Bu haber kez okundu.

En Küçük Çocuğun En Yaratıcı Birey Olmasının 10 Mutlak Sebebi

Ezbere konuşmuyoruz, çok çocuklu çekirdek bir ailede en sorunlu bireyler ortanca çocuklar ve büyük çocuklar olurken, daha yaratıcı bir kariyer hedefine yürüyen, daha rahat bireyler genelde ailenin en küçük çocuğu oluyor. Bu bir tesadüf mü? Hiç sanmıyoruz, bilim tesadüflere yer bırakmayacak şekilde bu konuda da çalışmalarını yapmış ve verileri gözümüze gözümüze sokmuştur. Boş beleş araştırmalarla binlerce yuro maaşı cebine indiren bilim insanlarına teşekkür ediyor ve bu olgunun sebeplerini dilimiz döndüğünce açıklamaya çalışıyoruz.

1. Ailenin en “sorumsuz” bireyleri en küçük bireyleridir.


Yapılan bir araştırmada kendimi sorumlu hissediyorum diyen en küçük çocuk yüzdesi %31 iken, bunu diyen büyük çocukların yüzdesi %54 çıkmıştır. Haliyle aile içinde en az sorumluluk yüklenen bireyler kendini daha özgür hissediyor ve daha yaratıcı alanlara yönelme fırsatı buluyor. Büyük çocuk fatura yatırmaya giderken, küçük kardeş oturup lego oynayabiliyor misal.

2. Hayallerinin peşinden gitmesi, yaratıcılığını ve yeteneklerini ortaya dökmesi için teşvik edilen bireyler oluyorlar.


Yapılan araştırmalar çok net ortaya koyuyor ki, ailenin en küçük bireylerinin %17’si ailelerinin gözde çocuğu olurken, büyük çocukların sadece %10’u bu unvanı alabiliyor. Bizde de “son beşik” olarak şımartılmaya meyilli bu kişiler, isteklerini gerçekleştirme konusunda daha geniş bir kabul görüyorlar ve daha geniş bir alan buluyorlar. Hayallerinin peşinden git denilen bireylerin çoğu ailenin en küçük çocukları.

3. Kurallara “uymama” konusunda daha başarılılar.


Bunu bir asilik olarak görmeyin, sadece daha sorumsuz ve daha rahat olan bireyler ailelerinin koydukları kuralları esnetmede de daha başarılı oluyorlar. En küçük çocuklar arasında böyle düşünenlerin oranı %47, bu rakam büyük çocuklarda çok daha düşük. Gerek ailenin büyük kardeşlerden edindiği tecrübeler, gerek büyük kardeşlerin verdiği destek ve gerekse de ufaklığın acarlığı sayesinde küçük çocukları kısıtlayan daha az kural oluyor. Sonra saldım çayıra mevlam kayıra.

4. Büyük kardeşe ve kardeşlere sahip olanın getirdiği güvenlik ve rahat duygusunun varlığı.


Karşılaşacağın her sorunda, o sorunu senden önce yaşamış birinin olduğunu bilmenin rahatlığına paha biçilemez. Nasrettin Hoca’nın “bana doktor değil, damdan düşen birini getirin” vecizesi misali, küçük çocukların önünde her zaman damdan düşmüş biri vardır. Onların tecrübelerinden, aklından istifade etmenin yanı sıra, onların koruyucu gölgesini de üzerinde hisseden ufaklıklar yaratıcılığın dibini sıyırıyorlar.

5. “Benim adım Tatar Ramazan, ben bu oyunu bozarım!”


Evet, küçük çocuklar bir mücadelenin içine doğuyorlar. Çünkü doğdukları dünya büyük kardeşlerin şekillendirdiği, kurallarını onun koyduğu, senden önce biz vardık koçum dediği bir dünya. İnsan doğasında var olan mücadeleci, savaşçı, aykırı, asi ruh büyük kardeşin şekillendirdiği dünyayı yıkmakla işe başlıyor. Peki kolay mı bu? Değil, değil ki küçük çocuğun yaratıcılığını geliştirmeye doyamıyor bu süreç.

6. Abinin / ablanın eskilerini giymek aslında küçük çocuk için yaratıcılığın kapısı.


Küçük çocukla ilgili anlatılan en dramatik şeylerden biridir, hiç yeni şeyi olmaması, hep kendinden büyüklerin eskileriyle idare etmesi. Aslında hiç de öyle değil, bu eskileri harmanlayıp, günün trendine uygun şeyler çıkarmanın yaratıcılığı nasıl beslediğini burada sayfalarca anlatabilirim ama gerek yok. Bir dezavantaj gibi görününen bu durum küçük çocuğu ileride moda dehası yapacak belki haberiniz yok.

7. Teknoloji ile haşır neşir olanlar bilir ki birçok oyun, uygulama, program ailesinin en küçükleri tarafından düşünülmüştür.


Çünkü büyük çocuk “ya ders çalışacağım” diye bilgisayar aldırmak için ağlarken, küçük çocuk bilgisayar, tablet, akıllı telefon ile dolu eve doğmuştur. Üstelik bunu çözmek için çok zaman harcamasına da gerek yoktur çünkü büyük kardeşi ona çok güzel anlatacaktır. Teknolojiye olan bu yakınlık, bu kullanım kolaylığı, bu basitlik onu teknoloji konusunda yaratıcı olmaya itecektir kaçarı yok.

8. Beni komik bulmuyorsan bu senin problemin.


Bakın BBC’nin 9 yıl önce yaptığı bir araştırmada, BBC diyorum dikkat, en küçük çocukların %50’sinin diğer insanları etkilemenin, onları güldürmenin çok kolay olduğunu düşündükleri ortaya çıkmıştır. Bu şaşırtıcı mı? Değil çünkü bu küçük çocukların doğasında var, doğdukları ailenin içinde organik olarak geliştirdikleri bir yetenek. Bunu ben demiyorum, bilim diyor. Yani kendilerini kabul ettirme, insanları etkileme konusunda yaratıcılıklarını kullanmak onların hamurunda var.

9. Yaratıcı olmayan küçük çocuk, yaratıcı olmayı istemiyordur.


Eğitmen Jonathan Halls diyor ki, yaratıcılık hepimizin içinde var, tek sorun bunun zamanla geliştirilip geliştirilemediği. Yani aslında küçük çocuk içinde bulunduğu rahat, sorumsuz, öğretici, güvenli alanın nimetlerinden istifade ediyor. Ailesinin acemiliğini atmış olmasından, daha anlayışlı bir hale gelmesinden, büyük kardeşlerinin bilgi ve becerilerinden besleniyor. Bütün bunlar küçük çocukların yaratıcı olması için harika bir ortam oluşturuyor. Hala yaratıcı olamadıysan diyor Jonathan Halls bu biraz da senin hatan kardeşim diyor, Jonathan Halls diyor.

10. “Boş zaman” küçük çocuktan sorulur.


Bu konuda kimse bir şey dememiş ama benim birkaç çift lafım var. Ailenin tüm angarya işleri büyük kardeşlerin üzerindedir, zaten büyük kardeşler pek evde durmayı da istemezler, bir de anne baba çalışıyorsa küçük çocuklar 7/24 boş vakit bulur. Bir takım ergenlik işlerini saymazsak geri kalan mebzul miktardaki zaman onlara yaratıcılıklarını kusmak için yeter de artar bile. Ne demiş ünlü bir eğitim bilimci: Yaratıcı olmaları için bırakı8n çocuklarınız sıkılsın. E işte küçük çocuk paso sıkılıyor?

Kaynak: onedio.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber