Bu haber kez okundu.

Türkiye de Din Kültürü Dersleri ve Perde Arkası



Son on yılda bilhassa hükümetin okullarda Din dersi yönelimi ile ciddi önem verildi, muhalefetin aşırı karşıtlığına rağmen hükümetin sahip çıkması ve koruması oldu ve hatta son yıllarda buna ek olarak ‘’Kuran’ı Kerim’’ ve ‘’Hz Muhammed’in’’ hayatı dersleri de eklendi.

Ne zaman Din Kültürü yani Din dersine laf gelse hükümet sanki kendisine edilmiş gibi kalkan mahiyetinde karşısında durdu sahip çıktı. 

Sadece bununla da kalmadı, ‘’Dindar Nesil’’ politikasıyla bunu daha ileriye taşıdı öyle ki yıllardır katsayı uygulaması ile mağdur edilen kapatılan İmam hatip okulları ve liselerine itibarları tekrar katsayı rezilliğini sona erdirerek verildi. 
Ve ‘’İmam Hatipler milletin göz bebeği olacak’’ diyerek önce kapatılan ortaokul kısmı açıldı daha sonra da eskiden olduğu gibi hatta fazlasıyla İmam hatip Okulları ve Liseleri açıldı. Hele ki 2014 eğitim sezonu başladığında artık mahallemizin, sokağımızın okulu bile İmam hatip’e dönüştürüldü ve yüzlerce yeni İmam hatip okulu açılmış oldu. 

Hükümet sadece Din kültürü, Kuran-ı kerim, siyer derslerini müfredatlara koymakla ve yeni İmam hatip okulları açmakla yetinmedi aynı zamanda bu yeni ders ve okullar için eleman yetiştirmeye çalıştı. 

Bu yüzden ülkede sadece üç, beş üniversitede bulunan ‘’Din kültürü ve Ahlak bilgisi Öğretmenliği’’ bölümünü önce İlahiyat fakültelerinden eğitim fakültelerine aldı sonra da başka Üniversitelerde de yeni bölümler açtı. Bununla beraber yine bir kaç üniversitede bulunan İlahiyat fakültelerinin sayılarını arttırdı.

Şu an otuzdan fazla ‘’Din kültürü ve Ahlak bilgisi öğretmenliği’’ bölümü ve yetmiş’e yakın İlahiyat Fakültesi açılmış bulunmakta ve bu yeni bölümlerle beraber binlerce yeni Öğrenci yerleştirildi.

Elbette olması gereken bir durum bu ve bununla da gurur duyuyoruz.
Buraya kadar her şey normal, yani Hükümet'in politikası sadece laftan ibaret değil bunu görüyoruz. Hem din derslerine gereken önemi verdi ve yeni İmam hatip okulları açtı hem de buna eleman yetiştirme adına Din Kültürü bölümü ve İlahiyat fakülteleri açıyor.

Öyle ki Yakında imam hatip ana okulları hatta İmam hatip üniversitelerinden bile bahsedebiliriz. 

Buraya kadar her şey norma, hükümet halkın talebini elinden geldiğince 
Ama ne oldu anlamadık eğitim Fakültelerinde bulunan Din kültürü Öğretmenliği bölümünün alanında yetersiz olduğu sesleri yükseldi, bunu bölüme mensup olanlarda kabul etti ve en az iki üz defa müfredatta iyileştirmeye gidildi, düzenlemeler yapıldı.

Diğer taraftan da İlahiyat fakültelerine verilen pedagojik formasyon hakları ellerinden alındı, Ve eğitim fakültelerinde bulunan din kültürü bölümleri de İlahiyat fakültelerine aktarıldı, herhalde amaç öğretmenlik haklarını bu şekilde engellemekti, Birkaç dava sonucu mevcut öğrenciler Eğitim fakültesinde devam etti yeni öğrenci yerleştirmeleri de İlahiyat fakültesi bünyesinde Gerçekleşti. 

Tam her şey tamam dedik diğer Sene yani 2013 sonunda Din kültürü öğretmenliği bölümü tamamen kapatıldı. Evet yanlış duymadınız hükümetin bu kadar savunduğu arkasında durduğu ders için yetiştirilen öğretmenlerin bölümü din Kültürü tamamen kapatıldı ve 2014 ÖSYM yerleştirmesinde öğrenci alımı yapılmadı bunun yerine İlahiyat fakülteleri bünyesinde bu alanda öğretmen yetiştirmeleri yapılacakmış. 

İlahiyata alındığı için fazla tepki gösterilmedi bir nevi ikisi aynı görüldü ve Din kültürü bölümü kapatılırken mevcut öğrencilerin kazanılmış haklarının korunacağı sözü verildi. 

Ama ne yazık ki 2014 öğretmen atamalarında sanki din kültürü öğretmenliği bölümü yokmuş gibi atamalar yapıldı. Ve diğer branşlar da (Matematik, edebiyat, Tarih) bulunan ve uygulanan öncelik hakkı Din kültürü öğretmenliği bölümü için uygulanmadı. Bunun yanında Milli eğitim Öğretmen açığı en fazla yaklaşık 19 bin ile din kültürü olmasına rağmen kontenjan olarak sadece 3,300 kontenjan verildi hele ki bu kadar açılan İmam hatip meslek dersleri için ise sadece 900 civarında kontenjan verildi, ilahiyat fakültelerinde formasyon zulmü ise cabası. Yani adamlar din kültürü ve İmam hatip meslek dersi öğretmenlerini atamamak için resmen direniyor.

Şimdi ‘’madem müfredatlara bu kadar yeni ders eklendi ve bu kadar yeni İmam hatip okulları açıldı ve YÖK, formasyon vermiyor aynı zaman da MEB ise atama yapmıyor peki bu derslere kim giriyor?’’ ya da ‘’AİHM’nin Din dersi hakkında verdiği karara karşı dik duran, din dersini savunan hükümetin bu çabaları boşuna mı gidiyor?’’ diye sorular soruyorsunuzdur. 

Şu an bu derslere maalesef ki ya alakasız branşlar da öğretmenler kendi aralarında ek ders olarak paylaşıyor, ya okulun müdürü kendisi giriyor ya da ücretli çalışan üniversite mezunları giriyor hatta öğretmen bulamadıkları için okul hizmetlisi bile giriyor. Ayrıca yeni açılan İmam hatip okullarına meslek dersi öğretmenleri atanmadıysa buralarda mesleki derslere kim giriyor? bunu bende merak ediyorum çünkü bu kadar ilahiyatçı formasyon bile alamıyor alanlara mesleki branşta kontenjan bile verilmiyor. Bu derslere kimin girdiğini sorgulamamak mümkün değil. Yoksa sadece tabela İmam hatipleri mi açılıyor? Diye sormadan da edemiyorum.

İkinci soruyu da sizlere bırakıyorum, yani hükümetin çabaları boşuna mı değil mi siz değerlendirin. 

Şimdi sadece şunları sormak istiyorum. Hükümet din dersleri ve imam hatip okulları için bu kadar mücadele ederken YÖK ve Milli eğitim bakanlığı içinde Din dersine ve İmam hatip okullarına engel olmak ya da ellerinden geldiğince durdurmak isteyenler kimler. MEB' de özellikle din dersine karşı bir yapılanma mı var?

Biz de elimizde belge olmadığı için kesin konuşamıyoruz ve birilerine bu şekilde ithamda bulunamadığımız için sadece soruyoruz. Öyle ya her şey bu kadar ortadayken YÖK’ün bilhassa MEB’in bu uygulamaları hiç normal değil resmen saman altından su yürüterek durdurulmak isteniyor.

Hükümetin derhal bu duruma el atması gerekiyor ve bu garip davranışları sorgulaması soruşturması gerekiyor. Hiç kimsenin din derslerini ve imam hatip okullarını engellemeye, ayak bağı olmaya hakkı yoktur. 

Öncelikle kapatılan Din kültürü bölümün de bulunan mevcut öğrencilerin en az üç sınıf için haklarının korunması ve tüm branşlar için uygulanan öncelik hakkının onlara da geri verilmesi ve İlahiyatçıların ise en az sadece mesleki dersler yönünden iki branşta atamalarının yapılması ile beraber pedagojik formasyon haklarının da birinci sınıftan itibaren ciddi bir eğitim ile verilmesi gerekiyor. Ardından YÖK için de ve MEB komisyonlarında bulunan ve art niyetli kişi ve örgütlerin tespit edilip açığa alınması gerekiyor. 

Halkımız sadece medya üzerinden takip ediyor ve din dersleri ile İmam Hatip okulları için seviniyor. Hükümet ise halkın taleplerini yerine getirmek için var gücüyle çalışıyor. Hem din dersleri ile İmam Hatip okulları hem de Din kültürü öğretmenliği bölümü ile İlahiyat fakültelerine ciddi derecede önem veriyor. 

Ama gel gör ki MEB de sessiz sedasız bu duruma engel olan ve hükümetin birçok çabasını boşa çıkartanlar ve boşa çıkartmak isteyenler var. 

Yorumu sizlere bırakıyorum. Yani Din derslerine, imam hatiplilere, Din kültürü öğretmenliği bölümü ve İlahiyatçılara bu kadar önem veren devlet neden Din Kültürü bölümünü kapatıp İlahiyatçılara Formasyon vermeyip Öğretmen atamalarında ,da engellemeye çalışsın? Varın siz düşünün artık. 

Mehmet Nebioğlu

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber