Bu haber kez okundu.

Zeka gelişimine katkı sağlayacak 10 yöntem

Kitap okumak

Kitap okumak beynin sağ ve sol lobunu beraber geliştiriyor. Kitap okurken sol tarafla kavranan kavramlar, sağ tarafla hayal ediliyor. Dolayısıyla çocuğunuzla kitap okurken kitaptaki resimler ve konu hakkında yorum yapmasını sağlamak zeka gelişimine olumlu katkı sağlıyor.

Bir enstürman kullanmak

Bir müzik aleti çalarken el, göz ve kulağın bir arada kullanımı neticesinde beynin farklı bölgeleri aynı anda işbirliği içinde çalışıyor. Bu durum birden fazla alana odaklanmayı gerektiren enstrümanın zekayı geliştirdiğini de ortaya koyuyor. Bunun yanı sıra bir müzik aleti çalmanın beynin sol tarafını güçlendirdiğine yönelik araştırmalarda bu teorinin doğruluğunu kanıtlıyor.

Mozart dinlemek

Yapılan araştırmalar klasik müzik dinlemenin zeka üzerine doğrudan bir etkisi olmadığını söylese de klasik müzik psikolojik açıdan çocuğu sakinleştiriyor. Diğer seslerden farklı olarak özellikle Mozart ve Bach’ın müziğindeki tını bebeğin beyni tarafından algılanabiliyor. Bu durum Mozart dinlemenin bebeğin anne karnından itibaren zeka gelişiminde pozitif etkisi olduğunu ortaya koyuyor.

Konuşan, dinleyen ve okuyan bir aile ortamında olmak

Çocuklar sağlıklı gelişim için ilişki kurmaya, oyun oynamaya, dinlemeye ve konuşmaya ihtiyaç duyarlar. Dolayısıyla ebeveynleri ile birebir etkileşim kurarak oyun oynamak çocukların beyin gelişimleri açısından oldukça faydalıdır. Çünkü çocuk ailesinden öğrendiği bir beceriyi ve bilgiyi ailesi ile iletişim içindeyken zamanla pekiştirir. Aile içi iletişim sayesinde öğrendiği yeni bilgi ve beceriyi ortaya koyduğu şey kullandığı dilidir. Bu durum dil gelişiminin insan zekasının en önemli parçalarından biri olduğunu gösteriyor.

Renkli, sesli oyuncaklar seçmek

Yeni doğan bir bebeğin doğumundan itibaren ilk 3 ay görme yetisi sınırlıdır. İlk aylarda işitme duyusu daha baskın olduğundan bu dönemdeki bebekler yumuşak sesler çıkartan sesli oyuncaklarla oyalanabilir. Yatağına asılabilecek müzikli oyuncaklar, çıngıraklar, sıkıldığında ses çıkartan peluş oyuncaklar bunlara örnektir. Görme duyusu geliştikten sonra, parlak ve zıt renkleri bir arada bulunduran, basit ve fazla detayı olmayan renkli, ışıklı oyuncaklar uygundur. Bebeklikten itibaren görsel ve işitsel uyaranlarla beslenen çocukların çevreye farkındalıkları artacak, bu durumda zihinsel gelişimlerini olumlu yönde etkileyecektir.

Özellikle ilk yıllarda aile ilgisi

0-6 yaş arası dönem çocukların ebeveynlerinin davranışlarını rol model aldığı bir süreçtir. Bu dönemde sağlıklı aile içi iletişim, çocukla planlı olarak vakit geçirmek ve zaman ayırmak, okul öncesi dönemden itibaren çocukların genel kültür, muhakeme ve sözel ifadelerini geliştirmeleri açısından faydalı olacaktır.

Bunun yanında daha iyi bir beyin sağlığı için akıllı beslenmenin önemi de çok büyüktür. Uygun beslenme anne karnında başlar anne sütüyle devam eder.

Televizyon izlemek yerine aktif öğretici aktivitelerde bulunma

Televizyondan izlenen program ne olursa olsun zihinsel açıdan doğrudan olumlu etkileri olduğu söylenemez. Özellikle beyin gelişimi için çok önemli olan 0-2 yaş arası dönemde, çocuğu televizyon ile hiç tanıştırmamak en doğrusu olacaktır. Bunun yerine zevk aldığı ve ilgi duyduğu alanlara yönelik aktivitelere yönlendirerek zeka gelişimine katkıda bulunulabilir. Örneğin, işitsel oyuncak ve uyaranlara duyarlı bir çocuğu müzik faaliyetlerine, görsel oyuncak ve uyaranlara duyarlı bir çocuğu ise resim gibi faaliyetlere yönlendirmek iyi olur.

Spor faaliyetlerine yönlendirmek

Çocuğu spor faaliyetlerine yönlendirmek beyninin güçlü kalmasını sağlayarak, öğrenme ve bellek merkezinin yoğunluğunu arttırır. Yapılan araştırmalarda, beynin daha uyanık olmasında spor yapmanın çok etkili olduğunu kanıtlamıştır.

Oyun ve özgürlük için yer ve zamana sahip olmak

Oyun oynamanın çocuğun psikolojik yönden sağaltımı açısından faydası olduğu kadar zeka gelişimi için de katkısı da inanılmaz. Oyun oynamak için gerekli mekan ve zaman yaratılan çocuk oyuncaklara yüklediği anlamlarla hayatı tanıyacak, bunun yanı sıra gerçek hayatta karşılaşılan durumları oyuncakları üzerinden yaratarak deneme, öğrenme ve keşif sürecini yaşayacaktır.

Çocuğun ilgilerinin desteklenmesi

Ailenin yanı sıra okullardaki rehberlik bölümleri de öğrencilerin yetenek alanlarını belirleyerek onların ilgi alanlarını saptamayı hedefler. Ancak bir çocuğun belirli bir alana ilgi duyması o alanda başarılı olacağını göstermez. Bu ilginin yetenekle desteklenmesi gerekir. Çocuğun bir alana ilişkin yeteneği yoksa, aile ve çevresinin çabaları ve yönlendirmesiyle ilgisi biraz arttırılsa bile bu ilgi bir süre sonra bitecektir. Bu nedenle çocukların yetenek ve ilgi alanları birlikte ele alınmalıdır. Eğer bir çocuk bir nesne ya da etkinlikle sürekli uğraşıyor, bundan haz duyuyor ve uzun süreli bir bağlanma yaşıyorsa ilgiden söz edilebilir. Bu ilgi çocuğun o alana isteyerek yönelmesiyle birlikte daha da artacak ve bu durum çocuğun zeka gelişimine de katkı sağlayacaktır.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber