Bu haber kez okundu.

Okul Öncesi Dönemin Temel Taşları: Davranış Becerileri

Deneyimli bir anaokulu öğretmeni olarak sıklıkla karşı karşıya geldiğim bir sorudur.

“ Okula başlamaya hazır bir çocuk neleri bilmelidir?”

Bu soruyu soran velilerin beklentisi, şekilleri, rakamları, sesleri tanıma, 20’ye kadar sayma gibi birçok akademik beceriyi içeren bir liste ile cevaplanmaktır.

Anaokulunu tamamlayan çocukların okula iyi bir başlangıç yapmalarını sağlayan akademik beceriler olsa da, çocukların okul öncesi dönemde başarılı olmalarını sağlayan sosyal davranışlardır. Sosyal davranış becerileri gelişmiş öğrenciler sınıf ortamının verimliliğine katkıda bulunur.

Öğretmen bir öğrencinin sergilediği zarar verici davranışı yönetmeye çalışırken, diğer öğrenciler çalışmaya karşı ilgilerini kaybedebilirler, dersin ritmi bozulabilir. Çocuğunuzda basit davranış şekillerini geliştirmeye çalışmanız, onun öğrenmeye hazır bulunuşunu pekiştirerek sınıf ortamında kolayca öğrenmesini sağlarken, aynı zamanda öğretmenin davranış problemlerini yönetmek yerine öğrencilerin öğrenme süreçlerine odaklanmasına yardımcı olacaktı

Okul öncesi dönem öğrencileri üzerine yoğunlaşılan davranış biçimlerinin bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:

1.Sessizce bir duruma odaklanmak (10-15 dakika)

Okul öncesi çocuğunun dikkat süresi kısadır. Okul öncesi öğretmenleri öğrencilerin dikkatini uyanık tutmak konusunda oldukça başarılıdırlar. Zaman zaman öğrenciler çember zamanı aktiviteleri, hikaye dinleme ya da masa başı çalışmalarda yerlerinde düzgün oturmak konusunda sıkıntı yaşayabilmektedirler.

-Evde hikaye dinleme, masada oturarak resim yapma, kütüphanede zaman geçirme gibi etkinlikler, okul öncesi çocuklarında bu becerinin gelişimini aile tarafından destekleyecek güzel egzersizlerdir.

2.Sıra beklemek, paylaşmak

Anaokuluna başlayana kadar evinde tüm oyuncaklarının sahibi olan çocuk, okula başladığında oyuncak ve malzemeleri sıklıkla birçok çocuk ile paylaşmak durumunda kalır. İlgi köşelerinde oynamak, bahçede kaydıraktan kaymak, salıncağa binmek vb. birçok durumda sırasını beklemek zorundadır.

-Çocuğunuzun aileden sonra katılacağı ilk sosyal çevresi olan okulda karşılaşacağı problem durumlarını en aza indirmek için paylaşma, sıra bekleme gibi basit fakat önemli sosyal becerileri deneyimleyeceği ortamlar yaratın.

Yaşıtları ile bir araya getirin. Lego , puzzle gibi tek bir oyunla çocuğunuzun ve bir diğer arkadaşının oynamasını sağlayarak onlara paylaşma şansı tanıyın.

Evde aile bireyleri ile birlikte sıralı kutu oyunları oynamak, bu becerileri destekleyeceği gibi kalabalık bir akşamüstü parka gitmek, okula başlama öncesinde ihtiyaç duyulan sosyal becerileri desteklemek için en iyi fikirdir.

3.Başka çocukların varlığına tahammül etmek

Bir anaokulu sınıfı yaklaşık 20 kişiden oluşur. Okula başlayan çocuk, bu ortamda ilginin ve zamanın diğer çocuklar ile paylaşılacağının bilincinde olmalıdır. Çocuklar her parmak kaldırdıklarında söz alamayabileceklerine, tüm ilginin kendi üzerlerinde olmayacağına alıştırılmalıdırlar.

-Çocuğunuza ilginin odağındaki tek çocuk rolünü yüklemeden, ilginin paylaşıldığı grup ortamlarında kendisine verilen değerin azalmadığı konusunda destek olun.

4. Otoritenin farkına varmak

Anaokulu öğrencileri bir yetişkin ya da akrandan bir şeyler öğrenebileceklerini, okuldaki yetişkinleri dinlemeyi ve saygılı olmayı öğrenmelidirler.

-Bu beceriyi geliştirmek için çocuğunuzun gerek kendi yaşıtı, gerek kendisinden büyük ve küçük çocuklar ile gerekse farklı yetişkinler ile iletişim kuracakları ortamlar hazırlayın. Evde her birey tarafından uygulanacak ortak kurallar oluşturun.

Sorun yaşanan durumlarda evde bir yetişkinin karar vermesini ve bu kararın uygulanmasını sağlayın.

5. Dürtülerini kontrol edebilmek

Öğrenciler, sınıf ortamında dürtülerini ve vücutlarını kontrol etme durumundadır. Ellerini, bacaklarının hareketlerini kontrol etmek, çocukların çıkartmaktan keyif aldıkları komik sesleri çıkarmamak olarak düşünebilirsiniz bu kontrolü.

-Çocuklara kişisel alandan bahsetmek, birbirimize vurmak, tırmalak, itmek gibi davranışların hoş olmadığını öğretmek, çocukların, ellerini ve ayaklarını kendilerine saklamaları için yararlı olabilir.

6. Ebeveynden ayrılabilmek

Çocukların çoğu okulun ilk günlerinde aileden ayrılma kaygısını yaşayabilir. İlk günlerde yeni bir ortamı keşfetmenin verdiği heyecan ile ayrılık sürecini fark etmeyen çocuklar, birkaç hafta sonra da davranış değişikliği gösterip okula gitmemek için direnebilirler. Oysa bu süreci ebeveyn olarak kolaylaştırabilirsiniz.

-Kendisini okul çıkışında alacağınız ya da okul servisini kapı da karşılayacağınız konusunda çocuğunuza güven vererek bu sürece başlayabilirsiniz.

Çocuğu okul açılmadan önce bu süreç hakkında bilgilendirmek, öğretmeni ile tanışmaya çocuk ile birlikte gitmek, çocuğu okul fikrine alıştırır.

Tabi ki bunların yanında en iyi yöntemin hızlı bir hoşçakal demek olduğunu bilmelisiniz. Anne babası tarafından okul kapısında hızlı bir sarılma ve “hoşçakal, okuldan sonra görüşürüz, keyifli bir gün geçir” cümleleri ile okula bırakılan öğrencilerin bu süreçte okula daha çabuk uyum sağladığı araştırmalarca da kanıtlanmıştır. Sınıf kapılarında, okul girişinde bekleyen ebeveynden ayrılmak çocuk için çok daha zordur.

Çocuğunuzun hissetmesi ve emin olması gereken tek şey, sizin okula ve öğretmenine güvendiğiniz, çocuğunuzun okulda sizsiz güvende ve mutlu olduğunu bilmenizdir.

7. Öz bakım ve öz yönetim becerilerine sahip olmak

Yaklaşık 20 öğrenciden oluşan bir grupta çocukların giyinme, fermuar kapatma, el yıkama, tuvalet ihtiyacını kendi başına giderme, ayakkabı giyinme, sırt çantasını sırtına takma gibi öz yönetim ve öz bakım becerilerine sahip olması önem taşımaktadır.

-Her fırsatta çocuğunuzun bu becerileri geliştirebilmesi için ona fırsat verin. Çocuğunuzun kendi işini kendi yapabilir duruma gelebilmesi için ona ayakkabısını, montunu giydirmekten, onu kaşık ile beslemekten kaçının. Kendi ile ilgili ihtiyaçlarını karşılama konusunda bağımsız davranması yönünde çocuğunuzu teşvik edin. Çocuğunuz ayakkabısını giyinmeye çalışırken sabırlı olun, bekleyin. Bilin ki bir sonraki sefer daha hızlı olacaktır. Küçük çocukların bizim kendilerine tanıdığımız yapabilecekleri listesinden çok daha fazla şeyi yapabileceklerini, birçok beceriye sahip olduklarını hatırlayarak bu süreçteki gelişimlerine katkı sağlayabilirsiniz.

Çocuklar bu becerilerin bir ya da birçoğunda zaman zaman zorluklar yaşasalar da unutmamanız gereken nokta şudur; yukarıdaki maddeler sadece yol göstericidir, çocuğunuzun öğretmeni çocukların yaşayacakları her türlü sorunu çözebilecekleri bilgi ve donanıma sahiptir.

Çeviren: Nadin Aleksanyan

Kaynak: http://www.scholastic.com/parents/blogs/scholastic-parents-learning-toolkit/non-academic-kindergarten-skills

 

 

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber