Bu haber kez okundu.

ÖDEV NEDİR, NEDEN VERİLİR?
Eğitim sistemimizin en önemli çıkmazlarından bir tanesidir ödev. Verilmeli mi, verilmemeli mi, verilecekse ne kadar verilmeli, ne zaman verilmeli, kime verilmeli, nasıl verilmeli?


 
Ödev çilesinin ilkokulda başladığını düşünenlerdenseniz yanıldınız ki artık “boyama ödevi” diye bir ödev var, kreş ve anaokullarında oldukça popüler olan. Tanım olarak okulda yarım kalan atomu parçalama deneyinin mutfakta tamamlanması ya da yer çekimsiz ortamda yürüme pratiklerinin salonda devam ettirilmesi değilse de öğretmenlerin gözünde yaklaşık bir amaca hizmet ettiği kanısıyla ısrarla verilmeye devam eden klasik öğrenci ritüelidir.

Velilerin bir öğretmenin kalitesini hesaplarken kullandığı “(Ödevin toplam sayfa sayısı x ödev için harcanan süre)/ Ödev verilmeyen gün sayısı= Öğretmen Kalitesi” formülünden olsa gerek ki öğretmenlerimizin kalitesizlik korkusu bu ritüeli devam ettiriyor.

Her Gün Amansızca Verilmeye Devam Edilen Ödevin Nedenlerine Bir Göz Atalım.
Öğrenilenler Unutulmasın
İki şey çabuk unutulur.
1- Tekrar edilmeyen bilgi,
2- İşe yaramayan bilgi.

Basit bir mantıkla şöyle diyebiliriz. Tekrar gerektiren bilgi işe yaramayan bilgidir. Eğer öğrettiğinizi varsaydığınız bilgilerin unutulmaması için tekrar edilmesi gerekiyorsa onların işe yarar şeyler olmadığı gün gibi ortadadır. Yaz tatili dönüşü okul kantininin yerini unutan bir öğrenciniz oldu mu?

Sorumluluk Almayı Öğretiyor
• Kişi, yer ve zaman planlaması yapmadan herkese aynı ödevi vererek “ödev verme sorumluluğunu” yerine getiren bir öğretmen verdiği ödevle hiçbir şeyi geliştiremez.
• Ödevi bitiremeyeceğinden korkan bir çocuk baştan savma yapar, estetik duygusunu kaybeder.
• Ödevini evde bitiremeyen çocuk okula gitmemek için ailesine yalan söyler, dürüstlüğünü kaybeder.
• Okula gitse sınıftaki başka birinden kopya ederek yapar, özgünlüğünü kaybeder.
• Hiçbirini yapmayıp beklese arkadaşlarının önünde küçük düşer/düşürülür, öz güvenini kaybeder.
• Bu duruma alışır, utanma duygusunu kaybeder.
• Tabi sorumluluk önemli…

Velilerin Eğitim Sürecine Dahil Edilmesi
Sayıları gün geçtikçe azalsa da ödevin velileri sürece dahil etme boyutunun da olduğunu vurgulayan hatırı sayılır bir kesim ödev vermeye pardon yaşamaya devam ediyor. Burada ödev çocukta sorumluluğu geliştirir mi bilemedim ama sorumluluğu başkasına yıkma becerisinin geliştirdiği aşikârdır. Bu grubun toplum olarak pazarlıkçı oluşumuza katkıları da yadsınamaz. Ödevini yaparsan diye başlayan anne cümleleri çocukların mutlak zaferleri ile taçlanır. Diğerlerine göre daha zararsız gibi görünse de etkileri uzun vadede hissedilen trajedilerin habercisi olan gruptur.

Bütün gün okulda yoğun bir şekilde öğretmenlere maruz kalan bir çocuğun evde başını yaslayacağı anneye, gülüp eğleneceği babaya ihtiyacı vardır. Öğretmen rolüne bürünmüş anne-babayı neylesin çocuk…
Ödev Lobisi
Birçok öğretmen ödevin öğrencinin gelişimine pek de katkı sağlamadığını bilir, çok ödev verildiğinden şikâyetçi olan velilere de rastlarsınız. (Ödev çoksa velilerin devreye girmesi gerekir ki bu da çocukla ilgilenmeyi gerektirir. Veli göre ödevin süresi okuldan geldiği an ile uyuyacağı an arasındaki zamanı geçmemelidir.) Öğrencilerin tutumu zaten ortada… Ödevi kısmen yasaklayan yönetmelikler de var. Böylesi bir ortamda hala nasıl ödev veriliyor diye düşünmeden edemedim. Cevap belli. Ödev Lobisi.

Birçok öğretmen öğrencilerinin daha iyi öğrenebilmeleri için yardımcı kaynaklara başvurur. Bu süreç boyama kitapları ile başlar, LYS-LGS setleri ile zirve yapar. Bu kitaplar öğretmen tavsiyesi ile bedeli velilerce ödenip alınır. Bu kitaplara para ödendiği için muhakkak bitirilmelidir ki bitirilmez ise bedeli ödeyen kişi bedeli ödeten kişiye “Madem kullanmayacaktık, neden aldık” diye hayıflanabilir.

Bitirilmesi gereken bir de bedelsiz kitap var, peki o ne olacak? Bu sorunu da şöyle çözüyoruz. Bedelsiz kitabı okulda hallediyoruz. Bedeli ödenen kitaptan “25 ile 32. sayfa arası” ödev diye eve gönderiyoruz. Bedeli ödeyen “Ödedik ama değdi, bak onunla yatıyor onunla kalkıyor” deyip rahatlıyor. Öğretmen “bugün ne ödev versem” diye kara kara düşünmek zorunda kalmıyor. Ödev Lobisi de gücüne güç katıyor.

Siz bu satırları okurken, birileri hala ödev veriyor, birileri harıl harıl ödev yapıyor, birileri de bedel ödeyip gururlanıyor.
Yazım, ödevin her türlüsünü vermiş bir öğretmenin tecrübelerinden ibarettir. Yanlıştan dönülen bütün yollar yakındır. Türk işi bir hesap yapalım şimdi. 15 milyon öğrenci olsa, her gün 3 saat ödev yapsa, geleceğimizden çalınan 45 milyon saat…
Kalın sağlıcakla.

Kısa Bağlantı : http://blog.classloom.com/tr/odev-nedir-neden-verilir/
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
ödev nedir neden verilir

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Öğretmen 2 ay önce

Bir ders önce anlatılanı unutabilen bir öğrenci topluluğuna niçin ödev verilsin ki? 3 Haftadır her atelye deresinde kumpas ( ölçme aleti) okumayı anlattığım ve mesleğinde kullanmak zorunda olduğu bu aleti okumayı öğrenemeyen öğrencilerime niçin ödev vereyim ki?

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber