Bu haber kez okundu.

Sevgili Veli: Çocuğunuzun Evde Unuttuklarını Okula Siz Getirmeyin!

Florida’nın Seminole bölgesinde bulunan bir okulun bir kuralı var. Bu kural okulun girişinde bile asılı: “Öğrencilerin ve velilerin dikkatine; öğle yemeği, çanta, ödevler ve spor malzemeleri gibi evde unutulduğu için sonradan veliler tarafından okula bırakılan eşyaları kabul etmiyoruz. Lütfen planlamanızı buna göre yapın.”
Lake Mary Lisesi yaygın bir duruma dönüştüğünü düşündüğü için bu duruma karşı çıkıyor: Çocukları, o gün okula getirmeleri gereken şeyleri unuttuğunda (ki çocuklar genelde unutur) unutulan eşyaları okula getirip onları kurtaran ve bu durumun sonuçlarıyla çocuklarının yüzleşmesini istemeyen aileler.
Benzer bir durum, çocuğunun okuduğu okulda bir muhabirin de dikkatini çekti. “Oğlum başka bir okula gidiyor ve birçok velinin çocuklarının unuttuklarını okula getirdikleri görüyorum” diye anlatıyor muhabir. “Açık söylemek gerekirse, geçenlerde oğlumun odasında unuttuğu bir defteri okuduğu okula ben de götürdüm. Bu yüzden Lake Mary Lisesi’nin girişinde asılı olan yazı ve ardında yatan kural bana oldukça çarpıcı geldi. Müdürün gerekçesi, lisenin unutulan eşyalar için aldığı aşırı önlem ve velilerden beklenen “çocuğunu kurtarmama” politikası oldukça etkileyici.”
Peki ama bu okul, velileri en küçük davranışlarına kadar yönetmeye mi çalışıyordu yoksa kesinlikle doğru bir şey mi yapıyordu? Pek çok yazar ve blog okuyucusu, uzun bir süre bir velinin unutulan eşyaları okula getirip getirmemesi fikrini tartıştılar. “Hatanın Hediyesi: En İyi Ebeveynler Çocuklarının Başarılı Olması İçin Kontrolü Bırakmayı Nasıl Öğreniyor?” kitabının yazarı Jessica Lahey, bir keresinde oğlunun unuttuğu ödevini, işe ondan geç gittiği halde nasıl okula götürmeyip masada bıraktığını anlatıyor:
“Nasıl bir ödevi sadece yapmanın yeterli olmadığını konuştuk oğlumla. Ödevi çantasına koymak ve okula götürmek onun göreviydi” diyor Lahey. Lahey’e göre bu oğlu için önemli bir dönüm noktası oldu: Sabahları okula giderken yanına alması gerekenleri ona hatırlatan bir liste yaptı ve bu liste hala buzdolabının üzerinde asılı duruyor.
Yazar Catherine Newman ise farklı bir açıdan yaklaşarak “Çocuklarımızı kurtarmayalım demek, onların bocalamasına izin verelim demek olmamalıdır” diyor. Bu, Lake Mary Lisesi’sinin yaklaşımı ile hiç de bağdaşmıyor. Newman’a göre okulun yaklaşımının dayanak noktası kulağa oldukça doğru geliyordu: Çocuklarınıza onların kendi eylemlerinin doğal sonuçlarını yaşamalarına izin vererek, kendileri için sorumluluk almayı öğretin.
“Fakat, geçenlerde yere bir miktar un döktüğümde, oğlumun aceleyle elinde süpürge ile içeri girişini ve onun doğasındaki iyiliği düşünüyorum. Sonra da böyle yapmak yerine onu şunu söylerken gözümde canlandırıyorum: ‘Umarım bundan sonra daha dikkatli olursun’”. Newman’ın önerdiği daha orta noktada bir şey: Bağımlılık değil, bağımsızlık değil, ama daha çok dayanışma gibi bir şey. Karşılıklı güveni kabullendiğimiz, işbirliğine güvendiğimiz ve cömertliği, şefkati ve yardımseverliği öğrettiğimiz bir dayanışma.
Bizim ailede durum biraz farklı. Unutulan bir malzemeyi götürebilmemiz ya da götürmeyi istememiz pek mümkün değil. (2 çalışan ebeveyn, 2 farklı okul, 1,5 saatlik bir mesafe). Bir isteği olduğunda bunu mesajla göndermesi için dört çocuktan sadece birinin telefonu var. Ama bir mucize gerçekleşirse, ki arada sırada oluyor bu, onlara yardım ediyoruz. Eğer unuttukları bir şeyi görebilirsek mutlaka onlara almalarını hatırlatıyoruz. Dayanışma önemli.
Çocuklarımız bazen başka ailelerin unutulan eşyaları okula getirmelerinin hiç de “adil” olmadığını söylüyor. Bence burada sormaya değer önemli bir soru var: Acaba her seferinde ailelerinin kurtardığı çocuklar mı daha avantajlı yoksa aileleri bunu yapmayan çocuklar mı?
Uygun olduğu sürece bunu yapmayacağını söylemek ve sonra da bir şekilde kendini bunu sıkça yaparken bulmak çok kolaydır. Tabii bizim ailedeki gibi şartlar neredeyse bunu asla mümkün kılmazsa. Açıkçası, unutulanı geri götürmeme veya çocuğunu kurtarmama politikasını ben sevdim ve memnuniyetle karşılıyorum. Ya siz?
Çeviri: Özlem Öztürk
Kaynak: http://parenting.blogs.nytimes.com/2015/09/14/dear-parent-if-your-child-left-it-home-dont-bring-it-in/?module=BlogPost-Title&version=Blog%20Main&contentCollection=U.S.&action=Click&pgtype=Blogs®ion=Body&_r=1

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber