Bu haber kez okundu.

Okul uyumu için en sağlıklı adımlar…


Okul yaşamının başlangıcının sağlıklı adımlarla atılması çocukların okula uyum sürecinde ve okula devamında büyük önem taşır. Okula başlayan çocuk evden ilk kez ayrılır, evde ailesi ve oyuncaklarıyla geçirdiği yaşamdan günün büyük bir bölümünü yeni arkadaşları ve öğretmenleriyle geçireceği bir yaşama geçiş yapar; bu geçiş çocuk için bir uyum sürecidir ve bu süreçte anne, baba ve öğretmenlerin tutumları belirleyici role sahiptir

Doç. Dr. Gül Karaçetin, çocuğun ruhsal açıdan okula hazırlanmasında okul öncesi dönemde anne ve babalara düşen görevleri şöyle özetliyor:

SINIR KOYUN VE TEMEL KURALLARI ÖĞRETİN

Okula başlayan çocuktan okuldaki kurallara uygun olarak davranması, oyun oynamak yerine okulun gerekliği olan ödevleri yapması beklenmektedir; bu beklentilerin gerçekleşmesi için okul öncesi dönemde anne ve baba tarafından çocuğa uygun şekilde sınır koyulması ve temel sosyal kuralların öğretilmesi büyük önem taşımaktadır. Çocuklara uygun şekilde sınır koyulması anne ve babaların güven verici, destekleyici ve hoşgörülü tutum ile kendileri tarafından kabul edilen ve edilmeyen davranışların sınırlarını öğretmesiyle mümkündür; böylece çocuk, iyilik, sağlık ve güvenlik gibi temel konularda anne ve babanın koyduğu sınırlar içerisinde kalması gerektiğini bilir. Okula gitmek ve okul içindeki kurallara uymak da temel konulardan biridir. Okula gitmenin kendisi için neden önemli olduğu ve kuralların neler olduğu okula gitmeden önce anne ve baba tarafından çocuğa açıklanmalıdır. Okul öncesi dönemde sınır koyulmamış ve her istediği gerçekleştirilmiş bir çocuk okulda da her istediğinin olmasını ister, okul kurallarına uymakta zorluk çeker ve bu durum okula uyum sürecini olumsuz etkiler.

YAŞINA UYGUN SORUMLULUKLAR VERİN

Okul öncesi dönemde çocuklara yaşlarına ve gelişim seviyelerine uygun bir şekilde sorumluluklar verilmesi kendilerine olan güvenlerini destekler ve okulla birlikte başlayan sorumlulukları yerine getirmeleri için bir hazırlık sürecinden geçmelerini sağlar.

SAĞLIKLI BİR “AYRIŞMA-BİREYLEŞME” SÜRECİ SAĞLANMALIDIR

Sabahları anne ve babadan ayrılarak okula gidebilmek için çocuğun okul öncesi dönemde sağlıklı bir “ayrışma-bireyleşme” sürecini geçirmiş olması gerekmektedir. Anne ve babaların okul öncesi dönemde çocuklarıyla sıcak ve yakın bir ilişki kurmaları, net, kararlı ve tutarlı davranmaları ve yukarıda belirtildiği şekilde uygun sınırlar koymaları gerekmektedir. “Ayrışma-bireyleşme” sürecini sağlıklı bir şekilde geçirebilmesi için çocuğun özgüvenli olması önemlidir. Çocuklarının özgüvenini desteklemek için ailelerin sınır koyarken dikkat etmeleri gereken bir nokta ise temel kuralları belirleyen sınırların olmasının çocuğun kendi başına karar verme yetisinin elinden alınması anlamına gelmediğidir, aile kuralların neden konulduğunu, çocuğun gelişim düzeyine uygun bir şekilde açıklamalıdır. Çocuklar arkadaş ilişkileri kurma, arkadaşlarıyla oynadığı oyunlarda ve yarışlarda başarılı olma ve ev işlerinde sorumluluk alma konusunda cesaretlendirmelidirler. Bebeklik döneminden itibaren kendini güvenli ortamda hisseden, temel bakım ihtiyaçlarının gerçekleştirileceğine inanan ve kendine güvenen çocuk ayrılıktan korkmayacak ve ailesinin her türlü koşulda kendisini sevmeye devam edeceğini bilecektir.

AŞIRI KORUYUCU VE KOLLAYICI TUTUMDAN KAÇININ

Ders çalışmak, yemek yemek, giyinmek gibi kendi başına yapabileceği sorumlulukların çocuğun yerine aile bireyleri tarafından gerçekleştirilmesi çocuğun ebeveynden uzakta okula gitmeyi, ders çalışmayı reddetmesine yol açabilir ve okula uyum sürecini bozabilir. Aşırı koruyucu tutumdan kaçınmak için çocukların yeterli kas gelişimine sahip olduktan sonra tuvaletini kendi yapmasına, yemeğini kendi yemesine, kendi başına uyumasına, arkadaş ilişkileri kurmasına fırsat verilmelidir.

4-5 YAŞINDAN İTİBAREN OKUL İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRMELER YAPIN

Anne ve babalar okul öncesi dönemde, 4-5 yaşlarından itibaren çocuklarına gelişim seviyesine uygun şekilde okulun arkadaşlıklar edinilecek, yeni ve yararlı bilgilerin öğrenileceği, keyifli ve zevkli bir yer olduğu ve herkesin zamanı gelince okula gideceğine dair bilgilendirme yapmalıdırlar; bu bilgilendirme çocuğun kendisini okula hazırlamışını kolaylaştıracaktır. Ayrıca, okullar açılmadan birkaç ay önce, aile bireyleriyle birlikte okulun gezilerek çocuğun ısındırılması, okul alışverişinin ailecek olumlu bir ortamda yapılması, çocuğun okula alışmasını kolaylaştıracak önlemlerdir. Ülkemizde 37. ayından çocukların eğitim alabileceği okul öncesi eğitim kurumları mevcuttur ve okul öncesi eğitim çocukları ilköğretime hazırlamak için çok önemli bir basamaktır.

 OKULUN İLK GÜNÜ

Okulun ilk günü anne ve baba bir şölen havası içinde çocuğu okuluna götürüp, sınıf öğretmeniyle tanıştırmalı, dönüş zamanı ve eve ulaşım şekli konusunda çocuğu bilgilendirdikten sonra okuldan ayrılmalıdır.

OKUL REDDİ

Çocuklarda okula karşı isteksizlik ve gitmeme gibi belirtilerle seyreden durum okul korkusu ya da okul reddi olarak tanımlanmaktadır. Okul korkusu özellikle küçük yaştaki çocuklarda genellikle anneden (ya da bakım veren kişiden) ayrılma korkusuyla ilişkilidir. Bu durumda çocuk okula gittiğinde ya da anneden ayrıldığı herhangi bir durumda annesinin ya da kendisinin başına kötü bir şey geleceği konusunda kaygı duymaktadır. Yaşadığı kaygı nedeniyle çocuk okul zamanı ağlama, anneden ayrılamamama, karın ağrısı ya da baş ağrısı gibi bedensel belirtilerden yakınma gibi özellikler gösterebilir.

Okul reddinin gelişmesi durumunda anne, baba ve öğretmenlere düşen görevler şu şekilde özetlenebilir:

· Anne ve baba sabırlı, kararlı ve tutarlı davranmalıdır.

· Suçlama, korkutma, şiddet ve ceza uygulamasından kaçınılmalıdır.

· Çocuğa bu durumun diğer çocuklarda da görülebildiği, zorluk çekmesine rağmen okula gitmesi gerektiği, zaman geçtikçe korkusunun geçeceği anlatılmalıdır.

· Anne ve babalar öğretmeni ve okul idarecilerini durumla ilgili bilgilendirmelidirler.

· Öğretmen ilgili ve sevgi dolu bir yaklaşım içinde çocuğa yaşadığı kaygıyı anladığı ve yardımcı olmak istediği mesajını vermelidir.

· Bu durumun şımarıklık ya da ilgi çekme çabası ile ilgili olmadığı akılda tutulmalıdır ve bu yöndeki söylemlerden kaçınılmalıdır.

· Öğretmenler zorla okulda tutma ya da tehdit etme gibi davranışlardan kaçınmalıdır.

· Okul reddi ayrılık kaygısı bozukluğu, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ve öğrenme bozukluğu gibi psikiyatrik bozukluklarla da ilişkili olabilir, okul reddinin gelişmesi durumunda çocuk ve ergen psikiyatri uzmanına başvurulmalıdır.

· Okul reddinin tedavisinde aile ve öğretmen hekim ile iletişim ve işbirliği içerisinde olmalıdır.

 


Kaynak: sözcü

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber