Bu haber kez okundu.

“Ücretli Öğretmenlik” meslek midir, değil midir?

TDK’nun Türkçe sözlüğünde “meslek” kelimesi şöyle tanımlanıyor. “Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş”. Bu tanımı şimdilik bir kenara not edelim.


Ülkemiz olarak genç ve dinamik bir nüfusa sahibiz. 75 milyonluk nüfusumuzla dünyada hatırı sayılır bir yere sahibiz. Bu nüfus içerisinde 17 milyon ilk, orta ve lise öğrencisi mevcuttur. Bunun yanında da 3 milyona yakın üniversite öğrencisi bulunmaktadır. Bu 20 milyonluk öğrenci nüfusuna da yaklaşık 1 milyonluk öğretmen kadrosu eğitim-öğretim vermektedir. Bu verdiğimiz öğrenci ve öğretmen sayıları bir çok ülkenin nüfusundan daha fazladır.


Her yıl okullarını tamamlayıp mezun olan öğrencilerden bir kısmı hemen çalışma hayatına katılmaktadır. Öğrencilerden bir kısmı ise daha üst eğitime devam etmekte, bir bölümü de isteğine uygun iş bulamadığı için işsizler kervanına katılmaktadır. Bu genç nüfus ve içerisinde bulundukları aile bireylerinin sayısını ortalama 3 ile çarparsak, eğitimli kişilerin işsizliğinin de ülkemiz nüfusunun büyükçe bir oranını direk veya dolaylı olarak etkilediğini görürüz.


Biz şimdi ilk paragrafta bir kenara not ettiğimiz “meslek” tanımına dönelim. “Ücretli Öğretmenlik” TDK’nın tanımını yaptığı meslek gruplarından biri içerisinde yer alır mı? Cevabı ararken aklıma yıllardır tartışılan ve hâlâ cevabı kesin olarak bulunamayan “Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan?” sorusu geldi. Bizim sorumuz bu kadar girift olmasa da yine de “Meslektir.” veya “Meslek değildir.” cevabını verenlerin doneleri ile tezlerini güçlendirebilecekleri konumda bir sorudur. Cevabı aramayı sürdürmek kolay olmasa da biz tartışmaya devam ederken ücretli öğretmenler de çalışmaya devam edeceklerdir.


“Ücretli Öğretmenlik” her kim akıl etti ise yıllardır eğitim sistemimizin bir parçası haline gelmiştir. “Ücretli Öğretmenlik” her hangi bir sebeple uzun süreli izne ayrılan veya okullarda kadro yetersizliği nedeni ole boş olan derslerin doldurulması için oluşturulmuş bir geçici öğretmenlik modelidir. Ücretli öğretmenlik yapmak için; üniversite veya yüksekokul mezunu olmak ve belgelerini ilçe milli eğitim müdürlüklerine dilekçe ile vererek müracaat etmek gerekmektedir. Ders açığı olan okul müdürlükleri de ilçe milli eğitim müdürlüklerine yazdıkları bir yazı ile bu ücretli öğretmenlerin okullarında çalışmalarını istemekte ve hala bir meslek mi olduğuna tam kanaat getiremediğimiz ücretli öğretmen göreve başlamaktadır.


İlk bakışta göze hoş görünen bu durum; okuldaki derslerin boş geçmesi, öğrencilerin en azından ücretli öğretmenle muhatap olması, işsiz olan genç nüfusa geçici de olsa bir iş imkânı sağlanması sorunları bir süreliğine ertelemektedir. Fakat süreç içerisinde bizleri daha farklı problemler beklemektedir.


Ücretli öğretmenlerin büyük bölümü eğitim fakültesi mezunu olmadıkları için öncelikle eğitim öğretimin kalitesi ve öğrenci öğretmen ilişkisinde bazı sorunlar baş göstermektedir. Sonrasında ücretli öğretmenler girdikleri ders saati karşılığı ek ders ücreti üzerinden bir ücret aldıkları için ellerine geçen para, kadrolu öğretmenlere göre çok az olmaktadır. Bir süre sonra medyada çok sık rastlanan “Ücretli öğretmenlik mi, ücretli kölelik mi?” haberleri ile karşı karşıya kalmaktayız. 


Bu gün ülkemizde 80 bine yakın ücretli öğretmen görev yapmaktadır. Bu ücretli öğretmenlerin tamamı bu işi geçici süreliğine, asıl mesleklerine başlayana kadar meşgul olacakları bir iş olarak görmektedirler. Uygulamalarda da görüldüğü gibi daha iyi şartlarda bir iş bulan ücretli öğretmen bu görevini hemen bırakmaktadır. Fakat asıl mesleğinde iş bulamayıp yıllardır ücretli öğretmenlik yapan, nerede ise bu işi bir meslek hâline getiren kişiler de mevcuttur.


Yazımızın başlığındaki sorunun cevabını biraz da siz düşünün. Çünkü işin başında olan MEB 100 bine yakın öğretmen açığını kapatmadığı sürece (Ki yakın zamanda kapatabileceğini düşünmüyorum.) ve bu konuda yeni bir sistem bulup uygulamaya koyana kadar biz daha çok “Ücretli Öğretmenlik” meselesini konuşacağa benzeriz. Son söz olarak artık kangren olmaya dönüşen bu sisteme bir çare bulmanın zamanı gelmiş ve maalesef geçmektedir.


Hepinize iyi bir hafta sonu diyorum. (14.02.2014)


www.twitter.com/ekremaytar         

 


memurhaber.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber