Bu haber kez okundu.

Gerçekten Aşık Olduğunuzdan Emin Olmak İçin Kendinize Sormanız Gereken 12 Mühim Soru

Öyle insanlar çıkyor ki karşımıza, kendimize hiç "ben gerçekten ona aşık mıyım?" diye sormuyoruz. Bir tür büyüye kapılıyoruz ve düşünmeden yaşıyoruz o birlikteliği. Fakat ne yazık ki, çoğu durumda bu tür birliktelikle kısa soluklu oluyor ve hüsranla sonuçlanıyor. Bu nedenle, hayatımızın "ben aşığım!" dediğimiz noktasında, kendimize ve aşık olduğumuzu düşündüğümüz insana dair, bazı sorular yöneltmemiz gerekiyor kendimize. Eğer bu soruları dürüstçe cevaplarsak ve cevapları değerlendirirsek, işte o zaman gerçekten aşık olup olmadığımızı anlayabiliriz:

1. Onu gördüğünüzde kalp atışlarınız hızlanıyor mu? Midenize bir ağırlık çöküyor mu?


Bütün gününüzü onu görmek için büyük bir heyecan içinde geçirdikten sonra, onu gördüğünüz anda nefesiniz kesilecek gibi oluyor ve bacaklarınız karıncalanıyor mu? Eğer cevabınız evet ise, o zaman tebrikler, dört dörtlük bir aşıksınız ve aşk duygusu tüm bedeninizi ele geçirmiş. Eğer birine aşık olup olmadığınızı anlamak istiyorsanız, her şeyin ötesinde, onunla geçirdiğiniz anlarda neler hissediğinizi düşünmek size çok yardımcı olacaktır. Çünkü en gerçeği, en doğrusu öyle anlarda ortaya çıkar. Ya aşıksınızdır, ya da değilsinizdir. Bunu en iyi gözlemleyecek kişi de yine siz oluyorsunuz.

2. Onunla konuşurken doğru sözcükleri bulamamaktan endişeleniyor musunuz?


Yoksa her zaman olduğu gibi, kendinizden oldukça emin bir şekilde konuşuyor ve kendinizi ifade etmekte zorluk çekmiyor musunuz? Hayatında en az bir kere aşık olmuş insanlar bilir ki, eğer birine aşık olursanız, aşık olduğunuz kişi karşısında cümle kurmakta bile zorlanırsınız. Kurduğunuz cümleler de anlaşılması oldukça güç cümleler olur çünkü ne demek istediğinizi tam anlatamazsanız. Aşık olmak fizyolojik olarak sizi etkiler ve beyninize giden kan akışında bazı değişimlere sebep olur. Böyle bir durumda aşık olduğunuzu anlamış olursunuz. Aksi halde, kendinizi kandırmanın bir alemi yok.

3. Onunla uzun yıllar geçirdiğinizi hayal edebiliyor musunuz?


 

Onunla birlikte olduğunuzu, birbirinize destek olarak yıllar geçirdiğinizi, evlendiğinizi ve çocuk yaptığınızı, emekli olduğunuzu, iki yaşlı insan olarak bahçenizde oturup çay içtiğinizi filan? Bunları hayal edebiliyor musunuz aşık olduğunuzu düşündüğünüz kişiyle? Yoksa hissediğiniz duygular yalnızca geçici bir hevesten mi kaynaklanıyor? Birkaç ay sonra da aynı şekilde hissedecek misiniz? İşte bu soruları kendinize sorarak, o kişiye gerçekten aşık olup olmadığınızı anlayabilirsiniz.

4. Fiziksel olarak onu arzuluyor musunuz?


 

Bedeninizi ona teslim etmenin ve birlikte zevkin doruklarına varmanın hayalini kuruyor musunuz? Fiziksel olarak ona dokunmak ve onu hissetmek fikri, içinizden bir şeyleri alıp götürüyor mu? Yoksa bu insanı yalnızca diğer insanları arzuladığınız gibi, sıradan ve yüzeysel bir şekilde mi arzu ediyorsunuz? Bu soruya net bir şekilde cevap verip, kendi duygularınızı kendiniz tartmalısınız. Aşık olduğunuzu düşündüğünüz insana karşı hissettiğiniz fiziksel arzular, diğer insanlara karşı hissettiğiniz arzulardan farklı mı? Unutmayın; fiziksel arzu, aşkın en güçlü dinamiklerinden biridir.

5. Başka erkekler/kadınlar size hala çekici geliyor mu?


Örneğin sokaktan çekici biri gördüğünüzde, kendinizi ona doğru çekilmiş gibi hissediyor ve arkasından bakıyor musunuz? Eğer öyleyse, maalesef aşık olduğunuzu düşündüğünüz kişiye aşık değilseniz. Eğer gerçekten aşık olsaydınız, tüm varlığınız onun görüntüsüyle ve anılarıyla büyülenirdi ve gözünüz başka hiç kimseyi görmezdi. Birine aşık olduğunuzu düşündüğünüz halde hala başkaları ilginizi çekiyorsa, boşuna kendinizi kandırmayın ve anlamsız bir aşk oyununa girmeyin. Böyle bir durumda, belki de sizin için en sağlıklı duygularınızı yeniden gözden geçirmek olacaktır.

6. Karakterinin sizin karakterinizle uyuştuğundan emin misiniz?


Karşınızdaki insanı ne kadar tanıyorsunuz? Onun gerçek karakterinin, sizin karakterinizle uyuştuğundan emin misiniz? Yani sizi bir odaya koysalar, kediyle köpek gibi birbirinizi yer misiniz? Yoksa ömür boyu o odanın içinde birlikte vakit geçirebilir misiniz? Bu soruya cevap verirken, mutlaka gündelik duygusallıktan arınmış bir halde olmalısınız. Ancak o zaman karşınızdaki insanın gerçek karakterini değerlendirebilirsiniz ki bunu yaparak, potansiyel ilişkinizin geleceği için çok önemli bir adım atacaksınız.

7. Onur bir baba/anne olarak hayal edebiliyor musunuz?


 

Yaşınız kaç olursa olsun, 'evlilik' fikrine ne kadar yakın veya uzak olursanız olun; aşık olduğunuz kişiyi bir anne/baba olarak hayal edebiliyor olmanız gerekir çünkü o insana karşı hissettiğiniz yüce duygular, sizi onunla bir ömür geçirme fikrine dolaylı da olsa yönlendirecektir. Böyle bilinçaltı devinimleriyle uğraşmak yerine, kendinize doğrudan sorabilirsiniz bu soruyu. Onu gerçekten bir yetişkin olarak, bir hayat arkadaşı ve ebeveyn gibi hayal edebiliyorsanız, aşkınızın bu notkasında hiçbir sorun yok demektir.

8. Onu eski sevgililerinizle kıyaslıyor musunuz?


 

Örneğin onun daha güzel/yakışıklı olduğunu düşünerek kendi kendinize gülümsüyor musunuz? Anlayışsız bir eski sevgiliyi hatırlayıp, şimdi sahip olduğunuz insanın ne kadar anlayışlı olduğunu görerek mutlu oluyor musunuz? Eğer cevaplarınız evet ise, o halde siz aşık filan değilsiniz. Bunun yerine, yalnızca geçmişle gelen sıkıntıları kapatacak ve sizi geçici bir süre mutlu edecek birini bulmuşsunuz demektir. Eğer gerçekten aşık olsaydınız, o kişiyi bırakın eski sevgilileri, yeryüzündeki hiç kimseyle kıyaslayacak ruh haline sahip olamazdınız çünkü onun varlığı sizi zaten çoktan ele geçirmiş olurdu.

9. Ona sahip olmazsanız, nasıl bir hayatınız olacağını düşünüyorsunuz?


Bu srouyu kendinize mutlaka sormalısınız çünkü onunla gerçekten onu istediğiniz için mi, yoksa daha iyi bir seçeneğiniz olmadığı için mi birlikte olduğunuzu anlamak zorundasınız. Eğer ona sahip olmazsanız, nasıl bir hayatınız olacaktı? Eğer cevabınız 'çok kötü bir hayatım olurdu' ise, kendi kendinize biraz düşünün ve aşık olduğunuzu düşündüğünüz kişiyle, bir zorunluluk hissinden dolayı birlikte olmadığınızdan emin olun. Aksi halde, uydurduğunuz aşk masalı ile kendinizi kandırıyor olabilirsiniz.

10. Hayatınızda ondan daha önemli olan şeyler var mı?


Mesela bir başka insan gibi? Veya mesleğiniz, ulaşmaya çalıştığınız bir ideal? Elbette her insanın hayatta hayalleri vardır ve birine aşık olması, bu hayallerinden vazgeçmesi gerektiği anlamına gelmez. Fakat insan gerçekten aşık olduğu zaman öyle bir hisseder ki, ne kendi hayatı ne de hayatına dair daha önceden kurduğu hayaller önemsiz gelir. Size de öyle geliyor mu? Yoksa karşınızdaki kişiyi bir yol arkadaşı gibi, yalnızca sevişebildiğiniz sıkı bir arkadaş gibi mi görüyorsunuz? Bu soruyu cevaplayarak, aşık olup olmadığınız sorunsalına ışık tutabilirsiniz.

11. Mutlu olmak için onun varlığından daha fazlasına ihtiyaç duyuyor musunuz?


Örneğin onunla bir tatile çıkmak veya onunla spesifik bir şeyler yapma ihtiyacı duyuyor musunuz? Yoksa yalnızca onunla olduğunuz dakikalar tamamen mutlu bir hayat yaşamıza yetiyor mu? Eğer ikinci soruya verdiğiniz cevap 'evet' ise, o zaman siz gerçekten aşk denizinde yüzüyor olabilirsiniz. Fakat onunla olmak yetmiyorsa ve ekstra bir şeyler yapma ihtiyacı duyuyorsanız, karşınızdaki insana aşık olmak yerine, onu bir tür aktivite arkadaşı olarak görüyor olmanız da mümkün. Bu sorunsalı aydınlatmak için, günlük hayatınıza, onunla geçirdiğiniz kısa anlara bakmalısınız.

12. Onun için feda edebileceklerinizin sınırı nedir?


Onun için neleri göze alabiliyorsunuz tam olarak? Birkaç günlük can sıkıntısını? Bir hayatı? Kendi hayatınızı? Ya da daha farklı bir şekilde sormak gerekirse; o insan için, gerekli olduğunda neleriniz ortaya koyabileceksiniz? Bu soruyu kendinize sorun ve dürüst bir şekilde cevaplayın. Ulaştığınız cevaplar, karşınızdaki kişiye gerçekten aşık olup olmadığınız konusunda size güçlü bir hissiyat verecektir.

 

Kaynak: onedio.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber