Bu haber kez okundu.

Eski fotoğraflarda neden kimse gülmez?

Tıpkı bu düğün fotoğrafındaki gibi, herkes umutsuzca başka yönlere bakar… Sanki az önce, hayatlarındaki en kötü haberi almış gibi çaresizdirler. Peki neden? Sebebinden hiçbir zaman emin olamayız ama bazı tahminler var…


ESKİ MAKİNALAR, GÜLÜMSEMEYİ YAKALAMAKTA BAŞARISIZDI


Eski fotoğraf makineleri gülümsemeleri net yakalayacak teknolojiye sahip değildi. Poz verenler uzun süre aynı pozisyonda kalmakta zorlandıkları için fotoğraf karesi bulanık çıkardı. Tahmin edersiniz ki aynı gülümseme pozisyonunda uzun süre durmak, hiç kıpırmadan durmaktan daha zordur… Teknoloji ilerledikçe makinelerin pozlama süresi kısaldı. Özellikle 1990’lı yıllardan itibaren gülümsemeleri yakalamak belirgin ölçüde kolaylaşı. Elbette bugünün standartlarına göre hala başarısızlardı ama gülümsemeyi yakalamayacak kadar da değil.


FOTOĞRAF SANATI, RESİM SANATININ BİR PARÇASI OLARAK GÖRÜLÜYORDU


Modern dünyada fotoğraf, yaşadığımız anın ölümsüzleştirilmesi anlamına geliyor ama eskiden bu anlayış farklıydı. Kendi portrelerini ressamlara çizdirirken somurtarak poz vermeye alışan eski insanlar, fotoğrafı da resmin bir parçası olarak gördüğü için gülümsememeyi tercih ediyordu. Fotoğraf kişi için donuk bir sunumdu, zamanın bir parçası değil. Modeller bile böyle düşünüyordu. 1897 yılında Photographic Journal of America dergisine röportaj veren model Elmer Ellsworth Masterman, “Fotoğraf için poz vermekle resim için poz vermek arasında ne fark var anlamıyorum” demişti.


ESKİ FOTOĞRAFLAR ÖLÜMSÜZLÜĞÜN BİR PARÇASI OLARAK KABUL EDİLİYORDU


Bugün bir fotoğraf çektiğimizde öncelikle iyi çıkıp çıkmadığımıza ya da çektiğimiz karenin bir değerinin olup olmadığına bakıyoruz. Ancak fotoğraf sanatının gelişmeye başladığı ilk dönemlerde insanlar Facebook sayfalarını değil; ‘anı ölümsüzleştirmeyi’ düşünüyorlardı elbette… Ölülerin fotoğrafını çekme geleneği de bu düşünceden doğdu. Kişileri hala yaşıyor gibi kameranın karşısına koyup fotoğraflarını çekerek bir anlamda suretlerini ‘ölümsüzleştirdiler’. Portre ressamlığı bu konuda, fotoğraftan ayrılıyordu. ‘Resmini yaptırmak’, gelecek jenerasyonlara kendilerini tanıtmak için tercih edilen bir yöntemken; ‘ölü fotoğrafı çekmek’ kişiyi unutmamak için tercih edilirdi.


ESKİ KÜLTÜRLERDE GÜLMEK, APTALLIK SAYILIRDI


“Eski fotoğraflarda neden kimse gülümsemez?” sorusunun muhtemel dördüncü cevabı, kanıtlanması en zor olan teori… Yine de 1900’lü yılların başında güleçliğin aptallıkla eşdeğer görülüyor olması, olası bir ihtimal. Eski fotoğrafları inceleyen ve bu konuda bir makale hazırlayan Nicholas Jeeves, o yıllarda sadece ‘soytarıların’ gülümsediği fikrini savunuyor. Ancak bunun da karşıt tezi var. Örneğin Flickr’da ‘Gülümseyen Viktoryanlar’ grubuna bakın. Bu grupta tam 2 bin 100 adet fotoğraf bulunuyor. Bazılarında da hakikaten gülümseyen Viktorya dönemi insanları yer alıyor.


O ZAMAN BU ADAM NEDEN GÜLÜMSÜYOR?


Tüm bu tezler yukarıda gördüğünüz fotoğraf için hiçbir şey ifade etmiyor… 1904 yılında çekilen bu kare, Amerikan Ulusal Tarih Müzesi arşivinin kıymetli parçalarından biri. Fotoğraf hakkında bilinen hiçbir şey yok. Adam kimdi, neciydi, ne yapıyordu; bilinmiyor… Ancak o zamanlarda yapılabilecek en cesur pozu verip mükemmel bir gülümseme bahşediyor. O kadar ki insanın aklına “Bir insan pirinç yediği için bu kadar mutlu olabilir mi?” sorusu geliyor.


HÜRRİYET

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber