Bu haber kez okundu.

ÖĞRETMEN TUTUMU
1)   Sürekli gözlem altında tutabileceğiniz ön sıralara oturtun. Yeri cam kenarı, pano yanı gibi uyarıcılardan uzak olsun.
2)   Yanına daha sakin, davranışları ile örnek olabilecek, liderlik özelliği olan bir arkadaşını oturtun.
3)   Ders süresi içinde zaman, zaman hareket imkanı sağlayan uygun aktivitelere yönlendirin. (tahtayı sil, kağıdı çöpe at, kitabı getir.....)  Tüm sınıfın katıldığı basit fiziksel egzersizler yaptırılabilir. (baş sallama, omuz silkme, el bileklerini çevirme.........)
4)   Bazen kendi kendine konuşması, bazı sesler çıkarması, ayaklarını sallaması sizi şaşırtmasın. O birkaç şeyi bir arada yapabilir. Sizi dinlerken    eli, ayağı başka bir şeyle uğraşabilir. Bunu yadırgayıp durdurmaya kalkışmayın.
5)   Ders anlatırken omuzuna dokunun, saçını okşayın. O daha çok görsel ve dokunsal uyaranlardan etkilenir ve öğrenir. Sürekli göz göze gelmeye çalışın. Böylece onu daldığı alemden geri getirebilirsiniz.
6)   Sınıfta şakacı olmak, alışılmışın dışında neşeli biri olun. Dersi esprilerle süslemek, görsel-işitsel malzemelerle zenginleştirmek işinizi kolaylaştıracaktır. 
7)   Uzun yazılı ödev vermeyin. Bu durum onu yıldırır ve çaresiz bırakır. Bu yüzden ödevlerini ayrı verin.
8)   Küçük de olsa başarılarını sınıf içinde onurlandırın. Övün, cesaret verin, onaylayın, umutlandırın.(.......yapışına hayran kaldım, sana güveniyorum, senin düşüncen benim için önemli....) O kadar fazla başarısızlık yaşarlar ki,   vereceğiniz her türlü olumlu tepkiye ihtiyaçları vardır.
9)   Tahtadakileri yazmak uzun zaman alabilir, ek süre verin. Ödevlerini tam alıp almadığını kontrol edin. Böylece bu çocukların en büyük özelliklerinden biri olan ERTELEMENİN önünü alabilirsiniz.
10)   Mutlaka ödevlerini kontrol edin. Yapmamışsa nedenlerini araştırır ve o nedenleri gidermeye çalışırsanız, ona yol göstermiş ve motive etmiş olursunuz.
11)   Başarılı olduğu alanlarda ön plana çıkarın, böylece kendine güven duygusu artacağı gibi olumlu  davranışlarını geliştirme yoluna gidecektir.
12)   Dikkati dağılmaya başlayan öğrencinize (anlattığınız konuyla ilgili olması şart değil) basit bir soru sorun.
13)   Ona nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun. Sezgileri genellikle çok gelişmiştir. Nasıl daha iyi öğrenebilecekleri konusundaki en büyük ‘UZMAN' yine kendisidir.
14)   Kendi başlarına iç dünyalarını düzenleyemedikleri için dış dünyalarının başkaları tarafından düzenlenmiş olmasını isterler. Onların yönlendirilmeye, sınırlar konulmasına ve düzene ihtiyaçları vardır.
15)   Sınırlar koymaktan çekinmeyin. Sınırlar çocuklara ceza vermek için değil, onların rahatlığı ve çevrelerine güven duymalarını sağladığı için konur.
16)   Kuralları yazın ve her dakika göz önünde olacağı bir yere asın. Çocuklar kendilerinden ne beklendiğinden emin olduklarında, çevrelerindeki kişilere daha fazla güven duyacaklardır.
17)   Basit anlaşılması kolay direktifler verin. İşlerin nasıl yapılması gerektiğini tekrarlayın, yazın, söyleyin. Çünkü direktifleri birden fazla duymak ihtiyacındadırlar.
18)   Mümkünse, belli bir zaman içinde bitirilmesi gereken sınavlar yapmayın. Sınavlara zaman belirlemenin eğitsel bir değeri zaten yoktur. Belirli bir zaman içinde bitirilmesi gereken sınavlar, çocukların bildiklerini gösterme fırsatı vermez. Bazen yazılı sınav yerine sözlü sınav yapılabilir.
19)   Sınıf dışı bir iş oluşturarak, bazen sınıftan çıkmasını sağlayınız. ( araç-gereç aldırma veya gönderme.......)
20)   Çocuğun neler öğrendiğini sık, sık kontrol edin. Bu kontroller sonucu çalışmaya devam eder, kendilerinden neler beklendiğini bilir, hedeflerine ulaşıp ulaşmadıklarını gözlemleyebilir ve cesaretlenirler.
21)   Büyük projeleri, küçük ve bitirilmesi kolay parçalara bölün. Bu kural çocukların öğrenmelerindeki en hayati kuraldır. Büyük projeler öğrencileri hemen yıldırır ve ‘Ben bunu bitirmeyi asla başaramam’ demelerine neden olur. Bu durum öfke nöbetlerine veya yenilgiyi baştan kabullenmek duygularının yerleşmesine neden olur.
22)   Fazla heyecan oluşturmaktan kaçının. Unutmayınız ki bu çocuklar kaynamakta olan süt tenceresine benzerler, kaşla göz arasında taşarlar. Ateşi hemen söndürebilmek için sütten gözünüzü ayırmamak gerekir.
23)   Öğretirken konu başlıklarını kullanın, ana fikir çıkarmayı öğretin. Bu yöntem, çocuğa öğrenmeyi başardığı bilgilerin gerekli olduğu duygusunu da aşılayacaktır. Çünkü genellikle öğrendiklerinin gereksiz, hiç kullanılmayacak olarak düşünürler.
24)   Sözlü ve yazılı anlatımı birlikte kullanın. Bu tür bir eğitim, bilgileri hiç silinmeyecek şekilde çocukların akıllarına kaydedecektir.
25)   Çocukların kendilerini değerlendirmeleri için onlara yardımcı olun. Çoğu zaman nasıl davrandıklarının farkında değildirler. Onlara bu bilgiyi yapıcı bir tavırla aktarın. (şimdi ne yaptığının farkında mısın? Bunu başka bir şekilde söyleyeceğini biliyor musun? Sen öyle davrandığında, arkadaşının neden üzüldüğünü biliyor musun?.....)
26)   Eğer çocuk sosyal işaretlerden-zamanlama, ses tonu, vücut dili....-anlamıyorsa, bunları ona öğretmelisiniz.(konuşmadan önce arkadaşını dinleme, konuşurken karşıdakinin gözlerine bakma......)Bu beceriler çocuklarda doğuştan olmaz ama öğretilebilir veya yönlendirilebilir.
27)   Öğrencilerin gruplar halinde çalışmalarına ortam hazırlayın. Bir gruba ait olma duygusu onlar için çok önemlidir.
28)   Öğrendiklerini daha sonra hatırlayabilmek için küçük notlar yazmalarını önerin. Bu yöntem söylenenleri daha dikkatli dinlemelerine neden olur.
29)   Ödev defteri tutturun. Bu defter aile ile iletişiminizi sağlayacaktır.
30)   Anne-babayla sık, sık görüşün. Onlarla  yalnız  sorun ortaya çıktığında  görüşmekten kaçının. Sürekli görüşerek aynı hedefler için çalışmalarını sağlayınız. 
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
öğretmen tutumu

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber