Bu haber kez okundu.

Okula Başlama Yaşı

İngiltere’de bugün çocukların okula başlama ve okuma yazmayı öğrenme yaşı 4′e kadar inmiş durumda. Bu durumu protesto etmek amacıyla ülke genelinde başlatılan “Çok Fazla, Çok Erken” kampanyası çerçevesinde medya organlarında yayınlanan bir ilan, okula başlama yaşını değiştirmek için uzmanlar tarafından yapılan bir çağrı niteliğinde. 130 erken çocukluk dönemi eğitimcilerinin imzasının bulunduğu bu ilanı imzalayanlardan birisi de benim.
Gazetelerde yayınlanan ilan, oyun odaklı okul öncesi dönemin uzatılmasını ve İngiltere’deki okula başlama yaşının, çocukların gösterdiği yüksek akademik başarı ve duygusal gelişim ile ön plana çıkan pek çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi 7 yaşına kadar çekilmesi gerektiğini savunuyor.
Cambridge Üniversitesi Eğitim Fakültesi araştırmacılarından birisi olarak, çocukların okula başlamadan önce gelişimlerini tamamlamak için neden daha fazla zamana ihtiyaç duyduklarını kanıtlarıyla açıklamaya çalışacağım.
Yeni yapılan bir araştırmada, çocukların daha geç bir yaşta okula başlamasını destekleyen pek çok bilimsel bulguya ulaşıldı. Elde edilen bulgular, oyunun çocukların gelişimine getirdiği katkılarla ve 4 ila 5 yaş arasında okula başlamanın sonuçlarıyla ilgili. Bugün elimizde, oyunun çocukların gelişimine olan katkılarına ve okula başlamadan önce uzun süre oyun odaklı eğitim almanın önemine ilişkin çok sayıda bulgu var. Bu bulguların hepsi antropolojik, psikolojik, nörobilimsel ve eğitimsel çalışmalardan elde edildi.
Halen varlığını sürdüren avcı-toplayıcı toplumlardaki çocukların oyunu ile ilgili antropolojik araştırmalar ve diğer memeli hayvan yavruları üzerinde yapılan evrimsel psikoloji çalışmaları, oyunu, ilk insan sosyal gruplarından evrimleşen bir aktarım olarak tanımlıyor. Oyun insanları güçlü birer öğrenen ve problem çözücü haline getiriyor. Nörobilimsel araştırmalar ise oyunlu etkinliklerin sinaptik gelişime sebep olduğunu söylüyor. Sinaptik gelişim, ön kortekste, yani beynin insandaki benzersiz yüksek mental fonksiyonlarından sorumlu olan bölümünde gerçekleşiyor.
Kendi alanım olan deneysel ve gelişimsel psikoloji alanında yapılan araştırmalarda da sonuçlar oldukça benzer ve birbirini destekler nitelikte. Araştırmalar, çocuklarda üstün öğrenme ve motivasyonun gerçekleşmesinin, öğretici değil aksine oyun odaklı eğitim yaklaşımından kaynaklandığını kanıtlıyor. Hayali oyunlar, çocuklarda sembolik ifade becerisinin (sözel ifade dahil) gelişimini, doğrudan talimatla verilen eğitime oranla çok daha fazla destekliyor. Fiziksel ve sosyal oyun sayesinde çocuklar, entelektüel ve duygusal olarak kendi kendilerini regüle etmeyi (düzenlemeyi) öğreniyorlar. Bu beceriler, erken dönem eğitiminde ve gelişiminde oldukça hayati değer taşıyor. Bu araştırmalardan elde edilen en endişe verici bulgu ise 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren çocukların artan oranlarda oyun oynamaktan mahrum kalması ve bu durumun artan stres ve zihinsel sağlık problemleri ile açık bir şekilde bağlantılı olduğunun ortaya çıkması.
Yapılan birçok uzun süreli araştırmada, oyun odaklı okul öncesi programlara katılan çocukların; akademik, motivasyonel ve duygu durumu verilerinin çok daha iyi olduğu ortaya çıkarıldı. Tüm İngiltere’de 3000 çocuk üzerinde yapılan bir araştırmada, uzun süre yüksek kaliteli ve oyun odaklı okul öncesi eğitim alan çocukların, bu eğitimi hiç almayan çocuklara oranla çok daha avantajlı oldukları belirlendi.
Yeni Zelanda’da yapılan bir dizi araştırmada ise okuma yazmaya 5 ve 7 yaşından itibaren başlayan farklı gruplardaki çocuklar kıyaslandı. Elde edilen sonuçlara göre erken yaşta okuma yazma ile tanışmak, çocukların okuma gelişimlerini ilerletmediği gibi bu becerilerine zarar bile verebiliyor. 11 yaşına geldiklerinde çocukların okuma becerilerinde hiçbir farklılık gözlenmezken, 5 yaşında okumaya başlayan çocukların okumaya karşı daha az pozitif tutum içinde oldukları görüldü. Ayrıca 5 yaşında okuma yazmayı öğrenen çocukların, daha geç yaşta öğrenenlere oranla okudukları metni anlama becerilerinin de daha düşük olduğu belirlendi.
55 ülkede 15 yaş grubunun okuma başarısı üzerine yapılan farklı bir araştırmada ise okuma başarısı ile okula başlama yaşı arasında hiçbir belirgin bağ olmadığı ortaya çıkarıldı.
Tüm bu araştırmalardan elde edilen sonuçlar, İngiltere’deki erken çocukluk dönemi eğitimi politikalarının gittiği yön hakkında sorulması gereken pek çok ciddi ve önemli soruyu ortaya çıkarıyor. Çocukların akademik başarıları ve duygusal gelişimleri için İngiliz hükümeti araştırmalardan elde edilen bu bulguları ciddiye almalıdır.
 
David Whitebread
Kıdemli Okutman, Eğitim Fakültesi, Cambridge Üniversitesi
 
Çeviri: Demet Sunar
Kaynak: http://www.cam.ac.uk/research/discussion/school-starting-age-the-evidence#sthash.O07ySBvJ.dpuf

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
okula başlama yaşı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber