Bu haber kez okundu.

Test odaklı çalışmak öğrencilere neden zarar veriyor?



 
Ticari kaygılar gözetilerek, eğitim ilkelerine dikkat edilmeden hazırlanan bir test kitabının alınması ve bunun öğrenciler tarafından çözülmesi rahat bir durum öğretmen açısından. Sınıf içinde yapılan bu uygulama evlere de taşınmış durumda. Öğretmenler, sınıf seviyesi gözetmeden hazırlanmış bu kaynakları artık ödev kitabı olarak kullanıyorlar.

Belirtilen sayfa aralığını yapan öğrenci sınıfın en çalışkan öğrencisi konumuna geliyor. Aylık yapılan sözde deneme sınavlarıyla da öğrenciler futbol takımları gibi sıralanıyorlar. Aileler ve öğretmenler bu sıralamaya göre öğrencilerin durumlarını değerlendiriyorlar.

Eğitim ve öğretimin kalitesi azaltan, sınıf ortamlarını sıkıcı bir hale getiren bu yapıya daha yakından göz atalım.

Test odaklı çalışmak öğrencilere neden zarar veriyor?
1. Okullarda yapılan eğitim ve öğretimin amacı, çocuğu hayata hazırlamaktır. Hayat her zaman beş seçenekten fazlasını sunar. Bir sorunun çok sayıda çözüm yolu vardır. Çocuklarımızı beş seçeneğe odaklamış durumdayız. Bu şekilde çocuklarımızı sınırlı düşünmeye zorluyoruz.

2. Test çözen bir öğrencinin soru hakkında yeterli bilgi sahibi olmasına gerek yoktur. Sunulan seçenekler arasından en mantıklısının seçilmesi bizi doğruya ulaştırır. “Bazen bilmesek de doğru yapabiliriz.” düşüncesi çocuk açısından tehlikelidir. Bu durum çocuğu hazırcılığa alıştırmaktadır. Hayatta her zaman size çözüm yolları sıralanmaz. Çözüm yollarını sizin bulmanız gerekir. Bu şekilde çözüm üretemeyen, yorum yapamayan, sunulan sınırlı seçenek arasından en iyisini tercih eden çocuklar yetiştiririz.

3. Dersler, çocuğu hayata hazırlamalıdır demiştik. Bu hayata hazırlama, derslerde uygulanacak farklı yöntem ve tekniklerle olur. Çocuk; sınıfta uygulama yapmalı, somut deneyimler yaşamalı, çevresini gözlemeli, geziler yapmalı, tartışmalı, durumları canlandırmalı. Kısacası öğrendiklerini uygulama fırsatı bulmalı. Bir fen dersinde deney yapılmadığını, dersin sadece test çözülerek işlendiğini düşünün. Yapılan öğretimin kalıcılığını sizce konuşmaya gerek var mı?

4. Artık sınıflar sıkıcı ve öğrenme heyecanından uzaklaşmış durumda. Çocukların çantaları ticari kaygılarla, sınıf seviyesine dikkat edilmeden, programın gerçekleşmesini istediği kazanımlar önemsenmeden hazırlanmış test kitaplarıyla dolu durumda. Kendinizi öğrencilerin yerine koymayı deneyin. Okulda öğretmenler sizi çözdüğünüz test sayısıyla yargılıyorlar ve eve gidince belli sayıda test çözmek zorundasınız. Sizce bir sonraki gün okula gelmeye gerek var mı?

5. Uyguladığımız bu yöntemle birlikte, kendini yeterince ifade edemeyen, düşüncelerini yazı yazarak açıklayamayan, bir konuda çevresiyle tartışamayan, herhangi bir konuda merak taşımayan ve araştırma isteği duymayan bir grup yetişiyor. Türkçe derslerinde bile yazı yazmak, şiir okumak öğrenciler tarafından çok zor faaliyetler olarak görülüyor.

6. Test tekniği ile sınırlı becerileri ölçebiliriz. Analiz, sentez gibi üst düzey becerileri bu teknikle ölçmek zordur. Sürekli ölçme ve değerlendirme aracı olarak testin kullanılması bazı becerilerin göz ardı edildiği anlamına gelmektedir. Uygulama, analiz, sentez basamaklarına değinilmeden yapılan ölçme sadece anlık sahip olduğumuz ezberlenmiş bilgiyi ölçer.

Elimizde çok değerli genç bir nüfus var. Bu insan değerini daha bilinçli bir şekilde yetiştirmek başta biz eğitimcilerin görevidir. Atatürk’ün bizlere emanet ettiği bu nesli hak ettiği gibi eğitmeliyiz. Yoksa geriye baktığımızda övünülecek bir eser bulamayız.
Yazar: Sınıf Öğretmeni Enes SÜKÜT

Kaynak: http://blog.classloom.com/tr/test-odakli-egitim-sisteminin-zararlari/
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber