Bu haber kez okundu.

Bir çocuğun ilginç ve yaratıcı hikayesi

Evinizin kirlenmemesi bir çocuğun dilediği resmi yapabilmesinden daha önemli değildir. Bırakın sanata dokunmayı keşfetsinler. Ruhları dinlensin, kişilikleri gelişsin, sıradanlık yerine farklı olanı sevsinler. Çocuğunuzun hayal gücü tahmin edemeyeceğiniz kadar sınırsızdır eğer siz onun önüne sınırlı boyama koyarsanız, ‘’Al bu tavşanı boya.’’ derseniz kendi renklerini, kendi şekillerini keşfetmesini engellersiniz. Yaptıkları size bir şey ifade etmeyebilir, komik ve saçma gelebilir ama emin olun ki çizdiği tek bir çizginin bile milyonlarca anlamı olabilir. Onların dünyasına farklı gözlerle bakabilmeyi öğrenmiş herkes öyle şanslı ki bu kelimelerle anlatılacak bir şey değil. Bugüne kadar size yurtdışında yaşayan çocuklardan ve ailelerden örnekler sunduk. Onların yaratıcılıklarını konu alan içerikler girdik. Bugün ise size bir Türk yeteneğinden bahsetmek istiyoruz. Tuna İplikçi 6 yaşında, yetenekli elleri ve yaratıcı zekasıyla harikalar yaratıyor.

Tuna sınırlandırılmamış, hayal gücü ile yaratıcılığını senkronize etme konusunda son derece özgür bir çocuk! Henüz 6 yaşında olmasına rağmen yaptığı, geliştirdiği projelerle sizi gerçekten şaşkına çevirebilir. Üstelik el yeteneği de fazlasıyla gelişmiş. Yaptığı hiçbir etkinlikte annesinden ve babasından yardım almıyor çünkü ailesiyle yapmaktan keyif aldığı etkinlikler ayrı. Tek başına yaratmak istediği etkinliklerinde atölyesine kapanıyor ve çıktığında proje bitmiş oluyor.

\"canlandırma\"

\"canlilar-1\"

\"canlilar-2\"

\"iş-makinaları-kitap\"

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önce kreşe ardından anasınıfına giden Tuna henüz bebekken ‘’Anne’’, ‘’Baba’’ kelimelerinden önce ‘’Beton’’ demeyi başarmış. Sebebi ise tam anlamıyla beton arabası ve inşaat tutkunu olması olabilir ve bu sevdası hiç değişmemiş. Annesi Berrin İplikçi ve babası Emre İplikçi ile Urla’da yaşıyorlar. Ailesi bir gün Tuna’yı Urla Meydan Projesi inşaatına götürmüş ve Tuna bir çocuktan beklenmeyen performansla kıpırdamadan saatlerce inşaatı izlemiş. Yürümeye başladığından beri beton fabrikaları ve inşaatlara çocuk parklarından daha çok gider olmuşlar.

 

 

 

Tuna iş makinelerini detaylı inceliyor sonra bunları kağıtlara döküyor. Bazen ise kendi aklından mekanizmalar yaratıyor. Örneğin; arabada bulunan camı açmaya yarayan kolun her çarkını evre evre çizen Tuna biz büyüklerin belki de aklına bile gelmediği şeyleri düşünerek insanı hayrete düşürüyor. Tabii sadece çizmekle kalmıyor bir de çizdiklerini atölyesinde daima bulunan renkli teller, karton kutular, renkli kağıt ve kalemlerle 3 boyutlu hale getiriyor. O şimdiden birkaç fabrikanın sahibi ve birçok inşaatında mühendisi.

 

 

 

 

 

 

Evde pek televizyon izlemiyor tek bir program hariç. Belgesel! Çünkü belgesel izlemeyi çok seviyor. Beton arabası kadar olmasa da uzay ilgisini çekiyor. Belgesellerde gördüğü deniz canlılarını çiziyor, isimlendiriyor ve annesinden onları kumaşlardan oyuncaklar haline getirmesini istiyor. Annesi onları dikerken Tuna’da boş durmuyor ve deniz canlılarını anlatan kitaplar üretiyor. Bu kitapları sadece deniz canlılarıyla sınırlı değil evreni anlatan kitapları da mevcut. Ve kumaştan oyuncakları arasında kendi yarattığı uzaylılarda var.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tuna’nın etkinlikleri ev ile sınırlı değil. Bahçelerinde kumdan yanardağlar, fabrikalar yapıyor. Annesi babası onun için bahçelerinden kumu eksik etmiyorlar çünkü Tuna bu işi büyük bir zevk ile yapıyor.

 

 

 

Tuna meraklı bir çocuk sürekli sorular soruyor. Sorduğu sorularla sayı saymayı, basit matematik işlemlerini, okumayı ve yazmayı kendisi öğrenmiş.

Evet Tuna bunların hepsini yapıyor çünkü; annesi ve babası Tuna’nın hiçbir sorusunu yanıtsız bırakmamış. Home ofis çalıştıkları için Tuna’ya da bir alan yaratmışlar burası onun atölyesi olmuş. Ufacık olmasına rağmen onun ilgi alanları ile ilgili etkinlikler yapmışlar. Fotoğraf makinesini kullanmak istemiş ‘’Hayır sen çocuksun’’ dememişler. Çocuklar özgürleştirildikçe sizin düşünce gücünüzü zorlayacak şeyler ortaya çıkarabilirler yeter ki fırsatlar yaratın.

 

mamidedi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber