Bu haber kez okundu.

 Bir gün içinde vücudumuzda neler oluyor diye merak ediyorsanız bu yazımız tam size göre!

İnsanların birçoğu bırakınız yaşadıkları dünyanın sırlarını, ruhlarındaki derin dünyanın farkına varıp, bu esrarengiz âlemin girift dehlizlerinde seyahatler yapmayı, her gün, her işlerinde kullandıkları vücutlarının farkına dahi varamadan bu dünyadan göçüp giderler.

Vücutları ki, bir yere gitmek istediklerinde eşsiz ulaşım vasıtası“Ayakları” hizmetine sunar insanların… Konuşmak için dili ve yemek için ağız, dil, diş, mide ve diğer sindirim organlarını hizmete sunar. Resim yapmak için elleri ve gözleri, müzik dinlemek için kulakları, koku almak için burunu hizmete sunar vakit kaybetmeksizin… Akla gelebilecek her tür işlerimiz için gerekli organlarını hizmetimize sunar bu mükemmel varlık, vücudumuz… Tabi her işimize koşan bütün organların yöneticisi “Beyin”, her işte başı çeker. “Kalp”, her işimize tüm duygusallığı ile kan kırmızı destek verir. Diğer tüm organlar da bu muhteşem orkestranın vazgeçilmez üyeleri olarak yaşadığımız her dakikaya ve yaptığımız her işe gerekli katkıyı sağlarlar.

Sırlarına vakıf olmayı bırakınız kendisini taşıyan vücudunun farkına dahi varmasa da insanlar, “Harikalar diyarı vücudumuz” günün 24 saati boyunca halden hale girer… Aslında Yüce Yaratıcı’nın kitabında “Şüphesiz siz halden hale geçeceksiniz!” şeklinde ifade ettiği gibi her saat farklı bir halden diğerine geçer durur…

Saat be saat bakın neler oluyor, bu harikalar diyarı Vücudumuzda…

Sabah 06; Kortizon salgılanmaya başlanıyor ve organizma uyanıyor. Bu uyanış vücudumuzun kendini yavaşça kalkmaya ve yaşanacak tempolu bir güne hazırlama kıpırtılarıdır. Metabolizma hareketleniyor, günlük işlerimizde kullanacağımız enerji ve protein depolanmış, hazır hale getirilmiş oluyor.

Sabah 07; Yeni uyanan vücut henüz hâlâ zayıf durumda... Bu saatlerde spor yapmaktan kaçının. Zira kalbe ve dolaşıma aşırı yüklenmiş olursunuz. Spor yapmak yerine, en iyisi sıkı bir kahvaltı yapmaktır. Sindirim sistemi bu saatte mükemmel çalışır.

Sabah 08 ; Fazla miktarda hormon salgılanır ve Libidonun en yüksek seviyede olduğu bir saattir… Sigara tiryakileri için en tehlikeli dakikalardır; zira sigaranın damarları en fazla daraltıp tıkadığı zaman dilimidir.

Sabah 09; Bir hastalık için iğne yaptıracaksanız en doğru saattir. İğnenin ateş ve şişme gibi yan etkileri ender görülür, ayrıca vücut röntgen ışınlarına karşı da daha dirençlidir; çünkü vücudun dinç ve kuvvetli olduğu bir zaman dilimindesiniz.

Sabah 10; Organizmanın kendine geldiği, hayata ağırlığını koyduğu saattir. Fazla enerjik durumda olan vücut en yüksek ısı seviyesine ulaşmıştır. 'Kısa süre belleği' iyi durumda olduğu bu saatlerde verimliliğimiz de en yüksek seviyededir artık...

Sabah 11; Vücudun tam formunda olduğu, verimlilik anlamında zirve yapılan bir saat! Bu saatlerde yapılan muayenelerde kalpteki bir bozukluk gözden kaçabilir, çünkü kalp ve dolaşım sistemi olabildiğince formda olur bu dakikalarda... Özellikle hesap işleri, matematik ödevleri rahatça ve iyi bir performansla, zorlanmadan çözülür, hazır cevaplık durumu insanın kendini bile şaşırtır.

Öğlen 12; Midedeki asit miktarı fazlalaşıp, beyindeki kan dolaşımı azalır. Dikkat azalır ve insanı nerden geldiği anlaşılmayan bir uyku basar. Aslında biraz dinlenme saati, hatta imkânı olanlar için kısacık şekerleme zamanıdır. Araştırmalara göre, öğle uykusu uyuyabilen kişilerde enfarktüse %30 oranında daha az rastlandığı tespit edilmiştir.

Öğlen 13;Vücut formdan düşerken, verimlilik de beşte bir kadar azalır. Öğle yemeğini hazmetme faaliyetine katkı sunan safra kesesinin dışında bütün organlar en alt düzeyde çalışır bu zaman diliminde...

Öğlen 14; Bitkin ve mahmur olabiliriz bu dakikalarda. Tansiyon ve hormon düzeyi düşüktür. Diş doktorundan korkanlar için en uygun randevu saatidir, zira bu saat diliminde acı daha az hissedilir; üstelik diş tedavisi süresince ağrılı bölgeyi uyuşturmak için kullanılan lokal anestezi süresi 30 dakikaya kadar uzar.

Öğlen 15; Enerjimizin geri geldiği saat dilimidir. Sabahkinden az olsa da ikinci verimlilik dönemi başlar. Bellek yine tam formundadır.

Öğleden sonra 16; Spor için en uygun zaman dilimidir aslında bu saat dilimi; tansiyon ve dolaşım sistemi çok uygundur.

Öğleden sonra 17; Kuvvetin arttığı, oksijenin bol harcandığı, böbrekler ve mesanenin fazla çalıştığı bir zaman dilimidir. Organların faaliyeti üst düzeye çıkmıştır. Tırnaklar ve saçın en çabuk uzadığı zamandır. Midedeki asit seviyesi artar bu dakikalarda... Akşamüstü işyerinde çalışanların birkaç kurabiye hediye edene minnettar kalmasının sebebi budur.

Akşam 18; İşyerinde kurabiye tarzı atıştırmalıkları fazla kaçırmamak lazım. Zira işyerinden erken paydos edebilenler için ideal akşam yemeği saatidir. Pankreas, bu saatte oldukça aktif çalışır.

Akşam 19; Artık kan basıncı ve nabız yavaşlamıştır. Kan basıncı düşüren ilaçlar, bu saatlerde dikkatli kullanılmalı. Antidepresan ilaçların tesiri de bu saatte daha fazla olur.

Akşam 20; Karaciğerdeki yağ düzeyi düşer ve kalbe her zamankinden daha fazla kirli kan akımı olur. Alınan ilaçların etkisinin anında görüleceği bir saattir. Alerjisi olanlar ve astımlılar ilaçlarını bu zaman diliminde almalı.

Gece 21; Sindirim organlarının günlük görevlerinin sona erip, paydos etmeleri gereken bir saattir. Bu saatten sonra yenilen her şey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalır ve oldukça sıkıntılı bir durum ortaya çıkar. Sindirim işlemi tamamlanmadan kalan yemekler bağırsak sahasındaki mukozaya hücum eder. Ayrıca beyin, oradaki bu tehlikeli faaliyeti takip etmek ve ilgilenmek zorunda kaldığından gece uykusu sırasında tam bir dinlenme olmaz ve kişi sabaha yorgun bir şekilde uyanabilir.

Gece 22; Vücudumuz içersinde güvenlik kuvvetleri rolünü üstlenen akyuvarlar aktif hale gelir. Sigara içenler için de tehlikeli bir saattir. Bu saatten sonra alınan nikotin gibi zehirleri vücut çok zor atabiliyor.

Gece 23; Organizmamız gün boyu aktif bir şekilde görev yapan stres hormonunun salgılamasını durdurmuştur artık. Sakinleşip rahatlayan vücudumuz, yatak ve uyku zamanının geldiğini hisseder.

Gece 24; Uyku tam bir dinlenme ve onarım sürecidir. Uyurken deri hücreleri de sürekli çalışır, gündüz olduğundan daha sık bölünerek daha yüksek performans ortaya koyar. İlk rüya safhasıdır; uykuya dalan kişi yarım saat içinde rüyalar görmeye başlar. Rüya aslında çok kısa bir süreçtir. İnsana saatlerce sürdüğü hissini veren en uzun rüyaların dahi 30 saniyeyi geçmediği biliniyor.

Gece 01; Vücudun verimi en alt düzeydedir. Bu saatte çalışanlar, araba kullananlar çok daha dikkatli olmak durumundadır. Zira hata yapabilme riskleri bu saatlerde çok yükseliyor, vücut bu saatlerde uyumaya programlandığı için dikkat iyice azalıyor.

Gece 02; Çalışanlar ve araba kullananlar için alarm zilleri çalıyor. Görme zayıflamış, tepkiler yavaşlamıştır artık... İstatistiklere göre kazaların çok sık olduğu bir saattir.

Gece 03; Kişi hâlâ uyumamışsa veya çalışıyorsa, hem beden ve hem de ruhun en zayıf ve kararsız olduğu dakikalardır. Melatonin hormonunun salgılanması sonucu kişi uyuşuk ve kararsız hale gelir. Yine istatistiklere göre, intihar vakaları sayısının arttığı dakikalardır.

Gece 04; Stres hormonu salgılanması sonucu vücut yeniden enerji kazanmaya başlar. Kan basıncı oldukça yükselip, damarlar gerilir. Bu durum Enfarktüs krizlerinin saat 04.00 ile 06.00 arasında çok oluşunun sebebi olarak görülüyor. Doğum yapma ihtimalinin de en yüksek olduğu saat dilimidir.

Gece 05; Stres hormonu, gündüz salgılandığı miktarın tam 6 katında salgılanmaya başlıyor ve bünyemizi tekrar faaliyete geçiriyor. Vücudumuz kazandığı enerji ile yeniden harekete geçiyor.

 

Sabah yakındır, artık yeni bir güne hazırız.

*

Hüsamettin Piraz

Kaynak: www.gencgelisim.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber