Bu haber kez okundu.

Bazı Diziler ve Toplumsal Bilinçaltımıza Atılan Tehlikeli Düşünce Formları

Bazı diziler ve toplumsal bilinçaltımıza atılan tehlikeli düşünce formları

Rehberlik servisinin olağan günlerinde yaşadığım birkaç olay beni bazı düşüncelere yöneltti. Toplumsal bilinçaltımıza dizilerle yerleşen veya yerleştirilen yanlış düşünce demetleri.
Haftalık ders çalışma programında pazartesiden başlayıp hafta sonuna doğru giden bir planlama yaparken birkaç öğrencinin haftanın bazı günlerini kastederek:

-Hocam, …gün …saati ile …saati arasına lütfen hiçbir şey koymayalım.

Talepleri ilgimi çekti. Nedenini sorduğumda şaşkınlığım birkaç kat daha arttı. Cevap, kanallardaki dizilerin gençlerimizin hayatlarının vazgeçilmezleri arasına ne denli girdiğinin bir ispatıydı:

-Hocam o saatlerde…. kanalında benim dizim var. O saate bir ders ayarlasak da ders çalışamam. Bir başkası, aynı hafta içinde , başka bir gün başka saatleri kastederek yine aynı taleple, başka bir dizi için karşıma gelmişti.

Mazeret ve açıklama yine aynıydı:

-O saatte benim dizim başlıyor. Kesinlikle ders çalışamam hocam.

Burada bir ifade dikkatimi çekmişti; “benim dizim. ”Evet öğrencilerim, “benim evim, benim annem, benim babam, benim ailem” der gibi “benim dizim” demişlerdi. “benim” kelimesinin arkasına eklediğiniz şeyi benimsemişsiniz demektir. Öğrencilerimin dizileri ve dizilerdeki karakterleri benimsemiş olmaları yanlış değildi. Yanlış olan, benimsedikleri dizilerin çok yanlış düşünce formatları içerebilecek, gençler üzerinde olumsuz etki yapabilecek sahneler içermesiydi.

O dizileri merak etmiştim. Ve birkaç hafta süreyle o iki diziyi izledim. Her bölümde “Aman Allah’ım”, demekten kendimi alamadım. Her iki dizinin de konusu aşk hikayesi idi. Bunda bir şey yok. Ama beni rahatsız eden ; bu aşk hikayesi etrafında olayların anlatılış biçimleriydi. Eminim dizilerin senaristleri ve yönetmenleri bu alt imajların ve algı öbeklerinin gençler tarafından bu şekilde, yanlış algılanmasını amaçlamamışlardır. Ama olayların işleniş biçimi çok rahat yanlış anlamlandırılacak türdendi.conscious_subconscious_unconscious1_longated

Dizinin birinde birbirine aşık iki gencin ailelerine söylediği yalanlar öylesine çoktu ki…Ve beni asıl ürküten ise gençlerin bu yalanlara buldukları kılıftı. Bu iki gencin hayatı modern bir peri masalı havasında, “ zengin oğlan , fakir kız” formuyla veriliyor ve aşkları için ailelerine “ masum” yalanlar söylüyorlardı. Yalanın bu derece masum( ve hatta ürkerek ifade edeyim gerekli) olduğunun zihinlere kodlanıyor olabileceği düşüncesi ve endişesi tüylerimi diken diken etti. Dizinin işleyişi içinde elbette ki bu savunulmuyordu. Ama dizinin satır arası ifadelerini ve sahneleri dikkatle incelendiğinde şu yanlış yorum algılanabilirdi: “Aşkı için insan ailesine ve hatta herkese yalan söyleyebilir. Aşk her şeydir. ”Oysa herkesin bildiği bir fenomen vardır;yalan çok kötüdür ve mutlaka felaketlere yol açar…

Diğer dizi ise daha da tehlikeli olabilecek düşünce çekirdekleri içeriyordu. Çocukları için her şeye katlanabilecek fedakar bir anne(!) portesi çizen bir kadın karakterin etrafında yoğrulan olaylar dizisi. Fakat diğer dizide olduğu gibi bunda da toplumsal bilinçaltına atılan yanlış ve hatta çok tehlikeli bakış açısı formları vardı. Dikkatimi çeken birkaç noktayı belirtmeden geçemeyeceğim. Birincisi bu çilekeş annenin kocası rolündeki kahramanın fiziksel yapısı itibariyle ürkütücü, psikolojik yapısı itibariyle karakteri oturmamış, agresif, gergin, takıntılı, vicdansız, aldatan ve hatta zaman zaman paranoya sınırlarında gezinen bir kişi olması. Buna karşılık hanımın sevdiği kişinin doktorluk gibi saygın bir mesleğin üyesi, fiziği itibariyle düzgün, sağlam karakterli, ruhen çok sağlıklı, mantıklı bir insan olmasıydı.

Diğer yandan: “Türk kadınları kocanız sizi aldatırsa siz de onu aldatabilirsiniz. ”, “Aşkınız söz konusu olduğunda mutsuz bir evliliğin hiçbir önemi yoktur. Kağıt üzerinde bir evliliktir o. Dolayısıyla evliyken de başka birine aşık olabilirsiniz. Mutlu olmak sizin de hakkınız. ”, “Çocuklarınızı da kocalarınızdan almalısınız. ” gibi olumsuz yargılara kolaylıkla vardırabilecek sahneler o kadar çoktu ki…Bu arada çok daha derinlerde algılanma ihtimali olan başka yanlış bir genel kanaat vardı ki tüylerimi diken diken etmeye yetti de arttı:Sanki- tüm Türkiye’deki kocaların dizideki kocaya benzedikleri imajı.SubliminalMessages04

Seyircinin ağzına sürülen bir parmak bal hükmünde olan duygulu bir aşk hikayesini izlerken bu yanlış anlaşılabilecek olay örüntülerini fark etmek dikkat istiyor. Burada yeniden belirtmek istiyorum. Bu ve buna benzer dizilerin senaristleri elbette ki bu olumsuz sonuçları amaçlamamışlardır. Bizim her şeye rağmen koruduğumuz odak toplumsal değerlerimizden biri de ailenin kutsallığıdır. Senaristler ve dizi yapımcıları da bunu biliyorlardır elbette.

Burada örnek olarak iki diziden bahsettim. Oysa benzer şekilde yanlış alt bilinç oluşturabilecek birçok dizi var. Bizler bu tür dizileri izleye izleye zaman içinde düşünce formatlarımızda olan değişikliği belki anlamayabiliriz. Farkına vardığımızda ise bakış açımız çoktan değişmiş olur. Ve dolayısıyla dizilerle bilinçaltına yerleştirilen yeni ve yanlış, zararlı zihin formlarının mayası tutmuş ve toplumsal bilinçaltımız yanlış şekillenmiş olur.

Kanaatimce ailelere çok ciddi görevler düşüyor. Bu arada kızıyla birlikte o tür dizileri izleyen annelerin varlığını öğrenmiş olmam ise bir eğitimci olarak yüreğimi burkan bir durum.

Değerli aileler, çocuğunuza nasıl ki zehirli bir yiyecek yedirmiyorsanız; yanlış imajlar içeren dizlerin zihinlerini kirletmesine izin vermeyin.

Bu arada tüm dizilerin hakkını yememek lazım. İzleyicisinde vicdan kültürünü, iyiliğin ve kötülüğün karşılıksız kalmayacağını, tüm yapıp ettiklerimizin bir gün hesabını vereceğimizi anlatan ve bunu vicdanlarımıza, bellek formlarımıza yerleştiren çok olumlu diziler de var. Onlara bir sözümüz yok. Bu yapımcıların ellerine, yüreklerine sağlık…

VIA: Ümmühan YAPAR

Kaynak: kisiselbasari.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber