Bu haber kez okundu.

Öğrencilerin Soru Sormalarını Teşvik Etmenin 5 Yolu

Basit sorular öğrenmenin vazgeçilmez araçlarıdır: Gerçeğe ulaşmak için bir şeylerin altını kazmamıza yardım eden kürek ya da bizi çevreleyen karanlığı aydınlatan el feneridir. Soru sormak ve sorgulamak öğrenmemizi, bilinmeyeni keşfetmemizi ve değişime uyum sağlamamızı sağlar.
Ve tüm bunlar, her şeyin değiştiği ve çok fazla bilinmeyenin olduğu bir dünyada soru sormayı günümüzün en değerli “uygulaması” haline getirir. Ancak yine de soru sormaya vermemiz gereken değeri vermiyoruz bir türlü. En önemlisi, iş yerlerimizde ve sınıflarımızda ödüllendirdiğimiz şey genellikle cevaplar oluyor. Sorulara ise zorla hoşgörü gösteriyoruz.
Bunu değiştirmek; söylemesi kolay ama yapması zor bir şeydir. Cevap temelli bir eğitim sisteminde ve soru sormanın bir zayıflık göstergesi olarak görüldüğü bir kültürde çalışan öğretmenler, sorgulamaya elverişli şartları yaratmak için ciddi bir çaba göstermek zorundalar. İşte sınıfta (ve umarım sınıfın dışında da) daha fazla soru sormayı teşvik etmek için “soru-dostu” öğretmenlerden, okullardan, programlardan ve kuruluşlardan derlediğim bazı öneriler:
1.Güvenilir Hale Getirin
Bir soru sormak bilinmeyene atılan korkutucu bir adım olabilir. Soru sormak, dünyaya (ve en korkutucusu sınıf arkadaşlarına) cevabı bilmediğini ilan etmektir. Bu yüzden öğretmenler soru sormanın bir güç göstergesi olduğu, hoş karşılandığı ve arzulandığı bir ortam yaratarak tüm ezberleri bozmalıdır. Doğru Soru Enstitüsü, yoksul bölgelerdeki okullarda soru sorma ve sorgulama becerilerini öğreten kar amacı gütmeyen bir kuruluş. Bu enstitü öğretmenleri, sadece soru hazırlamaya yönelik grup egzersizleri yaptırmaları konusunda teşvik ediyor. Cevaplara ise izin verilmiyor! Öğrencilerin sorularının hiçbir şekilde yargılanmadığına ya da düzeltilmediğine, yazılı olması gereken bütün sorulara saygı duyulduğuna dair net kurallar ve ilkeler bulunuyor. Bu tür çalışmaların pek çok çeşidi var. Örneğin ikinci sınıflar için kullanılan ve “10′da 10″ adı verilen çalışmalardan birisi şöyle: Öğrenciler, bir konu hakkında 10 dakikalık bir süre içinde 10 iyi soru bulmaları konusunda teşvik ediliyor. Bu çalışmalarda esas olan bütün öğrencilerin sınıfta “sorgulama kasları” ile özgürce egzersiz yapabildikleri bir çeşit güvenli bölge yaratmak.
2.”Havalı” Hale Getirin
Bu hiç de kolay değil. Çünkü çocuklar arasında genellikle “havalı” olarak görülen tavır, zaten biliyor olmak ya da hiç umursamamak. Peki ya öğrencilerimizin, sorular soran insanların aslında gezegendeki en popüler ve havalı insanlar olduğunu anlamalarını sağlasak? Yeni kitabım için yaptığım araştırmalarda önemli bir şey keşfettim: Soru soran ve sorgulayan insanların çoğunun aslında sevdiğimiz insanlar olduğunu. Onlar müzikte, sinemada ve sanatın pek çok dalında yeni bir çığır açan insanlardı. Kaşifler, özgür ruhlar ve asiler onların arasından çıkıyordu. Onlar dünyayı daha ilginç bir yer haline getiriyor ve kendileri de harika zaman geçiriyorlardı. Sizce de yeterince havalı değil mi?
3. Eğlenceli Hale Getirin
“Sadece soru” çalışmalarının bu kadar ilgi çekici olmasının sebeplerinden birisi de içinde oyun öğesinin de bulunması. Örneğin: Şu cevabı/ifadeyi bir soruya çevirebilir misin? Kapalı sorularını açabilir misin ve açık sorularını kapalı hale getirebilir misin? Sorgulamanın içine oyun öğesini yerleştirmenin sayısız yolu var. İşte, iş dünyasından bir örnek: Bazı firmalar “5 neden” isimli bir çalışma yapıyor. Bir problemin kökenine inmek için bir dizi “neden” sorusu çıkarmak gerekiyor. Çocuklar zaten neredeyse “neden” sorusunu sormak için doğmuşlardır. Neden bu doğuştan gelen yeteneklerini yapılandırılmış bir problemin içinde kullanmalarına izin vermeyelim ki? Ya da herhangi bir problemi ele almanın eğlenceli bir yolu olarak “Neden/Nasıl/ Eğer” sorgulama dizisini nasıl kullanmaları gerektiğini onlara göstermeyelim ki? Yaklaşımınız ne olursa olsun, çocukların hayal güçlerini ve doğuştan gelen soru sorma becerilerini kullanmalarına izin verin.
4. Değerli Hale Getirin
Sorulan soruları övmeli ve kutlamalıyız. Üstelik sadece hedefe yönelik ve nokta atışı yapan soruları değil, konunun dışına çıkan, hatta sıra dışı olanları bile. Yaptığım araştırmalarda, “çılgın” görünen soruların bazen en büyük “buluşlarla” sonuçlandığını buldum. Öğrencilerin, bir sorudan anlamlı bir cevaba geçmelerini sağlayan yolu yaratmalarına yardımcı olun. Harika bir soru, devam eden bir projenin, bir raporun ya da özgün bir şeyin yaratılmasının temeli olabilir. Eğer birisi bir soruya zaman ayırmaya istekliyse – sadece Google’dan bakmaya değil onunla cidden uğraşmaya, başkalarıyla paylaşmaya ve üzerine yeni şeyler koymaya istekliyse – bu sorunun en sonunda çok ödüllendirici ve değerli bir şeye dönüşebileceğini gösterin.
5.  Kalıcı Hale Getirin
Eğer uzun vadeli hedefimiz hayat boyu sorgulayan insanlar yetiştirmekse, o zaman yapılması gereken, soru sormayı bir alışkanlık ya da bir insanın düşünme şekli haline getirmektir. Bu yüzden soru sorma çalışmalarına, çocukların soru sormayı nasıl kullandıklarını ve bundan neler öğrendiklerini görmelerini sağlayan konuşmalar eklemek de faydalı olacaktır.
Ve son olarak kendinize şu harika soruyu sorun: Soru sormayı sınıfımda nasıl teşvik edebilirim? Ve öğrencilerime sorgulama alışkanlığı nasıl kazandırabilirim? Soruların cevaplarını bilmek öğrencilerin okulda başarılı olmalarını sağlayabilir, ama soru sormayı bilmek bütün hayatları boyunca onlara yardımcı olacaktır.
Kaynak: http://www.edutopia.org/blog/help-students-become-better-questioners-warren-berger?utm_source=twitter&utm_medium=socialflow%20&utm_campaign=RSS

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber