Bu haber kez okundu.

VELİ TOPLANTISINI NASIL YÖNETMELİSİNİZ?
 Daha önce yine, “Velileri, Sınıf ve Okul Hayatına Dahil Etmenin Yolları” başlıklı yazımızda, konuya kısmen değinmiştik. Veli toplantılarının önemini, hazırlık aşamaları ile ilgili sürece başlamadan evvel; ana çerçevemizi çizmek adına, önceki makalemizden bazı alıntılar yapmak istiyorum.

Eğitim – Öğretim sürecinde, “Eti senin, kemiği benim.” anlayışı, yerini çoktan iş birliği modeline bıraktı. Etkin eğitimde öğrenci-veli-öğretmen iş birliği yaklaşımı tercih ediliyor. Bu durumun faydaları hakkında onlarca bilimsel araştırma var. Öğretmen-öğrenci iş birliği tamam da, öğretmen – veli iş birliği ortamı oluşturulurken bazı sorunlar yaşıyoruz.

Bu durumda, öğretmen – veli iş birliğinin önemi daha da artıyor. Veli ile etkin iş birliği oluşturmanın ilk adımı etkin bir veli toplantısından geçiyor.

Velilerle iyi ilişkiler geliştirmek ve etkin veli toplantısı yönetimi için gerekli adımları birlikte inceleyelim.
Her eğitim kademesinde öğrenci ile ilgili bilgi almak, onu tanımak ve gelişiminde anne baba ile işbirliği yapmak açısından “veli görüşmeleri” son derece önemlidir. Öğretmenin bu konuda aile ile iyi ilişkiler geliştirmek için çaba harcaması ve veli görüşmelerinden gereken yararı sağlaması beklenir.

Toplantı Öncesi Nelere Dikkat Etmelisiniz?
Velilerin algısını nasıl yönetirsiniz? Velilerin öğrencilik dönemlerinden kalan öğretmen, okul ve toplantı algıları vardır. Veliler okula, sınıfa ve öğretmene karşı hangi algı ile toplantıya geliyor? Geçmişte okul veya öğretmeni ile yaşadığı sorunlar sebebiyle, bazı velilerde okula karşı olumsuz bir tutum olabilir. Toplantıya mutsuz olarak katılabilir. Velilerin bu algılarını değiştirmek öğretmenin atacağı ilk adım olmalı. Peki ama nasıl? Şık giyinmiş, nazik ve güler yüzlü bir öğretmenin ev sahipliğinde olabilir. Velilerini sınıfının kapısında karşılayan ve onlar ile ilgilenen bir öğretmen, olumlu algı oluşturabilir. Çocuğu ile ilgilendiğini, onun gelişimini önemsediğini hissettirmesi yeterli olacaktır.

Toplantı duyurusu ne zaman ve nasıl yapılmalı? Toplantı duyurusu, veli toplantısından ortalama 10 gün önce yapılmalıdır. Daha geç yapılsa velilerin programları ile çakışabilir. Daha erken yapılsa, unutulabilir. Toplantı duyurusunda toplantı başlangıç saati ve bitiş saati belirtilmelidir. Bununla birlikte, toplantı gündeminin de bulunması önemlidir. Toplantı duyurusu kağıt ile olabileceği gibi, mail yoluyla yapılabilir. Sms ile toplantı tarihi vurgulanabilir.

Sınıf ve okul atmosferi toplantıya göre nasıl hazırlanmalı? Sınıf panoları öğrenci çalışmaları ile dolmuş olmalıdır. Sınıfta gereksiz araç-gereç, göz yorucu objeler kaldırılmalıdır. Okulda bir toplantı havası hissettirilmelidir.

Veliler nasıl karşılanmalı? Bir öğretmen, evine gelen misafiri nasıl karşılıyor ise öyle karşılaması, güler yüzlü olması çok şık bir davranış olur. Yine şık giyinmiş bir öğretmen bütünlüğü sağlamış olur.

Toplantı gündemi ve sunumu ne olmalı? Toplantı gündemine geçildiğinde öğretmen ders anlatır edasında olmamalı, nasihat eden bir pozisyona sık sık düşmemeli. Toplantıya gelen velileri sıkmadan, sınıfın olumlu konularına öncelik vererek paylaşımlarda bulunmalı. Özel konulara, öğrenciyi veya veliyi rencide edecek konulara girmemeye özen göstermelidir. Bu duruşu ilke edinmiş olarak toplantıya hazırlanmalıdır.

Toplantı Esnasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Velilere hitabınız nasıl olmalı? Velilere hitap ederken, suçlayıcı veya eleştirici ifadeler kullanmamalı, sade bir kullanmayı tercih etmelidir. Saygın bir duruş sergilemelidir.

Veliyi toplantıya nasıl odaklarsınız? Gündem maddelerine geçmeden önce, minik bir hikaye ile ortam toplantıya hazır hale getirilebilir.

Toplantı Sonrasında Atılacak Önemli Adımlar
Geri bildirimde bulunun: Katılan velilere sonradan bir teşekkür mesajı göndermek, bir daha ki toplantıya pozitif bir yatırım yapmak olur. Bu yüzden toplantıdan birkaç saat sonra, katılanlara bir teşekkür mesajı göndermek iyi olur.

Kararları paylaşın: Toplantıda alınan kararlar, e-posta ile paylaşılabilir. Bu ciddiyet ifadesidir.

Katılamayan velilere ulaşın: Toplantıya katılamayan veliler aranmalı ve katılamama gerekçeleri dinlenmelidir. Bundan sonraki toplantıya katılımları konusunda ısrarcı olunmalıdır.


 “Velilerin okula karşı tutumlarında, kendi okul yıllarındaki anılarının etkisi büyüktür”
Okula karşı olumsuz anıları olan bir veli, ilişki kurmakta zorlanabilir. Bu algıyı değiştirmenin ilk adımı, öğretmenin yaklaşımıdır. Çocuğun gelişimini yakından takip eden, pozitif bir tutum sergileyen bir öğretmen, o kaygıları ortadan kaldırabilir.

Bunun için veli toplantılarını iyi değerlendirmek gerekir. Yani velilere sürekli olumsuz geri bildirimler vermek, çocuğu ile ilgili hoşlanmayacağı konuları herkesin içinde paylaşmak veya velilere karşı olumsuz ifadeler kullanmak yerine; veli toplantısını fırsat toplantısına çevirmek, sınıf için motivasyonu arttırmak, öğretmen – veli iş birliğini pekiştirecek bir tutumdur.

Her anne-baba, çocuğu ile ilgili iyi şeyler duymak ister. O halde, çocuklarla ilgili iyi haberler vermek, güzel bir başlangıç olacaktır. Ayrıca bu durum, öğretmenin çocuklar ile ilgilendiğini hissettirecektir.

Veliler okula geldiğinde güler yüzle karşılanmalı ve ilgi gösterilmelidir. Öğretmen sınıfının kapısında bulunup, gelen velilerini karşılarsa, aynı güzellikte sınıfa davet ederse bu olumlu hava toplantıya da yansıyacaktır. Hem başta değindiğimiz okula, öğretmene karşı olumsuz algısı olan velilerin de rahatlamalarını sağlayacaktır. Burada abartılı hareketler yapmayıp, doğal olmak çok önemlidir.
Toplantı esnasında da çocukların olumsuz davranışları, anne-babaların yüzüne vurulmamalıdır. Onları toplum içinde rencide etmek uygun bir davranış değildir.  Okul – aile ilişkilerinde velilerde görülen bazı olumsuz tutumlar olabilir. Bu tutumları önceden fark ederek, ilişkinin olumsuz yönde gelişmesini önleyici yaklaşım sergilemesi gereklidir.
Veli Görüşmelerinde Bu Durumlarla Sıkça Karşılaşabilirsiniz.
Çocuğu suçlamak

Genellikle veli, öğretmenin çocuktan şikayet edeceği beklentisi ve kaygısıyla görüşmeye gelir. Bu kaygıyla öğretmenden önce kendisi çocuğun “söz dinlemez, ilgisiz, haylaz …vb. olduğu şeklinde şikayetlerle öğretmenin suçlamalarına “kendini hazırlama” çabası içinde olur. Buradaki mesaj şudur, veli öğretmene “Evet, biliyorum çocuğumdan şikayetleriniz var ve bunda haklısınız. Ben sizi suçlayamam, suçlu olan benim çocuğum” gibi.

Öğretmeni suçlamak

Birçok durumda veli “savunucu” bir tutumla suçlamalarını açıktan ya da örtülü biçimde öğretmene ve okula yöneltir. Buradaki mesaj şudur: “Efendim çocuğu eğitmek sizin göreviniz. Görevinizi iyi yapsanız hiçbir sorun çıkmaz. Aksayan yönler varsa, okulun ve öğretmenin hatalarından kaynaklanıyor”.

Diğerlerini suçlamak

Veli çocuktaki sorunlu durumlar için genellikle- kendi dışındaki- başka kişileri veya başka etmenleri suçlayabilir. Örneğin babasının onu şımarttığı, ağabeyin kötü örnek olduğu veya geçirdiği bir hastalığı, evden uzak kalması vb. başka etmenler üzerinde durur. Buradaki mesaj ise “Sizin ve benim dışımda, bizim sorumlu olmadığımız başka etkenler çocuk üzerinde bu durumu/sorunu yaratıyor” şeklindedir.

Veli görüşmeleri incelendiğinde burada söz edilen bu üç tavır sıklıkla görülür. Öğretmen eğer çocuğu veya aileyi suçlarsa veli savunma tutumuna girer. Bu yaklaşım tarzı genellikle sorunu çözmek yerine daha da güçleştirir.

Peki çözüm nedir?

Suçlamak ve savunmak hiçbir şekilde çözüm olmadığına göre “suçlu” aramaktan vazgeçilmelidir. Sadece “soruna yol açan nedenler” araştırılabilir. Ancak amaç suçluyu bulmak ve rahatlama değil, olumuz etkenleri ortadan kaldırmak ya da hiç değilse kontrol altına almak olmalıdır.

Bunun için de ilk yapılacak şey “işbirliği”dir. Ortada bir sorun varsa, bu sorunu çözmek için neler yapılabileceğini birlikte araştırmaktır.”

Eğer öğretmen başta ifade edilen temel yaklaşımı çok açık ortaya koyar ve bu tutumu benimserse velinin suçlayıcı ya da savunucu tutumlara girmesine gerek kalmaz. Öğretmen veliye, okulun ve ailenin amacının ortak olduğunu, çocuğun gelişimine ve uyumuna yardımcı olabilmek için işbirliği yapma isteğini ve beklentisini baştan ortaya koyarsa işler kolaylaşır. Öğretmenin bu tutumunu gören veli, sonraki görüşmelere daha istekle gelir, kaygılanmaz ve öğretmenin söylediklerini daha kolay benimser. Veli görüşmelerinde de öğretmen daha önce, görüşmenin yapılması ile ilgili açıklanan hususlara dikkat etmelidir.

Veli Toplantılarının Yargılamaya Dönüşmesine İzin Vermeyin
Veli görüşmelerinde rehberlik anlayışına çok ters bir uygulama ne yazık ki birçok okulda “veli toplantıları” adı altında sürüyor. Veli toplantılarına giderken hangi anne-baba sıkılmaz, kaygılanmaz, gerginlik duymaz?

Birçok okulda uygulama şöyledir: Veliler bir sınıfa toplanır, çocuklarının sıralarına oturtulur ve öğretmenler öğrencinin ismini okuyunca veli ayağa kalkar ve “suçlu yargılanır”! Veli, bütün diğer velilerin huzurunda çocuğu ile ilgili şikayetleri dinlemek zorunda kalır. Çok az veli bu yargılanmadan “göğsü kabararak” çıkar. Gerçek şu ki çoğu veli bu toplantıdan örselenmiş bir halde çıkar ve bunun acısını da evde çocuktan çıkarır. Veliler kim bilir kaç kez bu olumsuz yaşantıyı yaşamamak için “veli toplantısı”na gitmemiş ya da büyük bir gerginlikle gitmiştir?

Peki veli toplantıları nasıl olmalıdır? Kuşkusuz farklı uygulamalar yapan okullar vardır. Burada bir alternatif olarak şöyle bir yol önerilebilir: Veliler sınıfa, ya da bir salona toplandıktan sonra okul müdürü ve öğretmen önce genel açıklamalar ile okulun velilerden beklentilerini ortaya koyar ve velilerin okuldan beklentilerini söylemelerine fırsat verir.

Ortak kararların alınması için ortam önemlidir. Alınacak bazı kararlar varsa velilerin birbirleriyle konuşup etkileşip bir sonuca varabileceklerini belirterek bunun için uygun bir ortam hazırlanır. Bu amaçla velilere çay içip konuşabilecekleri (aynı sınıfta veya başka bir salonda) bir yer gösterilir. Veliler çay içip birbirleriyle sohbet ederken, her veli sırayla öğretmenin masasına gelip çocuğu hakkında kısa görüşmeleri yapar, bilgi alır. Böylece çocuğu hakkındaki durumu bir mahkeme salonu gibi, herkesin huzurunda değil, sadece kendisi öğrenmiş olur. Bu yaklaşım velilerin rahatlamalarını sağlayabileceği gibi birbirleriyle etkileşimlerine fırsat verir, okula karşı yapıcı önerilerin, işbirliğinin gelişmesi için uygun bir ortam yaratır. Bu çay-pasta ikramının ayakta ve velilerin hareketli bir durumda, etkileşimlerini sağlayacak bir şekilde olması tercih edilir. Düzenlemede velilerin görüş ve katkıları alınabilir.

Kısa Bağlantı : http://clss.link/1WKbeXh

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber