Bu haber kez okundu.

Ortaokul Öğretmeninin Ebeveynlerden Beklentileri

Yaz dönemi uzundur, sevgili ebeveynler.

Ama bir öğretmen olarak-tam olarak bir ortaokul öğretmeni olarak- çocuğumu büyük sarı bir otobüse bindirme mutluluğu benim için kısa süreli çünkü başkalarının çocuklarını karşılamak üzere doğruca kendi okuluma gitmeliyim.

İnsanlar ortaokulda öğretmen olduğumu duyunca, bana karşı aniden bir sempati duyuyorlar ve ‘Bunu nasıl yapabildiğini bilemiyorum, benden çok daha iyisin’ satırları ağızlarından dökülüveriyor ve ben sadece onlara katılıyorum, dinliyorum ve gülümsüyorum, evet ben sizden daha iyiyim.

Sadece gülüyorum.

Aynı şeyi anaokulu öğretmenleri için de düşünüyorum, nasıl yapabildiklerini bilemiyorum. Ben yapamazdım. Ya da hemşireler. Ya da askerler. Yapamayacağım bir sürü meslek var ve çok çok minnettarım ki bunları yapabilecek insanlar var.

Ortaokul öğretmeni olmak, nasıl desem, ‘bir yetenek’. Evet, eğer günlerini çevresindeki 12-13 yaş arası çocuklarla harcayan az çoğunluktan biriyseniz, işte size ortaokul öğretmenlerinin bilmenizi istedikleri…Çünkü sizler bir şekilde ortaokul öğrencisiyle ya da öğretmeniyle haşır neşir olacaksanız bunları bilmeniz iyi olacaktır:

Bizler çocuklarınızı seviyoruz. Hayır, gerçekten seviyoruz.

Lütfen çocuklarınıza onları sevmediğimizi anlatmayın. Bu doğru değil. Sağlam ilişkiler kurabilmek için çok sıkı çalışıyoruz çünkü bu öğrenme ortamını daha verimli hale getiriyor(ve biz onları gerçekten seviyoruz), bu yüzden çocuklarınızı cesaretlendirin ve kişisel düşüncelerinizi kendinize saklayın. Bize güvenin, bu sadece çocuklarınıza zarar verir.

Onların sorumlu bireyler olmalarına yardım edin.

Ortaokul çağı idaresi güç bir dönemdir, çünkü artık ilkokul bebekleri değiller ama lise öğrencisi kadar özgür olmak için hazır da değiller. Bu aileler için de zorlu bir süreç çünkü çok yakında ergen olacak bu öğrencilerin yeni kimlikleriyle başa çıkmak zor olsa gerek. Onlara daha fazla sorumluluk vermeye başlayın, onları bazı konulardan yükümlü tutmaya çalışın. Ödevlerini, spor kıyafetlerini, öğle arası paralarını her unuttuklarında hatırlatmayın veya arkalarından getirmeyin. Çünkü böyle yaparsanız bu onlar için bir dahaki sefere hatırlanması gereken önemli bir şey olarak kalmayacak. Onlarlakendi iş ve ev hayatınızda nasıl organizeolabildiğinizi paylaşın. Böylelikle sorumluluk denen şeyin bir okul becerisi değil bir hayat becerisi olduğunu görmelerini sağlarsınız. Onlara nasıl başarılı olabileceklerini gösterin.

Çocuklarınıza derslerinde başarısız olduklarını söylemeyin.

Birçok insanın kıyaslama yapınca bazı şeylerde daha iyi olduğu her ne kadar doğru ise de, çocuklarınıza matematikte, dil bilgisinde ya da fende kötü olduklarını söylemek muhtemelen onların başarısını daha da aşağı çekecektir. Sizin matematikte iyi olmamanız, onların da kötü olacağı anlamına gelmez. Sizin okumayı sevmiyor olmanız gerçeği, onların da nefret edeceği anlamına gelmez. Onların başarısının çoğu sizlerin okul hakkındaki ve öğrenme hakkındaki tutumunuza bağlıdır ve lütfen mümkün olduğunca bu konuda pozitif olmaya çalışın. Her ne kadar olumlu hissetmeseniz de lütfen bunu onlara yansıtmayın.

Eğer çocuğunuzun okullailgili anlattıklarına inanmazsanız, söz veriyorum ben de onun evle ilgili anlattıklarına inanmam.

‘Kulaktan kulağa’ oyununu hatırlıyor musunuz? Bu oyunu aklınızda tutun ve çocuklarınız okuldan eve gelince onlarla bir şeyler paylaşın. Anlattıkları hikâyelere her zaman biraz kuşkuyla yaklaşın. Evet hala hikâyelerinde eksik, doğru olmayan bir şeyler varsa, öğretmenlerini arayın. Sorular sorun fakat bunu sakin bir kafayla yapın. Tüm detayları öğrenmeden gidip birine kızgın bir halde sormak, iyi sonuçlara neden olmayabilir. Emin olun çocuklarınız sizlere tüm hikâyeyi anlatmıyordur.(öğretmen olmuş inatçı bir çocuktan size tavsiye).

Ebeveyn olun, arkadaş değil.

Anlıyorum çok güzel çocuklar yetiştirdiniz ve onlarla arkadaş olmak istiyorsunuz. Fakat şimdilik bu sizin göreviniz değil. Onların daha fazla arkadaşa ihtiyacı yok, onların gerçekten iyi ebeveynlere ihtiyaçları var ki bu da sizin onlar için sınırlar koymanız, tutarlı olmanız, onlardan büyük beklentiler içinde olduğunuzu göstermeniz gibi zor işler bütününü kapsıyor böylelikle onların müthiş birer yetişkin olabildiğini göreceksiniz. Sonra onlarla arkadaş olabilirsiniz, ama şimdi, onların sadece ebeveynlere ihtiyacı var.

Eğer öğretmen değilseniz, lütfen işimize burnunuzu sokmayın.

Öğrencinizin en iyi nasıl öğrendiğini ya da geçmiş deneyimlerinizi paylaşmanız oların başarılı bu da demek oluyor ki yararlı olmasını sağlar. Ancak öğrenciniz her gün uğraştığım yüzlerce öğrenciden biriyse bana işimi nasıl yapacağımı söylemeniz yararlı olmayacaktır. Ve aslında uzun zaman önce okula gitmiş olmanız sizi eğitim ve öğretim konusunda bir uzman yapmaz. Bu sanki şuna benziyor, doktora düzenli olarak gidiyorum ve bir doktor olabilirim ya da araba kullanıyorum muhtemelen bir araba yapabilirim. Bizler her zaman sorulara açığız çünkü sizin de istediğiniz gibi çocuğunuzun başarılı olmasını istiyoruz. Fakat sokaktan herhangi birinin çıkıp bizim mesleğimizi icra ediyor olması hem mesleğimiz hem de çocuklarımız adına tehlikeli olacaktır.

Çocuklarınıza kitaplar okuyun, onlar hiç büyümez.

Ben otuz iki yaşında hala iyi okuyucuların olduğunu duymak isteyen yaşlı bir kadınım. Ve sizin ortaokul öğrenciniz de sizin ona bir şeyler okumanızı isteyecektir. Emin olun, çocuklarınıza bu yaşta okumanız etkileyici olacaktır. Birlikte okumanız için bir kitap serisi bulun. Onlara bireysel olarak ya da okulda ne okuduklarını sorun. Öğretmenlerin size tavsiye edebileceği serileri sorun. Birlikte onlarla bir şeyler okuyup karşılıklı oturup bir kitap üzerine odaklanıyor olmanız sizin onlar hakkında çok şey öğrenmenize yardımcı olacaktır. Bu kurgu, fantastik, biyografi ya da roman türü olabilir sadece ikinizin de seveceğiniz bir şeyler bulun ve ilişkinizin nasıl değişeceğine tanıklık edin.

Ve son olarak, burası sadece ortaokul.

Sevdiğim emekli öğretmenim Mr. Quick in de her zaman söylediği gibi: ‘Burası ortaokul, sevgili ebeveynler’ Bu yıllar her zaman hepimize sancılı ve gülünç deneyimler yaşatmıştır. Hepiniz bu yıllara dönüp baktığınızda ya da yıllıklarınıza baktığınızda eminim ne kadar gülünç göründüğünüzü göreceksinizdir. Tüm arkadaşlarınızın sizin için yazdıkları notları okuyun eğer utanmamış, sıkılmamışsanız o yıllarda bir hata var demektir. Bütün bunlar geçici yani. Ortaokul fırtınalı ve muhteşem yıllardır, birlikte üstesinden gelmeye çalışarak o yılları canlı tutabiliriz.


Kaynak: http://www.huffingtonpost.com/mary-e-graham/what-your-middle-school-teacher-wants-you-to-know_b_5760224.html
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber