Bu haber kez okundu.

Öğretmen ve Öğrenci…
Ailelerin okul yaşamıyla ilgili inandıkları bir kaç şey vardır, biri okuldaki öğretmenin dersi anlatmadığı, çocuklarıyla yeteri kadar ilgilenmediği, sınıftaki yaramaz çocukların dersi sabote ettiği… Her ailenin çocuğu sütten çıkma ak kaşıktır, kanatsız melektir çünkü. 

Bu ebeveynlerin akıllarına çocuklarının dersi dinlemediği, ders düzenini bozduğu gelmez. Gelmediği gibi bazı ebeveynler çocuklarının ergenliğe girdiğini dahi anlamaz ki ergen kısmının aklı bir karış havadadır. Ergenlerin çoğu hayal aleminde yaşar. Dersi dinlemez… Suç hep dersi dinletemeyen öğretmendedir. Hem öğretmenin işi ne, ne için para alıyor ki??? 
Kimse sınıfta kaç tane öğrenci olduğunu sorgulamaz. Müfredattaki konu yoğunluğuna kafa yormaz. Yeterli araç, gereç var mı düşünmez.

Günümüzün geldiği noktada aileler evde bir çocuğu doğru dürüst zapt edemezken ki o zapt edilemeyen çocuğun her istediği yapılıyorken çocuğa okulda istemediği bir şeyi öğretmen yaptırmaya uğraşırken ne çiler çekiyor aileler hiç düşünmüyor. 

Çocukların her istediğini yapmak onlara iyi bakmak demek değil. Çocuğunuzun her istediğini yaparak ona her şeyi elde edebileceği hissini veriyorsunuz. Her şeyi elde edeceğine inanan çocuk da dünyanın kendi çevresi etrafında döndüğüne inanıyor ve sorunların ardı arkası kesilmiyor. 

Bir çok çocuğun ilk öğrendiği şey konuşmaktır. Çünkü konuşmak gelişimsel bir sonuçtur. Her çocuk bir sorun olmamak kaydıyla yerinde ve zamanında genetik ve çevresel faktörlerden dolayı konuşmayı öğrenir. Her ailenin görevi konuşmayı öğrenen çocuğuna yerinde ve zamanında konuşmayı, konuşmaması gereken yerde de susmayı öğretmektir. Peki günümüz aileleri bu sorumluluğunun bilincinde mi? 

Tanıdığınız kaç aile çocuğuna sevmediği bir insana dahi saygı göstermesi gerektiğini öğretiyor? Bir bakın bakalım çevrenize… Saygı duyması gerektiğini bilmeyen bir çocuk karşısındaki kişinin onun istekleri için var olduğunu sanıyor. Birey bilincinde olmayan çocuk, karşısındakinin de bir birey olduğunu unutuyor. 

Öğretmenlerin işi artık öğretmek eyleminden çıktı… Öğretmenler artık ailelerin disipline edemediği çocuklara çobanlık etmek oldu. 

"Dur çocuğum."
"Sus çocuğum."
"Otur çocuğum."
"Dersi dinle çocuğum."

Yapılandırmacı eğitim sisteminin amacı çocuklarda içsel bir kontrol mekanizması oluşturmalarına yardım etmekti değil mi? Geldiğimiz noktaya bakın bir… Çoğu çocuk dışsal kontrollerin kurbanı…

"Sınıfı geçersen, sana iphone alacağım."
"Ödevini yaparsan, parka gidebiliriz."
"Ayşe Hanım oğluna sınıfı geçti diye bilgisayar almış, benim oğlumun ne eksiği var, ben de almalıyım. Hem çocuğum onu sevdiğimi bilsin."

Ne kadar da maddi şeylere bağımlı hale geldik değil mi… Öğretmenlik artık bir meslek olmaktan çıktı. Çoğu öğretmen derste eğitim ve öğretimin yanından dahi geçemiyor sınıf düzenini sağlamaya çalışmaktan…
 
Kaynak: http://bitlipirelibirminikkedi.blogspot.com.tr/
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
öğretmen öğrenci

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber