Bu haber kez okundu.

Öğrenme Sürecinde Hatalara İzin Vermemek Bir Hatadır

TED konuşmacılarından Brian Goldman, hatalar yaptığını kabul eden bir doktor. Goldman çok duygusal bir dille hastanenin acilinde yaşanan ve pahalıya mal olan hatalarını anlatıyor. Goldman’a göre eğer doktorlar birbirlerini yargılamadan, birbirlerinden öğrenecek şekilde hatalarını özgürce tartışabiliyor olsalar, tıp bilimi daha da gelişir. “Ancak doktorlar hatalarından dolayı yargılandıkları için bunları konuşmaktan fazlasıyla korkuyorlar” diyor Goldman. Bunun yerine genellikle yaptıkları saklanıyor, suçu başkalarına atılıyor ya da görmemezlikten geliniyor.
Bu konuşmayı dinlemek, kendi hayatımda yaptığım pek çok hatayı değerlendirme ihtiyacı yarattı. Hatalarımın dört kategoriye ayrıldığını keşfettim:
Kendisinden hiçbir şey öğrenmediklerim
Sakladıklarım
Kendisinden bir şeyler öğrendiklerim
Kendisinden bir şeyler öğrendiklerim ve bu yeni bilgileri başkalarıyla paylaştıklarım
Sanırım öğrenmeyi ve öğretmeyi geliştirme konusunda büyük bir potansiyele sahip olanlar son iki maddedekiler.
Hatayı Değerli Bulmak
Öğretmenlerden de tıpkı doktorlardan olduğu gibi hatasız olmaları beklenir. Müdürler, anne babalar ve hatta diğer öğretmenler, hata yapan öğretmenleri çok negatif bir şekilde yargılarlar. Yine de bir öğretmen, diğer bir ya da iki öğretmenle güçlü ilişkiler kurarsa; problemlerini özgürce paylaşır, tavsiye verir ve alır ve herkes birbirinden öğrenir. Bu aynı zamanda danışmanların yeni öğretmenlerle yaptığı fikir alışverişinde de gerçekleşir.
Peki ya bu ikili ya da üçlü ilişkiler; küçük bir grup öğretmenlerden, müdürlerden, danışmanlardan ya da tüm departmanlardan ve hatta tüm okuldan oluşan bir ilişkiler ağına dönüşse ne olur? Bazı okulların bu tür tartışmalar için gereken güven ortamını yarattığını düşünüyorum. Ama bence bu anlayış çok daha fazla sayıda okula yayılabilir. Hatta belki de bütün öğretmenler için sıradan bir mesleki sürece dönüşebilir. Bu fikir size nasıl geliyor? Sizce mümkün mü? Uğraşmaya değer mi? Faydalı mı? Hataları konuşmanın önemli bir yan etkisi de hatalar hakkındaki algıyı değiştirmek olabilir. Sadece öğretmenler için değil, aynı zamanda öğrenciler için de. Öğretmenler hatalarından öğrendiğinde, öğrencilerin de kendi hatalarından öğrenmesine izin verme konusunda daha istekli olabilirler.
Öğrencilerin hataları hakkındaki algıyı değiştirmek, öğrenmeyi geliştirmenin ikinci bir yoludur. Sınıfların büyük bir çoğunluğunda hatalar, kötü performans olarak değerlendirilir. Hatalar notları düşürür. Öğrenciler hata yapmamaları konusunda teşvik edilir.
Bu düşünce sistemi saçmadır. Yıllar içinde yaptığım hataları düşündüğümde, ne kadar büyük hata yaparsam o kadar çok öğrendiğimi fark ediyorum. Başarılarımdan da öğrendim ama asla hatalarımdan öğrendiğim kadar fazla değil.
Hataları Öğretmenin 9 Yolu
Öğrenciler için problem, hata yapıyor olmaları değildir. Esas problem, öğretmenlerin bu hataların gerçekleşmesine izin vermemesi ve bunlardan öğrenmeyi desteklememesidir. Bugün utanç duygusu hatalarla birlikte anıldığı için öğrenciler şanslarını denemekten ve keşfetmekten korkuyorlar. Bunun ne kadar zarar verici olabileceğinin en açık örneği olarak en zeki ve yeteneklilere yönelik programlara ya da sınıflara bakın. Gereğinden fazla okulda, bu sınıflardaki çocuklar, risk alma konusunda en yaratıcı olanlar ya da en özgün düşünenlerden değil, sadece testlerde en yüksek puanları alanlardan oluşuyor. Yani en az hata yapan öğrencileri yetenekli ya da zeki olarak etiketliyoruz. Bence hataları kötü bir şey olarak görmek bir hatadır. Hatalar öğrenme fırsatlarına dönüştüğünde, her şey bir anda değişir. Öğrenciler daha çok risk alır, düşünmenin yeni yollarını bulur, daha az kopya çeker ve bilinmeyen şeyleri daha önce akıl edemedikleri şekillerde çözerler.
Hatalarla ilgili bu yenilgi düşüncesini değiştirmek için yapabileceğimiz şeyler var:
Sınavlarda ve ödevlerde, neden yanlış olduklarını açıklamadan hataları işaretlemeyi bırakın. Öğrencilerinize, neyin yanlış gittiğini ve bunu nasıl düzelteceklerini anlamaları konusunda yardım etmek için yeterli açıklamalar yapın. Büyük bir kırmızı X işareti yetersizdir.
Öğrencilere hatalarını düzeltmeleri ve ödevlerini tekrar yapmaları için bir şans verin. Bu, hataların öğrenme fırsatlarına dönüşmesine izin verir.
Değerlendirme sürecinde, ‘gelişme’ belirgin bir faktör haline gelmelidir. Bir öğrenci ne kadar gelişirse, notları o kadar yükselmelidir. Hiçbir şey hatalardan öğrenmeyi, gelişme kadar gösteremez.
Eğer bir öğrenci sınıftaki tartışmalarda bir hata yaparsa şu tür şeyler söylemeyin: “Hayır, yanlış, biri ona yardım edebilir mi?” Bunun yerine öğrenciye şunları sorun: “Neden böyle düşünüyorsun? Bir örnek verebilir misin? Eğer cevabınla ilgili kendine bir soru sorsaydın, bu soru ne olurdu?”
Meslektaşım Madeline Hunter, her zaman önce doğru olanla başlamak gerektiğini söyler. Örneğin bir öğretmen “Amerika’nın ilk başkanı kimdi?” diye sorar ve bir öğrenci “Barack Obama” diye cevap verirse, “Yanılıyorsun” demek yerine şunu demeyi deneyin: “Barack Obama bir başkan, bu konuda haklısın. Ancak ilk başkan değil. Tarihte biraz daha geriye gidelim.” En aptalca cevaplar bile bu şekilde cevaplanabilir.
Eğer bir öğrenci bir cevap konusunda yardıma ihtiyaç duyarsa, kendisine yardım etmesi için bir arkadaşını seçmesine izin verin. Yardım eden öğrenciye “kişisel danışman” gibi bir isimle hitap edin.
Öğrencilerin başarılarıyla dolu bir duvar yerine (ya da en azından ona ek olarak) öğrencilerin en büyük hatalarıyla ve onlardan neler öğrendikleriyle övünebildikleri bir duvar yaratın.
İki haftada bir, öğrencilerin yaptıkları bir hatayı, sonrasında ne olduğunu ve bundan ne öğrendiklerini paylaştıkları sınıf toplantıları düzenleyin.
Sınıfa kendi hatalarınızdan bahsetmeyi ve onlardan neler öğrendinizi anlatmayı unutmayın. Özellikle de komiklerse.
Her okulun girişinde “Buraya giren herkes öğrenir” yazan bir tabela görmeyi çok isterdim. Öğrenmek, öğretmenlerin yaptıkları hataları incelemekten korkmamak ve öğrencileri hatalara sebep olabilecek şekillerde düşünme konusunda desteklemektir. Tüm bu hataları, öğrenmek, gelişmek ve bireysel ilerlemeniz konusunda kendinizi iyi hissetmek için kullanın.
Bu yazı İZ KOÇLUK tarafından desteklenmektedir.

Kaynak: http://www.edutopia.org//blog/use-mistakes-in-learning-process-richard-curwin

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber