Bu haber kez okundu.

Kim sevdiğine ‘lahanam’ der?

Sevdiğiniz size, “Lahanam”, “Karnıbaharım”, “Bitim-pirem” gibi sözcüklerle aşk ilan etseydi ne düşünürdünüz? Bazı dillerde olan işte tam da bu. Tuhaf gelen aşk sözlerinden bir rehber.

ABD Başkanı Barack Obama’nın eşi Michelle Twitter’de en çok paylaşılan resminin altına, tam çevirisiyle “Balım bana sarılırken” diye yazmış.

İngiltere Başbakanı David Cameron’un eşi Samantha, “Seni seviyorum bebeğim” derken mikrofonlara yakalandı.

Eşi Carla Bruni, eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’ye “Chouchou” diyordu.

Aşkın dili bir olsa da, insanlarınki bir değil.

‘Bebeğim’, ‘meleğim’, ‘tatlım’ gibi aşk sözcükleri birçok dile aynen çevirilebilse de, bazı durumlarda bu geçerli olmuyor.

Bir Fransıza, ‘balım’ (miel) derseniz, kendisini bir kavanoz yapışkan bala benzettiğinizi düşünüp alınabilir örneğin.

Peki ya birisi kulağınıza “Karnıbaharım”, “Bitim-pirem”, “Küçük filim” diye fısıldasa tepkiniz ne olurdu?

İşte size farklı dillerde bir aşk rehberi:

1. Küçük lahana – Petit chou (Fransızca)

‘Chou’, yani lahana, Fransızca ‘tatlım’ anlamında kullanılıyor. Küçük ve yuvarlak olması farklı çağrışımlar yüklemiş. Profiterol gibi tatlıların yapımında kullanılan hamurun adı da ‘chou’ hamuru. ‘Chou’ aynı zamanlarda çocukların ya da bebeklerin kafasına benzetiliyor. Fransız çocuklarına hep, erkek çocukların lahana, kız çocukların ise güllerin içinde dünyaya geldiği söyleniyor. Kelimeyi iki kez tekrar ederek, Carla Bruni gibi ‘chouchou’ demek de mümkün. Genelde başka dillere ‘sevgilim’ diye çevriliyor.

2. Kabakçık – Chuchuzinho (Portekizce)

‘Chuchu’ aslında bir tür kabak. Hani şu oyulup, lamba yapılan kabaklara benziyor. Ancak bu kelime, Fransızca’daki lahana sözcüğünü andırıyor.

Başka sebzeden bahsetse de, Fransızca’daki lahana sözcüğü, oradaki kullanımıyla Portekizce’ye ‘sevgili’ anlamında girmiş olmasın? Kim bilir? Türkçe’deki -cık / -cik gibi küçültme eki olan ‘zinho’ ise beğeni ifade ediyor.

3. Gözlü yumurta – Tamago kato no kao (Japonca)

Japonya’da sevgilileri kadınlara sık sık böyle hitap ediyor. Bu aslında büyük bir iltifat. Zira; oval, yumurta biçiminde çehreler, Japon kültüründe çok makbul. Japon resimlerinde bunu açıkça görmek mümkün.

4. Şeker küpü – Terron de azucar (İspanyolca)

“Arım Balım Peteğim” şarkısında olduğu gibi, tatlı gıdalar birçok dilde romantik aşıklara ilham kaynağı oluyor. ‘Şeker küpü’ de İspanyolların sevdiği aşk sözcüklerinden. Ancak bu sözcüğü kullanırken yine de dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü ‘çocuk dili gibi’ diye nitelenen ifadeler arasında.

5. Gönlümün meyvesi – Buah hatiku (Endonezya dili)

Aşk şarkıları ve şiirlerde geçse de, daha çok çocuklara sevgi göstermekte kullanılan bir deyim bu. Reklamcılar, özelikle ailelere ürün pazarlarken bu ifadeyi sıkça kullanıyor. Örneğin, “Gönlünüzün meyvesine gönlünüzden kopan hediye, işte bu ürün olmalı” benzeri sloganları reklamlarda duymak mümkün. Çocuk bakımı ile ilgili kitaplarda, çocuklar için açılan hastanelerin adlarında da bu ifadeye rastlanıyor.

6. Pirem – Ma puce (Fransızca)

‘Pirem’ ya da ‘bitim’, yine ‘tatlım’ anlamına gelebiliyor. Bir teoriye göre bunun nedeni, geçmiş zamanlarda insanların birbirlerinin bitini-piresini ayıklarken yakınlaşmış ve ‘samimi’ durumlara girmiş olmaları.

7. Ceylan – Gazal (Arapça)

Yabancı dillerdeki aşk sözcükleri arasında Türkçe’de hiç yadırganmayacak olanı ise Arapça ‘ceylan’ anlamına gelen ‘gazal.’ Gözlerinden ok gibi bakışlar fırlatan güzel kadınlar, klasik Arap şiirinde ‘ceylan’ olarak tanımlanıyor.

“O ceylanın bir bakışına vuruldum” gibi bir ifade, ‘ceylan gözlü’, ‘ahu gözlü’ gibi tanımlamalara alışık olanlara yabancı değil.

8. Küçük fil – Chang noi (Tayland dili)

Filler, Taylandlıların en sevdiği hayvanlardan biri. Özellikle beyaz fillerin uğur getirdiğine inanılıyor. Hindistan’ın bölge üzerindeki etkisi dikkate alınırsa, fil sembolünün Hinduların tanrısı Ganeş’ten gelmiş olması ihtimali var. Filler o kadar seviliyor ki, bir zamanlar ülkenin bayrağında bile yer almışlar.

9. Battı balık, düştü kaz – Chen yu luo yan (Çince)

Çin, bu deyimi ülke tarihindeki en güzel kadın olan Hi Şi’ye borçlu. Hi Şi o kadar güzelmiş ki, bir havuza baktığında gözleri kamaşan balıklar yüzmeyi unutup dibe batar, gökte uçan kazlar kanat çırpamaz, yere düşermiş.

Bunun için genç Çinli adamlar ilan-ı aşk ederken, sevgililerini Hi Şi kadar güzel bulduklarını ifade etmek istiyorlarsa, söyleyebilecekleri tek deyim var: Battı balık, düştü kaz!

10. Kumrucuk – Golubçik / golubuşka (Rusça)

Puşkin, en ünlü şiirlerinden birinde yaşlı dadısından ‘kumrucuk’ diye söz etmişti. ‘Kumru’nun bir sevgi sözcüğü olarak kullanımı Tevrat’a kadar uzanıyor. Tevrat’ın Slav dillerine çevirisi Rus dilini çok derin etkilediği için, bu sözcüğün oradan gelmiş olma ihtimali var.

Aşk sözcüklerinin çoğunun ilham kaynağı, tatlı yiyecekler veya hayvanlar dünyası.

Çevirince tuhaf gelmesi, kendi dillerinde ne kadar güzel algılanabileceklerini etkilemiyor.

Tıpkı Bedri Rahmi Eyüboğlu‘nün içinde “Karadutum, çatal karam, çingenem… Nar tanem, nur tanem, daha nem olacaktın bir tanem… Gülen ayvam, ağlayan narımsın” ifadeleri geçen şiiri gibi.

 

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber