Bu haber kez okundu.

Nerde O Eski Öğretmenler Günü..
Bir 24 Kasım öğretmenler gününü idrak eder iken, gün içinde öğretmenlergününe dair gelen mesajlardan ve günün alışveriş merkezlerine vs... ortamlara yansımalarından sonra nerde eski bayramlar sözünü 24 Kasım öğretmenlergününe uyarlayarak ‘NERDE ESKİÖĞRETMENLER GÜNÜ’ demem gerekiyor sanırım. Zira; eski ile yeniöğretmenler günü arasında o kadar çok farklılık var ki, bu farklılaşma ne yazık ki son birkaç yıldır iyiden iyiye olumsuz cihette bir seyir izlemektedir. Maddeleyerek eski öğretmenler gününü yenileriyle kıyaslayıp yad edeceğiz: 1- Eskiden öğretmenler gününde, öğretmenliğinkutsallığı üzerinden mesajlar atılırdı; ama günümüzde öğretmenliğin kutsallığı üzerinde durarak mesajlar atmak gelmiyor hiç kimseciklerin içinden

2- Eskiden öğretmenler gününde, öğretmen olmayanların dahi günün anlamını ve önemini hissettiği görülmekte iken; şimdilerde öğretmenler bile bu özel günü hissederek yaşayamamaktadır. 

3- Eskiden öğretmenler üzerinden hiçbir siyasi tartışma yürütülmez iken; şimdilerde siyasi tartışmaların açık adresidir. Bir o yana bir bu yana çekilip sürekli umutları ile oynanan öğretmenler, sorunları, sıkıntıları, adeta siyasi oyuncak ve malzeme halini almıştır. 

4- Eskiden öğretmenlik dokunulmazlığı olan bir meslek grubu iken; şimdilerdeöğretmenliğe olumsuz yönde sözlü ve fiili dokunmayan kalmamıştır neredeyse.Öğretmenlerin velilerce dövülmesi, öğrencileri tarafından öldürülmesi, bürokrasi tarafından günah keçisi ilan edilmesi, siyasetçilerce şamar oğlanı olarak görülüp üzerlerinde ve yaptıklarında edilmedik lafın kalmamış olması öğretmenlerindokunulmazlığının kalktığının günümüzdeki en bariz gerçek örnekleridir.

5- Eskiden mesleğin içindeki öğretim faaliyetinde bulunanlar öğretmen olarak değerlendirilirdi; ama şimdilerde bir nifak tohumu atılıp sözleşmeli, ücretli öğretmen istihdamıyla 657/A madde hükmü pozisyonunda çalışanlar öğretmen olarak değerlendirilir oldu. O kadar ileri gidildi ki, 657/A madde hükmü pozisyonunda istihdam edilenler ÖĞRETMEN sayıldı, söz konusu pozisyonda çalışılan süreler öğretmenlik sürelerinden sayıldı. Ders okutan her öğretmene, icra ettiği mesleğe göre değil pozisyonuna değer değer biçildi. Böyle böyle öğretmenlik mesleği eski derinliğini, önemini, itibarını toplum nazarında yitirdi.

6- Eskiden sandalye çekilerek öğretmen sohbetinden istifade etmek isteyenler var iken; şimdilerde öğretmenin arkasından dedikodu yapanlar türedi ve çoğaldı.

7- Eskiden öğretmenler arasında bir birliktelik hakim iken; şimdilerde ideolojik damarlı hatların öğretmenler odasında keskin sınırlar çizdiğini ve öğretmenleri bölük pörçük bir hale getirdiğini görüyoruz.

8- Eskiden mesleğin hissiyatında fedakarlık ve sevgi var iken ve bunlar mesleğin temelini sağlamlaştırır iken; şimdilerde mesleğin hissiyatını diri ve canlı tutacak hissiyat yok. Temelinde hissiyat bulunmayan öğretmenliğin, dersliklerde heyecan ve öğrencilerin gözlerinde ışıltı yaratmasının takdir görürsünüz ki mümkünatı yoktur . 

9- Eskiden öğretmenler ikiye ayrılmazdı dershane ve devlet öğretmeni diye, sonra bunlar arasında anketler yoluyla kıyaslamalar yapılmazdı, bunların öğretmenliğinin boyu ölçülmezdi, ÖĞRETMEN HER ZAMAN BİZ NAZARINDA ÖĞRETMENDİ, ÖĞRETMENLER ARASINDA SINIFLANDIRMALARDAN DA İMTİNA EDİLİRDİ; AMA ŞİMDİLERDE DERSHANE VE DEVLET ÖĞRETMENLERİ ARASINDA KIYASLAMALAR YAPILIYOR, MESLEKİ AÇIDAN BOYLARI ÖLÇÜLÜYOR, ARADA SİYASİ TAKTİKLERLE SÜRTÜŞTÜRÜLÜYOR, ÖĞRETMENLER ARASINDA DA BAŞARI SAHİPLENİLİYOR İKEN BAŞARISIZLIK YAMANIYOR. 



Son olarak bir anekdot paylaşarak, yazımı tamamlamak istiyorum. Geçenlerde bir TV programında bir milletvekili atanmayan öğretmenlere dair bir açıklamada bulunur iken, nazarlarındaki öğretmen algısını gün yüzüne çıkarıyordu. Milletvekili atanmayan öğretmen diye bir grubun olmadığını, onların olsa olsa ilgili programlardan mezun olduktan sonra öğretmen adayı olur diyordu. Küçük dilimi yutacakatım bu açıklamalardan sonra; zira milletvekili öğretmenliği 657/A maddesine bağlıyor ve bu kapsamdakiler nazarlarında öğretmen sayılıyordu.



ŞİMDİ SORUYORUM:

ÖĞRETMENLİK ESKİDEN BİLMEM ŞU KANUNUN ŞU MADDESİNE GÖRE Mİ İCRA EDİLİRDİ VE BÖYLE Mİ BİLİNİRDİ? YOKSA ZORDA VE DARDA FEDEKARLIK, YOKLUKTA POLYANNACILIK, İMKANSIZLIKTA UMUT GİBİ HİSSİYAT MADDELERİNE GÖRE Mİ?.. BU MESLEK HEP BUNLARLA VARDIR, VAR OLMAYA DEVAM EDECEKTİR... 

LAMI CİMİ YOK, BİZ ÖĞRETMENİZ, BİLMEM ŞU KANUNUN ŞU MADDESİNİN MEMURU DEĞİL, BU DÜŞÜNCE VE HİSSİYATLA TÜM CEFEKAR, FEDEKAR, VEFEKAR ÖĞRETMENLERİN, ESKİDEN OLDUĞU GİBİ YAŞANMASINI TEMENNİ ETTİĞİM ÖZEL GÜNLERİNİ YÜREKTEN KUTLUYORUM.

Yahya Aslan/Kamugazetesi



Yahya ASLAN  
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber