Bu haber kez okundu.

Ödev Vermek ya da Vermemek… Bütün Mesele Bu Mu?

İdeal olarak, çocukların her zaman “öğrenen” olduklarını anlamalarını istiyoruz. Okulda onları “öğrenciler ” olarak adlandırıyoruz ama okul dışında, çocuklar olarak, onlar hala birer öğrenen. Bu yüzden bir okulda “ödev yok” kuralının reklamını yapmak hiçbir anlam ifade etmiyor. Kural şu olmalı: ” Zamanı boşa harcayan, rutin, tekrara dayalı ve net öğrenme hedefleri olmayan ev çalışmaları yaptırılmayacaktır.”

Gerçekçi bir ödev stratejisi, okullar açılmadan önce düzenlenen toplantıların ve okul yılının ilk veli toplantısının ana konularından biri olmalıdır. Ve aynı zamanda üzerinde düşünülmüş bir okul politikasını yansıtmalıdır. Yani her öğretmenin kendi eğitim teorisine göre bireysel olarak gerçekleştirdiği bir uygulama olarak görülmemelidir. Bu yaklaşımın bir başka avantajı da, öğretmenlerin istekleriyle çocuklara bireysel olarak aşırı yüklenmemelerini sağlamak. Çünkü bu öğretmenler diğer öğretmenlerin de aynı öğrencilerden pek çok şey istediklerini bilmiyor olabiliyorlar.

En Önemli Ev Aktiviteleri

Çocuklar; okumak, yazmak, aritmetik problemleri çözmek, etraflarındaki dünyayı vatandaşlık, bilim ve sanat anlamında daha iyi anlamak ve elbette insani becerilerini yani duygusal zekalarını geliştirmek konusunda teşvik edilmelidirler. Bu teşvik, okul dışındaki günlük aile etkileşimlerinin bir parçası olmalıdır. Okullar ise bütün ebeveynlere gelişimsel rehberlik sağlamalıdır. Diğer bir deyişle, bunu yapmalarına yardımcı olmalıdır. Bazı çocuklar için özel rehberlik gerekebilir. Ve bu da proaktif bir şekilde okullar tarafından ebeveynlere sağlanmalıdır.

Yukarıda bahsedilen alanlardan birinde ya da daha fazlasında çocuklarının öğrenmesini desteklemek için bazı veliler belli konulara odaklanan programları ya da okul sonrası deneyimleri seçecektir. Herkes, okulların içinde ve okullar arasında, bu tür deneyimlerin bütün çocuklar için en yüksek kalitede ulaşılabilir hale nasıl getirilebileceği üzerine düşünmelidir. Ve bunu ailelere yersiz ya da gerçekçi olmayan masraflar yüklemeden yapmanın yolları aranmalıdır.

Elbette bazı öğretmenlerin, okuldaki belli üniteler bağlamında gerçekleşen öğrenmenin, evde nasıl geliştirilebileceğine dair spesifik ve yaratıcı fikirleri olacaktır. Belki de ihtiyacımız olan şey tüm bunlar için yeni bir kelimedir. “Ödev” yerine “devam eden öğrenme” ya da “devam eden büyüme faaliyetlerine” ne dersiniz?

Ebeveynler Üzerine Düşeni Biliyor Mu?

Son olarak öğrencilerin öğrenmesi, iyi ebeveynliği destekleme konusunda net bir tavır alan okullar tarafından çok daha fazla geliştirilecektir. Öncelik olarak ebeveynliğe odaklanan ve ikincil olarak da eğitimsel sorunlar konusunda okullara yardım etmek için çalışan ebeveynlerin önemiyle ilgili bir makale yazmıştım.

Bu makaleden yola çıkarak iyi ebeveynliğin okullar tarafından workshop’larla, veli akşamlarıyla ve bir dizi tartışma ile teşvik edilebilecek yönlerini şöyle sıralayabiliriz:

Çocukların sosyal-duygusal ve karakter gelişimi

Çocuklarıyla eğlenceli yollarla doğrudan ilişki kurmaya daha fazla zaman ayıran ebeveynler

Eğitimin ve çaba göstermenin önemine ne kadar fazla değer verdiklerini gözle görülür bir şekilde gösteren ebeveynler

Çocuklarının elektronik medyayı ne kadar kullandıklarını ve ne kadar maruz kaldıklarını gözleyen ebeveynler

Çocuklara günlük ev rutinleri esnasında mümkün olduğu kadar fazla “devam eden öğrenme” fırsatı verilmesi

Her şeyin ötesinde okullar; yakın ilişki, destek, değer verme ve eğlencenin değerini çocuklarına modellemeyi asla göz ardı etmemeleri gerektiğini ebeveynlere her zaman hatırlatmalıdır. Çünkü bu en önemli ev ödevidir.


EĞİTİMPEDİA

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber