Bu haber kez okundu.

Neden İngilizce Konuşamıyoruz?
 12
Türkiye’de Yetersiz İngilizce Öğretimi

Yabancı dil eğitimi her zaman eğitim sisteminin içinde önemli bir konu olmuştur. Osmanlı Devletinin kuruluşundan itibaren, yabancı diller askeri, ekonomik ve sosyal amaçlar için öğretilmiştir. Belirli bölgelerin farklı koşullarından dolayı Arapça, Farsça, Almanca, İngilizce gibi diller diğer dillerden daha fazla ön planda olsa da zamanla, İngilizce daha fazla önem kazandı ve Türk eğitim sistemi müfredatlarında yerini almaya başladı. Dünyada olan olaylar da bunu tetikledi. En önemli etkenler arasında, İngiliz mandacılığı, Amerika’nın ekonomik, askeri, teknolojik güç kapitalizmi, Sovyetler Birliğinin dağılmasının küreselleşme üzerindeki etkilerini sayabiliriz. İngilizce dersi Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan çok kısa bir süre sonra okullarda öğretilmeye başlandı. Örneğin, TED Koleji İngilizceye 1927 yılında müfredatlarında yer verdi. Ardından ODTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi 1950’li yıllarda İngilizceyi eğitimin odak noktası olarak yansıtmaya başladılar.

14

Peki İngilizce hayatımızda uzun süredir olmasına rağmen, neden öğrenme ve öğretme sürecinde hala problemler yaşıyoruz? Çoğu öğrenci 8 yıllık temel eğitimlerini bitirdikleri zaman, sonunda İngilizceye dair pek de bir şey bilmeden mezun oluyorlar. Liseden mezun olduktan sonra bile, çok nadir öğrencinin İngilizce konuşabildiğini görüyoruz. İngilizce öğretimi 4. Sınıftan itibaren, hatta daha erken, başladığına göre, aslında İngilizce öğrenmek için oldukça uzun bir zaman diliminden bahsediyoruz. İngilizce öğretmekle kastettiğim şey tabi ki de gramer kuralları değil. Belki de problemin kaynağı sadece gramer öğretmek ve başka hiçbir şey öğretmemekten kaynaklanıyor olabilir. Sonunda tüm çabalar çöpe gidiyor çünkü gramer kuralları öğrencilerin sadece sınavlardan, testlerden geçmesini sağlar. Bu tür bir değerlendirme oldukça yüzeyseldir. Yine ve maalesef eğitim sistemimizdeki ezberciliğe dayalıdır. Öğrenciler hiçbir şey üretemiyor ve İngilizceyi bir matematik, kimya dersiymiş gibi öğrenmeye mecbur ediliyorlar. İngilizcede gramer kurallarını ezberlemek, matematik formüllerini akılda tutmaya benzer ve öğrenciler cümleleri doğru düzene, özne-fiil-nesne, sırasına koymaya çalışarak oluşturmaya çalışırlar. Anlamdan çok forma önem veriyorlar ki bu da Türkiye’de İngilizce öğreniminde çok büyük bir problem teşkil ediyor. Öğrenciler dili üretmeye, konuşmaya cesaretlendirilmiyorlar, sadece yapıları biliyorlar ama onları ne zaman kullanacaklarını bilmiyorlar. Fonksiyonunu bilmedikleri zaman da kendilerini ifade edemiyorlar ve İngilizce iletişim kuramıyorlar.

13

İngilizce öğreniminde bir başka problem ise yanlış telaffuz ve eksik konuşma becerileridir. Kalıplaşmış hatalar yapıyoruz ve onları yanlış telaffuz ettiğimizin farkına bile varamıyoruz. Örneğin, lisede üniversiteden yeni mezun olmuş bir öğretmenimiz vardı. Bazı kelimeleri telaffuz edişi çok farklıydı ve hata yaptığını düşünüyordum. Söylemeye çalıştığım şey alışkanlıklardan vazgeçmek gerçekten zordur, bu yüzden eğer bir şey yanlış öğrenilmiş ise, bazı içgüdüler ve duygular sizin onun doğru olduğunu anlamanıza engel olur. Öğretmenler sadece gramer öğretmek üzerine odaklanıyorlar; telaffuz ve konuşmaya gereken önemi vermiyorlar. Öğretmenler İngilizce konuşma şansına yeni bir kelime veya başka bir şey öğretecekleri zaman ancak sahip olabiliyorlar. Kelimeleri bir ya da iki kez duymak öğrencilerin onları öğrenmesi için elbette yeterli değil, bu yüzden öğrenciler İngilizce sınıflarında bir şeyler üretme ihtiyacı duyarlar ve öğretmenler onlara geri dönüt vermeli, onlarla işbirlikli bir şekilde çalışmalıdırlar. Bu yüzden anadili İngilizce olan öğretmenlerin en azından doğru telaffuz becerilerini kazandırmak adına İngilizce dil eğitiminde yer almaları gerektiğini düşünüyorum.

Ortaokul ve lisede yabancı dil eğitimi 1989’da zorunlu hale gelmiştir. 1997’deki eğitim reformu ile 8 yıllık temel eğitimi zorunlu kılındı ve sonucunda yabancı dil eğitimine 4. Sınıftan itibaren başlanması zorunluluğu getirildi. Önceden bahsettiğim gibi yabancı dil eğitimi Osmanlı İmparatorluğundan beri, diller farklı farklı olsa da, çok büyük bir öneme sahip idi. Bu yüzden Türkiye’deki kaotik atmosfer yabancı dillerin müfredata erken dâhil edilmesini geciktirdi. Doğal olarak da çok iyi hazmedilemedi bu durum. Ayrıca teknikler ve metotlar demode, gelenekseldi, İngilizce becerilerini tam anlamı ile yansıtmıyorlardı. Gramer-çeviri metodu gramer yapıları üzerine odaklanıyordu. Hızlı ve kolaydı fakat üretken, iletişim yanlarını öne çıkaran bir metot değildi.

Türkiye’de dil eğitiminin iyileştirilmesi için söylemeye çalıştığım şey müfredatlarda bazı eklemeler, çıkarmalar yaparak, değişikliklere giderek doğrudan gramer vermek yerine, iletişim becerilerini ortaya çıkarmak olmalıdır. Öğrenciler formdan ziyade anlama yönelirse yapıların ardındaki mantığı görebilirler. Bu sistemde öğretmenlerin hatalı oldukları söyleniyor ama asıl yanlışlık ve sorumluluk eğitim sistemimizin ta kendisindedir. Takvim belirleniyor ve öğretmenlerin son derece yoğun müfredatı kısa bir zaman diliminde anlatmaları isteniyor. Bir dönem boyunca konuların bitmesi için acele etmek gerekiyor ve dolayısıyla eğitim süreci sonunda kaliteli bir eğitimden söz etmek pek de mümkün olmuyor. Bazı konular oldukça zor ve zaman istiyor. Bunun sonucu olarak öğretmenler, her yeni senenin başlangıcında konuların genel tekrarını yapıyor çünkü vakit darlığından sene sonunda konular çok iyi öğrenilemiyor. Genel tekrardan ziyade bana öyle geliyor ki aslında konuları yeni baştan öğretiyorlar. Eğer müfredatta az konu ve bol aktivite olursa, öğrenciler konulara daha iyi hâkim olur ve onları özümserler. Bu yüzden İngilizce öğreniminde konular azaltılmalı ve daha uzun bir zaman dilimine yayılmalıdır. Ayrıca şimdiki müfredatta oyunlar ve aktiviteler yeterince yok ve unutulmamalıdır ki öğrenciler, İngilizceyi oyun ve aktiviteler ile çok daha iyi öğreniyorlar. Ayrıca değişikliklerin işe yarayıp yaramadığını görmek için beklemek gerek çünkü sistem sürekli değişiyor ve hiçbir zaman işe yaradığını kontrol etme fırsatımız dahi olmuyor.

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber