Öğretmen Diyarı

Yargı Ve Kanuna Göre Müdürü Müdür Soruşturamaz Milli Eğitimler Bilmiyorlar Mı Yoksa İşlerine Mi Gelmiyor

     4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlerinin Yargılanması Kanunu uyarınca ve yine Samsun Bölge İdare Mahkemesinin 1. İdari Dava Dairesi 2016/88 Esas No’lu 2016/97 No’lu Kararları gibi emsal mahkeme kararlarına rağmen ne yazık ki hala birçok okul müdürünün soruşturmasına soruşturmacı yani muhakkik olarak milli eğitim müdürlükleri tarafından (kaymakamlık eliyle) görevlendirilmektedir. Müdürün müdürler tarafından soruşturulamayacağı açık bir şekilde 4483 sayılı kanunda yazılı bulunmasına rağmen idarelerin bunu hiçe sayarak kanuna aykırı hareket etmelerinin iki tür açıklaması var;ya gerçekten bu kanunu bilmiyorlar ki o mevzuat bilmiyorlarsa derhal o koltukları bırakmaları gerekir yada bilmelerine rağmen işlerine gelmediği için alenen kanuna aykırı hareket ederek devlet kültürüne zarar vermektedirler.Zaten işlerine gelmediği için hareket etmelerindeki sebep ise soruşturulan müdürlerin koruyup kollanması ve soruşturulmasını sağlamak oluyor.Kaldı ki müdürü müdürün soruşturduğu dosyalara bakın ya dosyalar kapatılmıştır.Hele ki müdürleri soruşturacak müdürler de her ne hikmetse ya müdürlerin en yakın arkadaşları olur yada aynı sendikadan birbirleri ile kuvvetli bağları olur.Ve bu soruşturmaların hukuka uygun yürütüldüğü izlenimi verilerek aslında burada “ biz kanunda yazsa da  aykırı hareket ederiz istediğimizi soruşturmalara görevlendirir ve istediğimiz dosyaları istediğimiz kişilerce kapatırız” gizli mesajı verilir.
     En son bu yönde gelen şikayetlerden biri ise kurtuluş savaşının kongrelerinden birinin yapıldığı iç Anadolu bölgesindeki ilimizden oldu.Mobbinge uğrayan müdür yardımcısının şikayet ettiği müdüre açılan soruşturmada  o kadar mahkeme kararı olmasına ve 4483 sayılı kanunda açık yazmasına rağmen başka okulların müdürleri soruşturmacı yani muhakkik olarak görevlendirildi.Şikayetçi buna itiraz etse de ilgili mahkeme kararı ve kanun gösterse de hiçe sayılarak soruşturmaya aynı müdürlerce devam ettirilmektedir.Hatta mağdur olup şikayetçi olan kişinin sendikası bu konuya itiraz edip basın açıklaması yapabilecekken herhangi bir adım atmamıştır şaşırtıcı şekilde.
     O yüzden hatırlatmak gerekir ki 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlerinin Yargılanması Kanunu uyarınca okul müdürlerinin soruşturulma işleminde, müdürlerin aynı sıfattaki müdürler tarafından soruşturulamayacağını;soruşturmacıların, hakkında inceleme yapılan müdürden daha üstü konumunda(sıfat) olması gerektiğini aksi takdirde soruşturmanın usulüne ve hukuka uygun olmayacağı açıkça hüküm altına alınmıştır.
        Devlet memurlarında olduğu gibi öğretmenler ile müdürler de haklarında yapılan soruşturmada veya şikâyetçi konumunda olduğu soruşturmada soruşturmacılar(muhakkik) kişiler için reddi muhakkik talebinde bulunma haklarına sahiptirler. Reddi muhakkik taleplerini, gerekçeli kanun hükümleri ile iliştirmesi ile beraber makul gerekçeleri de gösterebilmektedir.
       Ön inceleme dahil soruşturmaların başlatılması, yürütülmesi ve sonuçlandırılmasına kadar kanunlarca ve hukuki normlara göre usul ve esaslar belirlenmiş olup bu ilke ve esaslara göre işlemlerin yapılması gerekir. Bu esaslardan biri de kamu görevlisi hakkında soruşturma yapılırken soruşturma yapması için görevlendirilen kamu görevlilerin hakkında inceleme yapılan kamu görevlisinden daha üstü konumda olması  zorunluluğudur. Bu yüzden okul müdürü,başka bir okul müdürü veya müdürleri tarafından soruşturulmaması gerekir aksine daha üstü konumdaki kamu görevlilerce yapılması gerekir(maarif müfettişi,bakanlık müfettişi…vb) 
      Ayrıca daha önce kamuoyuna sunduğum verilmiş emsal mahkeme kararını da hatırlatmak istiyorum. Gerekçeli mahkeme kararında samsun bölge ,idare mahkemesi 1. dava idari dava dairesi, hakkında inceleme yapılanın müdürlüğe vekaleten dahi baksa 4483 sayılı kanunun 14. maddesi gereği yine asiller gibi değerlendirilerek buna göre yine müdürler tarafından soruşturulamayacağına hükmetti.
       Mobbinge maruz kalan öğretmenin, okul müdürünün şikayeti doğrultusunda yine aynı ünvanlı olan  iki okul müdürü tarafından ön inceleme soruşturma yapması sonucunda dosyayı kapatarak soruşturma izni verilmemesi doğrultuda kararına itiraz  konulu davada Samsun Bölge İdare Mahkemesinin 1. İdari Dava Dairesi 2016/88 Esas No’lu 2016/97 No’lu  Kararında; 
       1) 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerin Yargılanması Hakkında Kanunun 5. maddesinde, izin vermeye yetkili merciin ,bu Kanun kapsamına giren bir suç işlendiğini öğrendiğinde ön inceleme başlatacağı,ön incelemenin izin vermeye yetkili merci tarafından bizzat yapılabileceği gibi,görevlendireceği bir veya birkaç denetim elemanı veya hakkında inceleme yapılanın üstü konumundaki memur veya kamu görevlilerinden biri veya birkaçı eliyle de yaptırılabileceği,ön inceleme yapacakların,izin vermeye yetkili merciin bulunduğu kamu kurum veya kuruluşunun içerisinden belirlenmesinin esas olduğu,işin özelliğine göre bu merciin,anılan incelemenin başka bir kamu kurum veya kuruluşunun elemanlarıyla yaptırılmasını da ilgili kuruluştan isteyebileceği,bu isteğin yerine getirilmesinin ilgili kuruluşun ise takdirine bağlı olduğu , “vekillerin durumu” başlıklı 14. maddesinde ise, bu kanununun uygulanmasında Vekillerin asillerin tabi olduğu usule tabi olacağı hükme bağlanmıştır.
        2) Öte yandan, 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkıında Kanunun 2 nci maddesinin (a) bendinde, bakanlıklar arasında işbirliğini sağlamanın, bu maddenin (f) bendinde, Devlet teşkilatındaki teftiş ve denetim sistemini geliştirme, uygulanmasını takip etme, gerektiğinde teftiş ve denetim yapmanın Başbakanlığın görevleri arasında yer aldığı; Kanunun 20 mi maddesinde ise, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığının bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla, kamu iktisadi teşebbüslerinde teftişin etkin bir şekilde yürütülmesi hususunda genel prensipleri tespit etme, personelin verimli çalışmasının teşvik edici teftiş  sistemini geliştirme, bu kuruluşlarla bunların iştirak ve ortaklıklarında, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında, teftiş, denetim veya bu maksatla kurulmuş olan birimlerin görev, yetki ve sorumluluklarını haiz olarak her türlü inceleme, araştırma, soruşturma ve teftiş yapma veya yaptırmaya yetkili olduğu hükmü yer almaktadır.
1.    Anılan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, bir suç işlendiğini öğrendiğinde izin vermeye yetkili merciin bir ön inceleme başlatacağı, bu ön incelemeyi bizzat yapabileceği gibi görevlendireceği denetim elemanı veya hakkında inceleme yapılanın üstü konumundaki memur ve kanun görevlilerine yaptırılabileceği, işin özelliğine göre ön incelemenin başka bir kamu kurum veya kuruluşunun elemanlarına da yaptırabileceği, yine Devlet teşkilatındaki teftiş ve denetim sistemini geliştirme, uygulanmasını takip etme, gerektiğinde teftiş ve denetim yapmayla görevli Başbakanlık Teftiş Kumlu Başkanlığının, kamu idareleri ve kurumlarında görev yapan memur ve diğer kamu görevlileri hakkında izin vermeye yetkili merciin talep etmesi halinde ön inceleme yapmaya yetkili olduğu, vekil kamu görevlisinin de yerine vekalet ettiği kamu görevlisi gibi değerlendirilerek ve vekil kamu görevlisinin görev ünvanı değil yerine vekalet ettiği kamu görevlisinin görev ünvanı göz önünde bulundurularak ön incelemenin belirleneceği sonucuna varılmaktadır.
2.    Dosyanın incelenmesinden, hakkında ön inceleme yapılan ………okulunda yapan müdür yardımcısı olarak görev yapan ………….. hakkında görevlendirilen iki okul müdürü tarafından ön inceleme yapılmış ise de, hakkında inceleme yapılanın olay tarihinde müdür vekili sıfatı bulunduğu görülmekte olup, anılan kanun hükmü gereği bu sıfatı göz önünde bulundurularak ön incelemenin üstü konumundaki ön incelemeci veya ön incelemeciler tarafından ya da bir veya birkaç denetim elemanı (maarif müfettişi, Başbakanlık müfettişi gibi) aracılığıyla yapılması gerekirken eşit düzeyde kamu görevlisi tarafından yapılan ön incelemenin usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından
    
      Şeklindeki gerekçeli kararı ile mobbinge uğrayan öğretmenin şikâyetinde okul müdür vekilinin aynı ünvanlı olan iki okul müdürü tarafından ön incelemenin yapılmasının ve soruşturma izni verilmemesi şeklinde sonuçlandırılan soruşturmanın yeniden öninceleme yapılarak soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi yönünde bir karar verilmek üzere dosyanın mahaline gönderilmesine hükmedilmiştir.
       Görüleceği üzere mahkemenin hukuki tespitlerinde gösterdiği üzere, yapılan soruşturmalarda görevlendirilen soruşturmacıların hakkında inceleme yapılandan daha üst konumda bulunması gerekmektedir. Yada maarif müfettişi ile bakanlık müfettişi ile bu soruşturmaların yapılması gerektiğinin altı çizilmektedir. Hatta müdürlük makamına vekaleten bakan kişinin asıl ünvanına bakılmaksızın vekaleten yürüttüğü sıfata göre soruşturmanın yapılması gerektiğinden yola çıkılarak yine okul müdürlerince soruşturmanın yapılamayacağını, yapılırsa bunun hukuka ve usulüne aykırı olduğu ortaya konmuştur.

Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 2016/88 Esas No’lu 2016/97 No’lu  Kararı ;

Sedat DEGER
Lider Eğitimci Yazarlar Derneği Kurucu Başkanı
https://www.facebook.com/sedat.deger.526
https://twitter.com/sedatdeger09
https://www.instagram.com/sedatdeger.sd/
https://www.sedatdeger.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim