Bu haber kez okundu.

Öğrenme şekline göre eğitim ve iletişim daha başarılı oluyor

Özel yaşamınızda düzenli ve titiz misiniz? Dış görünüşe daha çok mu önem verirsiniz? Gördüklerinizi mi hatırlarsınız, yoksa duyduklarınızı mı? Beğendiğiniz bir şeye dokunmak da ister misiniz? Sohbet etmeyi ve grup çalışmasını sever misiniz? Sesli

Özel yaşamınızda düzenli ve titiz misiniz? Dış görünüşe daha çok mu önem verirsiniz? Gördüklerinizi mi hatırlarsınız, yoksa duyduklarınızı mı?


Beğendiğiniz bir şeye dokunmak da ister misiniz? Sohbet etmeyi ve grup çalışmasını sever misiniz? Sesli düşünür müsünüz? Duygularınızı paylaşır mısınız? Bu sorulara verdiğiniz cevaplar, sizin öğrenme şeklinize, dolayısıyla dünyayı algılama ve insanlarla iletişim yöntemlerinize dair ipuçları sunuyor. Özellikle eğitim hayatında hangi şekilde daha kolay öğrendiğini bilen kişiler için başarıya ulaşmak çok da zor olmuyor. Kişisel gelişim ve davranış bilimleri uzmanı Fatma Taş, öğrenme şekillerinin görsel, işitsel ve dokunsal diye üç ana başlığa ayrıldığını belirtiyor. Öğrenme şeklinin doğuştan geldiğini ve hayat boyu değişmediğini ifade eden Fatma Taş, her insanın bu üç öğrenme şeklinden sadece birine sahip olmadığını, ağırlıklı olan birinin yanında diğer ikisine ve üçüne de sahip olabileceğini ifade ediyor. Fatma Taş "Öğrenme şeklimiz yürürken, yatarken, otururken, konuşurken, oynarken, yazarken kısaca hayatımızın her anında ve her boyutunda bizi etkiler. Bütün eylemlerimizi bu özelliğimize göre yaparız. Bireyin kendisi için etkili ve verimli ders çalışma sistemini oluşturabilmesi için öğrenme şeklini ve baskın olan öğrenme şeklinin dışında hangisine yakınsa bunun özelliklerini de bilmesi gerekir.' diyor.


Karşınızdaki kişinin öğrenme şeklini bilirseniz, onunla iletişim kurmanız ve etkilemeniz de daha kolay oluyor. Dokunsal öğrenen birisiyle sözlü iletişim kurmak yerine küçük bir dokunuş veya dokunma ifade eden kelimeleri kullanarak konuşmak daha faydalı oluyor. Görsel öğrenme özelliği daha baskın olan çocuğunuza ödevinde yardım ederken şemalar çizmeniz, harita kullanmanız veya 'gözünün önüne getir' türü ifadeler kullanmanız öğrenmesini kolaylaştırır. İşitsel öğrenen biriyle de uzun sohbetler yapmanız, sevginizi güzel sözlerle ifade etmeniz aranızdaki iletişimi kolaylaştırmak için gereklidir.


İŞİTSEL ÖĞRENEN KİŞİLER


Küçük yaşta kendi kendine konuşarak oynar, çok konuşkandır. Yaşına göre daha kapsamlı cümle kurabilir. Kelime dağarcığı geniştir. Okulöncesinde kendisine söylenen cümleleri rahatlıkla tekrarlayabilir.


Ses ve müziğe duyarlıdır. Sohbeti ve birileriyle çalışmayı sever. Genellikle ahenkli ve güzel konuşur.


İşittiklerini daha iyi anlar. Daha çok konuşarak, tartışarak öğrenir. Bir kelimenin yazılışını hatırlamak için kelimeyi sesli tekrar eder veya etmesi önerilir.


Bilgi alırken dinlemeyi okumaya tercih eder. Olay ve kavramları birinin anlatmasıyla daha iyi anlar.


Sınıf içindeki sesten rahatsız olur. Gürültülü ortamda öğretmenin anlattıklarını takip etmekte zorlanır.


Yabancı dil öğrenmeye son derece yatkındır. Özellikle konuşma ve dinleme becerisi ile ön plana çıkar.


Problem çözerken sesli düşünür. Okul şarkılarını kolaylıkla öğrenir. Küçük yaşta pek çok şarkıyı baştan sona kadar sadece dinleyerek öğrenebilir.


GÖRSEL ÖĞRENEN KİŞİLER


Özel yaşamında düzenli, titizdir. Karışıklık ve dağınıklıktan rahatsız olur.


Küçük yaşta hiç kimse onlara öğretmeden eşyalarına yer belirler, düzenli şekilde eşyalarını o yerlere koyar.


Genellikle sessizdir, sessiz ortamları sever. Gürültüden çok rahatsız olmaz.


Olayları görüntüleri ile birlikte algılar.


Oyunları hareketli olmakla beraber, hiçbir zaman kinestetik öğrenen gibi hareketler görülmez.


Eşyalarını çok iyi korur ve görüntülerine önem verir. Yap-bozları ve diğer görsel oyunları sever. Resim yapmaya isteklidir. Renkleri küçük yaşta ayırt edebilir.


Kılık kıyafete önem verir, yakası bir tarafa, kravatı bir tarafa kaymaz.


Yazmayı sevmesede defterlerini özenli kullanır. Bundan dolayı büyükleri tarafından örnek gösterilir. Kullanılmış, yıpratılmış kitapları sevmez.


Düz anlatımdan tam yararlanamaz. Tam anlaması için görsel malzemelerle (harita, poster, şema, grafik gibi) desteklenmesi gerekir.


Öğrendiği konuyu gözlerinin önüne getirerek hatırlamaya çalışır.


Anlatılan masalları görüntü olarak hayalinde canlandırabilir.


İşlerini planlamayı sever, programlıdır. Öğreneceği şeylerin de belli bir düzen ve program içinde karşısına çıkmasını ister. Disiplinli olmak en belirgin özelliğidir.


DOKUNSAL ÖĞRENEN KİŞİLER


Dokunmayı, dokunulmayı sever. Bu, iletişimin ve sevginin dışa yansımasıdır.


Oldukça hareketlidir. Kas belleğine sahip olduğu için ancak yaparak algılayabilir.


Tahta-tebeşir-anlatım tarzı ders işleme sisteminden en az yararlanan onlardır. Öğrenebilmesi için mutlaka ellerini kullanabileceği, yaparak yaşayarak öğrenme tekniğinin uygulanması gerekir. Sınıf yerine okul bahçesi ve laboratuvarda daha iyi öğrenir.


Dünyayı adeta vücuduyla hisseder ve o dünyayı anlamak için tüm vücudunu kullanır.


Eşyalarının düzensiz ve karışık olmasından hiç rahatsız olmaz. Düzen onun için önemsiz bir ayrıntıdır.


Evin dışında oynarken tabiatla sarmaş dolaştır. Tertemiz bir kıyafetle evden çıkar. Düğmeleri kopmuş, dizleri yırtılmış, toz toprak, çamur ve sırılsıklam ter içinde geri döner.


Duygularını konuşmayı sever.

 

rehberliksitesi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber