Bu haber kez okundu.

ÖĞRETMENE HİÇ DEĞER YOK MU?

“ Öğretmenlik okumaya bağlıdır ama yine de öğretmenliği herkes yapabilir .”Toplumun en büyük yanılgılarının başında bu anlayış gelir. Bu anlayışa da sebep yetkililerin herkesi öğretmen yapmasından kaynaklanmıştır. Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadarki geçen sürede sınıf öğretmenliği branşına 430 civarında kaynaktan öğretmen ataması yapılmıştır. Sonuçlara bakılırsa herkesin öğretmenliği yapabileceği anlayışı yüzünden eğitimde istenen realite yakalanamamıştır. Hal böyle olunca öğretmenlik değersizleştirilmiştir.


         “ Öğretmenlik yorucu gibi görünüyor ama aslında rahat meslektir. “İşin içinde olmayan kapıdan içeri girmeyip sadece pencereden bakanlar için öğretmenlik yarım günden haftada 30 saatten ibarettir, anlayışı hâkimdir. Kimse öğretmenin ders öncesi hazırlığını planını, programını, yazılı kâğıdını hesaba katmaz. Herkes öğretmenin 2 aylık tatilini 3-4 aya çıkartır. Ne yazık ki yanlış bilme ve köhne düşünceler öğretmenliğin değerini azaltmıştır.


        “Öğretmenlik kutsal meslektir ama öğretmenliğin geliri düşüktür.”Madem kutsalsa kutsallık neden maneviyatla değil de maddiyatla ölçülüyor?  İnsanlık materyalist bir anlayışa bürünmeye başladığından beridir ki maneviyata, kişiliğe değil de paraya kürke değer verilir hale gelinmiştir. Materyalist anlayış da toplumu maneviyattan kopartmaya maddeye yönelmeye sevk etmiştir. Değil öğretmene kim olursa olsun insana kürkü için değil kişiliği için değer verilmelidir.


        “Kamuda vatandaş hiçbir personele hesap soramaz ama öğretmene aslan kesilir.” İnsanımız herhangi bir kurumda aşağılanırcasına muamele görünce sesini çıkartmaz ama öğretmen ders için araç gereç ödev isteyince birden aslan kesilir. Öğretmene şiddet uygular. Alo 147 ye şikâyet eder.”Çocuğum eve geldi morali bozuktu x öğretmeni şikâyet etmek istiyorum.” Der insanımız soruyorum o insana kamudaki başka personelin hatası olduğu halde hatasını şikâyet ediyor musun? Tabi ki hayır kim uğraşacak der ama öğretmen hep gözüne batar.


            Her ne kadar biz yazılarımıza dile getirsek de toplumdaki bu yanlış algılar mutlaka devam edecektir. Toplum öğretmenliğin bir uzmanlık mesleği olduğuna, öğretmenliği herkesin yapamayacağına, öğretmenin maaşına değil de mesleki ve genel kişiliğine bakılması gerektiğine , öğretmeni bir düşman bellemeyip yavrularımızın  geleceğini şekillendiren onları topluma kazandıran kişiler olduğuna kanaat getirdiğinde , sadece öğretmenden haksız yere hesap sormayı bırakıp herkes karşısında hakkını savunan bir toplum vaziyetini aldığında işte o toplum yenilmeye değil, yenmeye, geri kalmışlığa değil ilerlemeye, söz dinlemeye değil söz dinlettirmeye, çözülmeye dağılmaya değil birliğe beraberliğe emin adımlarla koşan bir toplum olacaktır.Bunların mimarı da hiç şüphesiz öğretmendir. Eğer toplum bunları istiyorsa toplum öğretmene hak ettiği değeri vermelidir.


           Öğretmen ülkenin kalemli neferidir. Unutulmamalıdır ki kalem kılıçtan keskindir. O kalemleri de ülkenin ve insanlığın refahı için kullanacak olanlar hiç şüphesiz eğitim neferlerimizdir. Eğitim neferlerimizin kalemlerinin keskinliği, toplumumuzun neferlerimize vereceği değerle artacak, maddiyattan ziyade maneviyatla şahlanacaktır. Toplumun bazı düşüncelerinin yanlışlığını açıklamaya çalıştıktıktan  sonra topluma şunu sormak istiyorum “öğretmene hiç değer yok mu?”

İsrafil Ayyıldız

Haber Kaynağı: MebPersonel.Com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber