceğiniz takdir belgesi ise geleceğinize yönelik planlar yapmak, adımlar atmak için çok fazla vaktiniz kalmaz. Ancak ortalama öğrencilerin üzerine kafa yoracakları, nottan çok daha önemli bir gelecekleri vardır.

7. Bu öğrencilerin başarı tanımları kendilerine özgüdür.


Toplumun, eğitim sisteminin, büyüklerinin (!) ona dayattığı, ondan beklediği başarı tanımının dışında yer alırlar. Onlar için başarı asla matematikten 90 almak, kimyadan 95 almak değildir. Onlar kendilerini iyi tanırlar ve başarıyı ya da başarısızlığı kendi kriterlerine göre zaten değerlendirirler.

8. Bu öğrenciler eksikliklerini ve onları kapatmak için arkadaşlarından nasıl yararlanacaklarını iyi bilirler.


Okul yaşamında A-B, 90-100, vs. aralığında olmak için gayret sarf eden öğrenciler bencil olurlar. Not istediğinizde “vallahi bende de yok” diyen arkadaşlarınızı hatırlayın, hani “hiç çalışmadım” deyip de sınavdan 95 alan arkadaşlarınızı. İşte ortalama öğrenciler asla bunlardan biri değildir. Paylaşmayı, not dağıtmayı, eksik yönlerini tamamlamak için arkadaşlarıyla bir araya gelmeyi bilen öğrencilerdir bunlar. eksikliklerinin, onları nasıl tamamlaması gerektiğinin farkındadırlar. Bu yönleriyle ekip çalışması, takım ruhu, birlikte çalışma, beraber üretme gibi kavramlarla gerçek hayattan çok daha önce karşılaşırlar.

9. Enerjilerini boşa harcamazlar.


Ortalama öğrencilerin asıl amacı öğrenmektir. Bunun dışında bir gayeleri olmadığı için gereksiz yere efor harcamaktan kaçınırlar. Arkadaşlarına, sosyal yaşamlarına ayıracak vakitleri kalır. Tabiri caiz ise okul hayatında bir ottan daha farklı bir yaşam sürerler.

10. Bu öğrenciler hayal kurmasını bilirler.


Bu kişilerin hayal kurmak, onların peşinden gitmek, onları yaşamak için yeterli zamanları vardır. Tüm yaşamları ders kitapları arasında, formül ezberleyerek, saatlerce termodinamik çalışarak, sınıfta en ön sıradan yer kapmaya çalışarak geçmez. Geleceğe dair hayaller kurarlar, ne istediklerini kafalarında oturturlar ve o hedefe yönelik akıllı adımlar atarlar.

11. Öğrenci olmaları tüm zamanlarını öğrenci olarak geçirecekleri anlamına gelmez.


Sosyalleşmenin, yeni yerler görmenin, yeni insanlar tanımanın önemini de bilirler. Notlar arasında kaybolmanın, günlerce odadan çıkmadan ders çalışmanın, vs. anlamsızlığını iyi bilirler.

12. Sürekli gereksiz bir kaygı, endişe hali içinde olmazlar.


Vizeler yaklaştı, ortalamamı yükseltmem lazım, çift ana dal yapmak istiyorum, okul bitince yüksek yapmalıyım, vb. kaygıları yoktur. Daha doğrusu bunları kaygı haline getirmezler. Onların asıl amacı öğrenmek, bilmek ve hayatlarını istedikleri gibi yaşayabilmektir.

13. Dengeli bir yaşamları vardır.


Tüm enerjilerini okul için harcamadıklarından dolayı, arkadaşlarına, ailelerine, sevdiklerine, sevgililerine, sinemaya, tiyatroya, kitap okumaya, vs. ayıracak zamanları vardır.

Bonus - Okul bittikten sonra sudan çıkmış balığa dönmezler.


 

Hayatlarını hep aynı şekilde yaşadıkları için, okul bittikten sonra, işe başladıklarında bocalamazlar. Tamamen farklı, değişik bir yaşamın içinde bulmazlar kendilerini. Değişen tek şey artık okul yerine işe gidiyor olmalarıdır. Hayatları bir çizgi üzerinde evre evre devam eder, arasında kesilme, bölünme, kopma yoktur.

 

Kaynak: onedio.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber