Bu haber kez okundu.

Popüler kültür kıskacındaki gençlik

Hayatın en çalkantılı dönemi olan gençlik yıllarındaki bireylerin karşılaştıkları problemler ve gençleri bu problemlerin kucağına iten etmenler yıllarca sosyal bilimcileri meşgul etmiş,bu konuyla alakalı çeşitli  çalışmalar ortaya koymuşlardır. Bu çalışmaların sonucunda gençliğin en büyük probleminin ne olduğu konusunda farklı görüşler ortaya koymuşlardır. Bunlardan bazıları; şiddet, madde bağımlılığı, intihar vb dir. Peki ya sizce gerçekten gençliğin en büyük problemi nedir? Buna karar vermeden önce bir dedenin torunuyla yaşadığı bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Torununun okuldaki durumunu öğrenmek için okula giden dede; zayıf olan bazı derslerinden dolayı torununa biraz kızar. Biraz zaman geçince torununun kalbini kırdığını düşünür ve onun gönlünü alma adına iki gün önce gördükleri ve torununun çok hoşuna giden saati satın alıp gece torununun yastığının altına bırakır. Dede bilir ki torunu sabah katlığında saati görünce, dedesinin kendisine o saati aldığını anlayacak. Ama dedenin hiç tahmin etmediği bir şey olur. O gün yılbaşı gecesidir, çocuk uyandığında saati görür ve sevinçle salona koşup dedesinin hayatı boyunca unutamayacağı şu sözleri söyler: ‘DEDE BAK NOEL BABA EN SEVDİĞİM SAATİ BANA GETİRMİŞ’.

O sözlerin şokunu içinden atamayan dede birkaç gün sonra torununun okuluna tekrar gittiğinde, torununun dersleriyle ilgili kendisine bilgi veren öğretmenlerine şu sözleri söyler. “benim en samimi duygularımla torunuma aldığım hediyeyi noel babanın getirdiğini zandeden nesiller yetişiyor bence gençliğin en büyük problemi bu, ben sizden bu konuda yardımcı olmanızı  istiyorum” der.

Evet gençlerimiz gerçektende bizi biz yapan değerlerden yoksun büyüyor. Yukarıda bir dedenin başına gelen örneğin benzerleri gündelik hayatta bizlerinde karşısına çıkıyor. Acaba ne kadar farkındayız? Popüler kültürün kıskacında yetişen nesillerin ortaya koyduğu davranışları gerçekten problem olarak algılayabiliyor muyuz? Lütfen basit ama çevremizde her zaman karşılaştığımız aşağıdaki bazı örnekleri inceleyip öyle karar veriniz:

A)Sosyal hayatında 10 tane arkadaşı olmayan bir gencin internetteki msn adresinde 300 ün üzerinde arkadaşı olması sizce normal mi?

B)Okuldaki öğretmenlerine veya arkadaşlarına ; akşamki izlediği dizi karakterlerinin birbirine hitap ettiği şekilde hitap eden bir genç, ortaya koyduğu davranışın farkında mı?

C)Gençlerimiz ‘AŞK’ kavramını Leylanın Mecnunu, Keremin Aslıyı sevdiği şekilde mi algılıyor yoksa magazin programlarında gördüğü gibi günü birlik ilişkiler olarak mı?

Karar sizin ama unutmayalım bu gençlik hepimizin. Sizlerde yukarıda anlattığımız örnekleri normal bulmuyorsanız gençlerimizi kendi kültürel değerlerimizle yetiştirebilmenin yollarlını arayınız.

Hüsnü DURSUN

DERİK LİSESİ REHBER ÖĞRETMENİ

Kaynak: aktuelegitim.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber