Bu haber kez okundu.

VELİLERİ, SINIF VE OKUL HAYATINA DAHİL ETMENİN YOLLARI
Eğitim – Öğretim sürecinde, “Eti senin, kemiği benim.” anlayışı, yerini çoktan iş birliği modeline bıraktı. Etkin eğitimde öğrenci-veli-öğretmen iş birliği yaklaşımı tercih ediliyor. Bu durumun faydaları hakkında onlarca bilimsel araştırma var. Öğretmen-öğrenci iş birliği tamam da, öğretmen – veli iş birliği ortamı oluşturulurken bazı sorunlar yaşıyoruz.

Bu sorunlara cevap olabilecek bir kaç sorum var.

Öğretmen – Veli iş birliğini daha etkin bir zemine taşımak ve karşılıklı saygı çerçevesinde devam ettirebilmek için öğretmen ne yapmalı?
Aktif olan ve süreci yönetmesi gereken öğretmen mi yoksa veli mi olmalı?
Öğretmen-Veli iş birliğinde öğrenci nerede olmalıdır?
Sınıf annesinden sınıf temsilcisine geçiş süreci nasıl olmalı?
Öğretmen – Veli arasında etkin iletişim nasıl olmalı?
Öğrenciyi eğitmek için velimizi de bilinçlendirmek şart mıdır?
Öğretmen hesap verebilir olmalıyken, veli hesap sorabilir olmalı mı?
Veli görüşmelerinin veli iş birliğindeki rolü nedir?
Veli toplantılarının veli iş birliğindeki rolü nedir?
Neden veli ile iş birliği diyoruz da, öğretmen ile iş birliği demiyoruz?
Veliye taviz vermek nedir, taviz tavizi doğurur mu?
Veli karşısında dik duran ama diklenmeyen bir öğretmen olabiliyor muyuz?

 
Bu soruların birçok cevabı olmakla birlikte, ortak bir mesajı var ki; o da öğretmen-veli işbirliği gerekli ve son derece önemli. Evet, işbirliği yapalım. Ama bunun izlencesi nedir, beraber düşünelim. Yukarıdaki soruların onlarca cevabı elbette var. Ama en doğru, cevap yine öğretmenin kendisinde saklı. Aslında bazı soruların cevabı da içinde saklı. Şimdi bu pencereden konuyu ele alalım.

Veli toplantıları, öğretmen ve veli için çok önemli iletişim zeminidir.
Veli toplantısını iyi yöneten, vermesi gereken mesajları doğru veren bir öğretmen, velilerinden tam destek alır ve iş birliği konusunda önemli adımlar atmış olur. O halde öğretmen – veli iş birliğinin alt yapısı veli toplantılarında oluşturulur.

Peki, bunu nasıl yapabiliriz?

Veli toplantısına iyi hazırlanmak gerekir. Toplantı gündemi önceden veliye duyurulmalı ve elbette asla bireysel konulara girilmemelidir.
Veli toplantısı öncesi öğretmen iyi giyinmeli, gerek görünüşüyle gerek beden diliyle pozitif mesaj vermelidir. Daha toplantı başlamadan velinin gözünde olumlu bir imaj oluşturmalı ve saygı uyandırmalıdır.
Öğretmen ev sahibi olduğu için gelen velilerini selamlamalı ve hatırlarını sorması, rahat bir atmosfer oluşturur.
Toplantı gündemini paylaşırken, velilere dikte eder gibi değil izah eder gibi bir tavırda olmalı ancak, bunu yaparken de kendini savunma yapar duruma düşürmemelidir. Böyle bir durumda sürekli veli tarafından eleştirel sorulara maruz kalıp, cevap yetiştiremez bir pozisyona düşülebilir.
Velilere sınıf geneli ilgili bilgi verilirken, bazen bireysel cevaplanması gereken sorular sorulabilir. Böyle durumlarda, bu konuyu bireysel veli görüşmelerinde değerlendirmek gerektiği ifade edilmelidir.
Eğer veliye göre sorun teşkil eden bir konu var ise, bu durumun genel veli toplantısından önce çözülmesi, velinin toplantıya gergin gelmemesi açısından önemlidir.
Her veli toplantısında, çocukların özellikleri ve davranışları ile ilgili veli yaklaşımları hakkında 10 – 15 dakikalık veli bilinçlendirmesi yapılmalıdır ki; bu işin uzmanı olarak bilinçlendirme yapan öğretmen, saygı uyandırır.
Sınıf annesi, öğretmen ile veli arasındaki köprüdür.
Sınıf annesi, çoğu zaman öğretmen ile veli arasında önemli bir köprü olup, öğretmenin en yakın yardımcısı konumundadır. Sınıf annesi aracılığı ile kurulan iletişimde, öğretmenin mesajının yanlış gitmesi veya velinin sınıf annesi ile öğretmen ile paylaştığı mesajın yanlış anlaşılması durumu yaşanabilir. Buna ilaveten, sınıf annesinin fazla ön planda olması, öğretmenin sınıf yönetimi konusunda zorlanmasına sebep olabilir. Bu sebepten öğretmen, veli ile doğrudan iletişim kurmalıdır.

Bu şu anlama da gelmez: Veli günün her saatinde öğretmenini arayabilir ya da öğretmen velisini istediği saatte arayabilir. Veli toplantılarında iletişim saatleri kararlaştırılmalıdır. Bu süreç öğretmen tarafından iyi takip edilmelidir. “Sınıf Annesi” yerine “Sınıf temsilcisi” ifadesi kullanılıp, babaların da bu süreçte aktif katılımı sağlanabilir. Tahmin ediyorum ki bu pek olası gelmedi size. Ama bunun uygulamaları var. Erkek sınıf temsilcisi de olabilir, bu gayet normaldir. Eğitim sadece annelerin takip ettiği bir süreç olmamalıdır.

Veli görüşmeleri, veli toplantıları dışındaki en önemli iletişim fırsatıdır.
Öncelikle öğretmen, alanına haklim olduğunu ve bu işi veliden çok daha iyi bildiğini hissettirmelidir. Bunu yaparken de, büyüklenmeden ve velisini karşısına almadan, keskin ifadeler kullanmadan yapmalıdır. Bu süreç veli ile bir kaç görüşmede oturmalı, veli “Öğretmenimiz bu alanda gerçekten yetkin ve araştırma yapıyor.” şeklinde bir tutum geliştirmelidir. Bunu yapmanın ilk adımı ise, veliyi etkin bir şekilde dinlemek, söylediklerini not almakla mümkündür.

Veliyi, ayak üstü  veya telefonda dinlemek, veli iletişiminde öğretmenin etkisini zayıflatır. Veli anlatacaklarını tamamladıktan sonra, aldığımız notlardan yola çıkarak, son söylediğinden ilk söylediğine doğru olacak şekilde cevap vermek veya  o konu ile ilgili düşünceleri aktarmak çok önemli bir tutumdur ki; bu tutum öğretmen-veli iletişiminde öğretmeni sürecin yöneticisi yapar. Veli görüşmelerinde öğretmenin bir ajandasının olması, öğrenci ile ilgili ders notları dışında da bir şeyler söylemesi, gözlemlerinden bahsetmesi öğretmeni çok güçlü yapar. Bu da saygı uyandıran bir durumdur. 
Gerek veli toplantılarında gerek veli görüşmelerinde atılan bu adımlar, öğretmen – veli iş birliği için uygun zemin hazırlar. Eğer bu adımlar atılmadan iş birliği yapmaya çalışırsak, bu durum öğretmen – veli iş birliği olmaz belki, patron – çırak iletişimi olur ki; bu durumdan veliler rahatsız olurlar. Veli – Öğretmen iş birliğinde kasıt, öğretmen söyler, veli yapar değil, öğretmenin öncülüğünde veli ile tutum geliştirilir, çocuğa daha faydalı olma yolları birlikte aranır. Bu süreçte öğretmenin öncülüğünde bir takım çalışması yapılır, olmalıdır.

Öğretmen, velilerini çözüm ortağı gibi görmeli.
Velileri çözüm ortağı gibi görmesi gereken öğretmen, bunu veliye de hissettirmelidir. Tabi bu kontrol öğretmende olmak şartı ile. Öğretmen, veli ile iletişim kurarken, velisini her aradığında sorun odaklı görüşmeler yapmamalı, bazen de sınıfta yaşanan olumlu bir olay ile ilgili öğrenci velisini aramalı ve çocuğu motive etmelidir. Böylelikle çocuğu ile ilgili olumlu geri bildirimler alan veliler, daha mutlu olur ve iletişime açık olur. Bu da öğretmen-veli iş birliğinde istenilen bir zemin oluşturur.


Öğretmen – Veli iş birliği için basit ama etkili 10 İpucu
Öğretmen iyi görünmeli, bakımlı olmalı.
Alanına hakim olduğunu yansıtacak bilgilendirmeler yapmalı velisini bilinçlendirmeli.
Veli toplantılarını fırsata çevirmeli ve velilerin saygı ve sevgisini kazanmalı.
Bireysel veli görüşmelerinde etkin bir rol oynamalı ve veliye doyurucu bilgi vermeli.
Velisi karşısında dik durmalı ama asla diklenmemeli.
Veli ile sadece sorun odaklı iletişim kurmayıp, olumlu durumlar için de iletişim kurmalı.
En önemlisi çocukların sevgisini ve saygısını kazanmalı.
Veli ile iş birliği yaparken takım olmalı, patron – çırak ilişkisine girilmemeli. Bunu bazen veliler de yapabiliyor, buna asla müsaade edilmemeli.
Sınıf temsilcisi aracılığı ile değil; veli ile doğrudan iletişim kurmalı.
Mümkünse veli ziyaretleri yapmalı ki, bu öğrenci açısından da çok faydalıdır.
Kısa Bağlantı : http://clss.link/1WKf6HZ
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber