Bu haber kez okundu.

SİLİK ÇOCUK MU, GÜÇLÜ ÇOCUK MU? KARARI SİZ VERİN…

 BİZ YETİŞKİNLER NASIL ÇABUK BÜYÜYORUZ DEĞİL Mİ? ÇOCUKKEN KURDUĞUMUZ HAYALLERİ, YAŞADIKLARIMIZI, BİR BÜYÜK OLSAK BUNLARI YAPMAZ DİYE KENDİMİZE VERDİĞİMİZ SÖZLERİ NASIL UNUTUYORUZ?

Biz yetişkinler nasıl çabuk büyüyoruz değil mi? Çocukken kurduğumuz hayalleri, yaşadıklarımızı, bir büyük olsak bunları yapmaz diye kendimize verdiğimiz sözleri nasıl unutuyoruz?


Niye mi söylüyorum? Çünkü, ben yaşıyorum da ondan. Küçükken bir çocuğum olsa onun her istediğini yapardım diyordum, bakıyorum şimdi her istediğine “hayır!” diyorum.


Yetişkin olduğumda çocuğumu dinler, onunla asla çatışmazdım diyorum şimdi alasını yapıyorum.


Bakıyorum, sadece ben değil çevremdeki birçok kişi böyle. Hele “benim zamanımda…” diye başlayan büyüklerden nefret ediyordum. 40’lı yaşları devirirken kendimi bu sözlere başlarken görüyorum, üstelik bundan hafif hafif de gururlanıyorum.


Oğlumu sık sık “Ben senin yaşındayken…”diye uyarırken kendimi yakalıyorum, üstelik bir de haklı olduğuma inanıyorum.


Yok yok siz bunları sakın yapmayın.


Çocuğunuzun da sesi çıksın, kendini ifade etsin. Oğlum daha küçük yaşlarda iken hoş bunun dersini gayet iyi almış, onunla güç savaşına her girdiğimde kaybetmiştim ama. Sanırım zaman hızla geçiyor ve hafızamız hep bizi yanıltıyor. Bakıyorum ara ara yine onunla güç savaşına giriyor, hatta bazen galip gelmek adına yanlış da olsa bazı şeylerde diretiyorum.


Kendi Olmayan, Büyüklerinin Gözüne Girmek için Öyleymiş Gibi Davrananlara Dikkat!


Aslında büyüklerinin istediği gibi davranan, onların her talimatına, öğütüne uyan ya da uyuyormuş gibi davranan ama içinde fırtınalar esen çocukları ben pek sevmiyorum. Özellikle bazı kız çocukları bu role girmeyi çok seviyor. Uzmanlar onlara “uygulu” çocuk diyor. Yani kendi olmayan, büyüklerinin gözüne girmek için öyleymiş gibi davrananlara dikkat!


Oğlumun bir arkadaşı vardı. Her bize geldiğinde eline kitabı alır, “Nuran Teyze ben kitap okumayı çok seviyorum, kitap okumadan yatmıyorum!Televizyondan nefret ediyorum ” diyerek göz ucuyla da oğlumu süzüyordu. Oysa filmleri izlemek için can atıyor, bir yandan da bizde kaldığı zamanlar oğlumu o filmleri seyretmek için el altından baştan çıkarmaya çalışıyordu.


Sadece benim onu görmek istediğim gibi davranıyordu. Sevimli kız, cici kız rolünü üstleniyordu.


Aslında bir çocuk için bu çok tehlikeli bir şeymiş anladım. Yani kendi gibi davranmıyor, büyüklerinin isteğine göre rollerini seçiyor.


Aman anneler dikkat! Bu tuzaklara düşmeyin.


Çocuğunuzla çatışın, güç savaşına girin. Bırakın o gücünü göstersin, ama karakterini silmesin, sizin istediğiniz gibi davranmasın. Biliyorum öyle çocuk çok ideal, ama ya büyüdüğünde, yetişkin olduğunda ne oluyor diyorsunuz?


Silik, tepkisiz, karakteri oturmamış bir baba ya da anne…


Hoşunuza gitti mi?


Yok yok siz vazgeçin, empati kurun, bırakın özgürce çocuğunuz kendini ifade etsin.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber