Bu haber kez okundu.

Yeni Nesil Nereye Gidiyor?

 Bundan 20-30 yıl öncesi ilköğretim çağındaki öğrencileri düşünmeye başladım. Doğan Bey’in bahsettiği gibi daha fazla becerikli,özgüvene sahip,bireysel kararlarını alabilen,belli ahlakı ve toplumsal normlara sahipken, bugün özgüveni ve hiçbir becerisi olmayan,bireysel kararlar veremeyen,bağımlı,sorunlu doyumsuz,değerlerimizden habersiz bir nesil yetiştiriyoruz. Özgüveni olmayan ,becerisi olmayan diyorum; çünkü çocuklarımızdan bu özgüveni biz çalıyoruz. Akşam ders bitiminde okul önlerine bir bakın hele.

Yüzlerce anne baba 6-18 yaş aralığındaki çocukların ellerinden tutuyorlar,50m,300m… mesafelerdeki evlerimize bizim refakatimizde gidiyorlar. Bu çocukların kendi kendine yürümesine ve karşıdan karşıya geçmelerine bile ipotek koyuyoruz.Yine 20-30 yıl öncesi çocuklarımız 5-10 km yolu köylerden dağ yollarından yürüyerek okula gelip giderlerdi. Bu gün Avrupa da doğa anaokulları var.Çocuklar doğada özgürce ,sınırlandırılmadan,çamurla karla,doğal şartlarda yetiştiriliyor. Bağımlı,sorunlu ve sorumluluk sahibi olmayan diyorum; Çünkü 14-15  yaşında kızları Anadolu da gelin ederlerdi.(Savunmuyorum kesinlikle yanlıştı,bir gerçeği anlatmak için kullanıyorum).

Bugün 14 yaşındaki kızlarımıza mutfaktan çay,su getirtemiyoruz.Çünkü çocuklarımızın yapması gereken sorumlulukları, iyilik yapıyormuş gibi bizler yaparak aslında onlara bilmeden kötülük yapıyoruz. Doyumsuz,mutlu olmayan tipler diyorum; çünkü her istediğini alıyoruz,her dediğini yapıyoruz ama istekleri de bitmiyor. İstedikleri ve aldıkları şeylerle mutlu da olmuyorlar.Bir depresyon icat ettik gençlerimizin,özellikle kadınlarımızın bir çoğu depresyon haplarıyla yaşar hale geldi.Her imkanı çocuklarımıza sunuyoruz ama mutlu olmalarını sağlayamıyoruz. Düşünün kendi çocukluğunuzu.

Bir elbise bir ayakkabının  günlerce hayalini kurar, alınca değerini bilir,mutlu olur bu mutluluğumuzu çevremize de yansıtırdık. Paylaşmayı bilmeyen nesil diyorum; çünkü eskiden çocuklarımız daha paylaşımcıydı. Kardeşlerine ve arkadaşlarına karşı sahiplenici hareket ederlerdi. Aynı tabaktan yemek yiyen  5-6 kardeşin aynı odada sorunsuzca paylaştığı nesiller. Şimdi  ise iki kardeşe aynı odayı paylaştıramıyoruz.Bırak kalemini silgisini paylaşmayı kardeşinin elinin değdiği ekmeği yemiyorlar.

Bağımlı gençlik yetiştiriyoruz diyorum; çünkü sadece Anneye babaya bağımlı, bireysel kararlarını alamayan insanlar değil .Asıl bağımlılık ise artık uyuşturucu,sigara,içki ve internet bağımlılığı. Çocuklarımız akşama kadar ellerinde cep telefonu odalarına kapanıyorlar,hayatı internetten yaşamaya başladılar.İnterneti çocuklarımıza hoyratça sınırsız,filtresiz  ve kontrolsüz sunmakta bir sıkıntı yok mu? Arkadaşlar!  Bir şeyler sizce de ters gitmiyor mu? Öğrencileri sadece kariyer olarak, akademik olarak ilkokul birden itibaren yarışa alıyoruz. Akşam eve gelir gelmez hemen odasına derslere hapsediyoruz. Bu çocukların sohbet etmeye, aile büyükleriyle bir şeyler paylaşmaya, büyüklerinden hikâyeler dinlemeye hakları yok mu?  Hafta sonlarını da kurslarla kapattık. Nereye kadar yarıştıracağız bu çocukları?  Farz edelim mühendis oldular, doktor oldular ,öğretmen oldular bir şeyler eksik kalmıyor mu? Değerlerimize sahip çıkan nesil diyoruz; Tek çocuğu olan bir aile hayal edin.

Anne, baba her şeylerini harcayıp akademik olarak onu yetiştiriyor. Öğrenci merkezli bir sistemle yetiştiriyoruz. Özel hocalar, her türlü imkânlar vs. Bu çocuk ekonomik bağımsızlığını kazandıktan sonra aileyi tanımıyorsa, ailesinin bir an önce ortadan kalmasını isteyerek servetine gözünü dikmişse ve bu tür insanlar hızla çoğalıyorsa bir şeyler eksik değil mi? Çocuğumuzun insan olması mı önemli, yoksa yüksek imajlı bir meslek sahibi olması mı? Öğrenci merkezde olsun diye tüm kültürel ve dini değerlerimize rağmen eğitimcileri yıpratıyoruz. Öğrenci merkezli eğitim derken öğrencinin ve milletin geleceğini mi merkeze alacağız yoksa öğrencinin o gün ki bireysel çıkarlarını mı? Yaptığımız çalışmalar kültürümüzle, değerlerimizle, dinimizle bağdaşıyor mu?

 Eğitimde millileşmeye öze dönüşe ihtiyaç yok mu? Bu gün otobüslere Molotof atıp içindeki insanları yakan, terörden, kinden ,vahşetten  haz alan bir nesil yetiştirdiysek bir şeyler ters gitmiyor mu?  Arkadaşlar  kendimize gelelim. Eğitimde önce öğretmene hak ettiği değeri ve saygınlığı kazandıralım. Dini ve Milli değerlerimize uygun olarak eğitimi yeniden şekillendirelim. Sorumluluk sahibi, özgüveni yüksek, okuma ve yazma alışkanlığı olan, küçüklerine karşı sevgiyle hareket eden, büyüklerine ve hocalarına karşı saygılı olan,  insani, dini ve milli değerleri özümsemiş, ufak şeylerden de mutlu olmasını bilen, bedenen ve ruhen de sağlıklı bir nesil  yetiştirirsek, lider rol modelleri çocuklarımızın önüne doğru koyarsak,  lider ülke olma hayalimizi gerçekleştirmemiz daha kolay olacak, kimse bizi dar kalıplara hapsedemeyecektir. Böyle bir neslin iç ve dış mihraklar önünde duramayacaktır.

 Eren EYÜPOĞLU 25/01/2016 

Kaynak: www.kamuajans.com

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
yeni nesil nereye gidiyor

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber