Bu haber kez okundu.

Neden Erkek Çocuklarına Empatiyi Öğretmek Zorundayız?

Ebeveynler büyük oyuncak mağazalarında çocukları için oyuncak ararken tipik olarak şu durumla karşılaşırlar: Oyuncak koridorları pembe ve mavi renk kodlarıyla ayrılmıştır. Pembe koridorda Lego’lar, bloklar ve kamyonlar arama zahmetine hiç girmemelidirler. Ve mavi koridorda kesinlikle oyuncak bebekler bulamazlar.
Ebeveynler, araştırmacılar ve eğitimciler, kız çocukları için STEM (Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) oyuncaklarının eksikliğini eleştirirken – ki kesinlikle haklılar – oyuncakları cinsiyete göre belirlemenin erkek çocuklarına da zarar verdiği gerçeğini çoğunlukla gözden kaçırıyorlar. Çocukların oyun ortamları, toplumsal cinsiyet kalıplarını güçlendirerek erkek çocuklarını, yaşamda ve iş hayatında başarı için en kritik becerileri edinmeleri konusunda başarısız olma riskine sokuyor. Bu beceriler arasında en önemli olanı empati.
Oracle’ın Sosyal Bulut Grup Başkan Yardımcısı Meg Bear, empatiye “21′inci yüzyılın en kritik becerisi” diyor. Bear, kişisel ve mesleki başarı söz konusu olduğunda bu becerinin “iyi olan ile harika olan arasındaki fark” olduğuna inanıyor. Kaliforniya Üniversitesi araştırmacıları da Bear’ın bu iddiasını destekliyor. Araştırmacılar empatiyi ” başka insanların duygularını algılama becerisine eşlik eden bir başkasının ne düşünüyor ya da hissediyor olabileceğini hayal edebilme yeteneği” olarak tanımlıyorlar.
Peki, empati neden önemli? Öncelikle empati cesareti besler. Yaşları 11 ile 13 arasında değişen yaklaşık 900 genç üzerinde Kent Üniversitesi psikoloji araştırmacıları tarafından yapılan bir çalışmada, empati düzeyi daha yüksek olan katılımcıların “cesur seyirci davranışı” sergiledikleri ortaya çıktı. Başka bir deyişle, kendi akran grupları dışındaki birinin yaşadığı zorbalığa karşı gelmeye daha istekliydiler. Bu tür bir cesaret, bir zorbalık kurbanı için hayat kurtarıcı olabilirken, çoğunlukla anksiyete ve depresyona sebep olan sosyal izolasyon ve dışlamanın zararlı etkilerini de önleyebilir.
Empati aynı zamanda mutluluk da veriyor. Empati duyan insanların diğer insanlarla daha güçlü bağları oluyor ve bu insanlar işbirliği yapmaya, etkin bir şekilde müzakere etmeye, şefkat göstermeye ve destek sunmaya daha istekli oluyorlar. Empati duyan insanlar iyi birer takım oyuncusu oluyor ve işverenler de bunu fark ediyorlar. Bu beceri artık o kadar önemli bir hale geldi ki, İngiltere’deki bir araştırma ekibinin okullar üzerine yaptığı altı aylık bir araştırmada okullar, öğrencilerinin elde edecekleri en önemli üç kazanım arasına empatiyi de koydu. Bir başka çalışmada ise iş verenlerden “İş Yerinde Başarılı Olmak İçin İhtiyacınız Olan 20 İnsan Becerisi” ile ilgili bir liste hazırlamaları istendiğinde, empati bu listenin beşinci sırasına yerleşti.
Empati problemleri düşünceli bir şekilde çözmeyi sağlar. Empatik problem çözücüler kendilerini başkalarının yerine koyarlar. Ayrıca kalıcı ve daha büyük problemleri çözmek için başkalarıyla birlikte çalışmaya isteklidirler. Bilgilerini ve uzmanlıklarını biriktirip saklamak yerine kendilerini “bilişsel işbirliğine” açarlar. Böylece hastalara, müşterilere, öğrencilere ve hatta ilgi alanlarına çok daha etkin bir şekilde hizmet ederler.
Sonuç olarak bütün çocukların empati becerilerini geliştirmemiz gerektiği çok açık. Ancak oyun ortamlarında iyice güçlendirilen toplumsal cinsiyet kalıpları, erkek çocuklarını sosyal bir eksiklikle büyüme riskiyle karşı karşıya bırakıyor.
Ebeveynler Ne Yapabilir?
Oyuncak Bebeklerle Oynamak. Ebeveynler, erkek çocuklarının da oyuncak bebeklerle oynamaya kız çocukları kadar ilgi duyacağını fark edecektir. Bir bebekle etkileşime geçen küçük erkek çocuklarını izleyin: Bebeğin başını okşamak ve küçük ayak parmaklarını görmek isterler. Ve bebek ağlamaya başladığında yüzlerinde bir sıkıntı ifadesi oluşur. Küçük çocukların bebeklerle yaşadığı etkileşim, sosyal beceriler geliştirmeleri açısında oldukça önemli. Örneğin Amerika’nın bazı okullarında uygulanan Roots of Empathy/Empatinin Kökleri isimli programı, bir bebeği ve bebeğin ailesini sınıfa getirerek öğrencilere nasıl empati gösterilebileceğini öğretmeyi amaçlıyor. Bebek sınıfı keşfederken onun yaşadıklarının neler olabileceği sınıftaki öğrencilere soruluyor. Bu arada konu hakkında eğitimli bir kişi, öğrencilere bebeğin duygularını ve hislerini adlandırmalarında yardımcı oluyor. Bebeğe ve onun savunmasızlığına odaklanmak öğrencilerin empati duygusunu deneyimlemelerini sağlıyor. Bu da gelecekte kendi duygularını tanımlamalarını kolaylaştırıyor. Özfarkındalıkları arttıkça, saygılı ve değer veren ilişkiler kurabilmek konusunda daha iyi olmaya başlıyorlar. Evde ya da yakınınızda bir bebek yoksa, oyuncak bebekleri deneyebilirsiniz. Oyuncak bebekler, çocukların bebekleri giydirmelerini, beslemelerini ve onlara bakmalarını teşvik edebilir. Özellikle yetişkinler de bu bakıma katılır ve modellerse. Kısacası oğulları olan ebeveynlerin pembe koridorlara kısa bir yolculuk yapıp oyuncak bir bebek almalarına fazlasıyla değer.
Canlandırma Oyunu çocukların kendilerini regüle etmelerine (davranış ve duygularını düzenleme, kendini sakinleştirme) ve pozitif ve negatif duyguları birleştirmelerine yardımcı olur. Çocuklar farklı kişiliklere büründüklerinde, o “karakterin” içindeki ikilemlerle karşı karşıya kalırlar ve problemleri çözerler. Özünde, empati duyma konusunda bir “deneme sürüşü” yapıyor olurlar. Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi oyun araştırmacısı Dorothy Singer‘a göre “-mış gibi yapmak” çocukların diledikleri herkes olabilmelerini sağlıyor. Bu yolla duygularla başa çıkmayı; karmaşık ve büyük bir dünyayı küçük ve yönetilebilir bir boyuta getirmeyi; ve paylaştıkça, sıra bekledikçe ve birbirleriyle işbirliği yaptıkça sosyal olarak “ustalaşmayı” öğreniyorlar. Ebeveynler oğullarının empati becerilerini, geleneksel pembe-mavi sınırlarını bulanıklaştırarak oynanan canlandırma oyunlarıyla genişletebilirler. Oyuncak mutfaklar kamyonlarla, bebek evleri aksiyon figürleriyle bir arada yaşamalıdır.
Birlikte Okumak. Araştırmacılar hikaye okumanın çocuklarda empatiyi geliştirdiğini ortaya çıkardı. Çocuk kitabı yazarı ve illüstratör Anne Dewdney şöyle diyor: “Bir kitabı açtığımızda ve sesimizi ve hayal gücümüzü bir çocukla paylaştığımızda, o çocuk dünyayı başka birinin gözlerinden görmeyi öğrenir.” Ancak üzücü bir şekilde araştırmalar, Amerika, Kanada ve İngiltere’deki ebeveynlerin oğullarına hikayeler okumaya kızlarından daha az zaman ayırdığını ortaya çıkardı. Hatta araştırmacılar, 9 aylık bebeklerin bile okuryazarlık aktiviteleri arasında cinsiyet farklılıkları olduğunu buldu. Bu yüzden artık resimli kitapları, empatinin “el kitapları” olarak görmeye başlayın. Ebeveynler ve oğulları, birlikte bir karakterin vücut diline ve yüz ifadesine bakıp ilgili duyguları belirlemeye çalışabilirler. Ebeveynler okurken durup şunları sorabilir: Sence bu ona kendini nasıl hissettirdi? Bu sana kendini nasıl hissettirir? Daha iyi hissetmesini ne sağlar?
Başka insanların da duyguları olduğunu ve bu duyguların önemli olduğunu anlama olarak özetlenebilecek empati, öğrenilmiş bir davranıştır. Erkek çocuklar için, tıpkı kız çocuklarda olduğu gibi, bu öğrenme henüz bebeklikte başlar. Wisconsin Üniversitesi’nden Carolyn Zahn-Waxler çok güzel özetliyor bunu: “Empatinin bir geni yok.” Empatinin geliştirilmesinde ebeveynler, başkalarının duygularını açıklamaktan arkadaşlarla ve kardeşlerle olumlu sosyal davranışları teşvik etmeye kadar pek çok konuda anahtar bir rol oynuyor. Oyun ortamlarındaki oyuncaklar ve oyun şekilleri de aynı derecede önemli olduğunu unutmamak gerekiyor.
Bu yazı KANADA ANAOKULU  tarafından desteklenmektedir.

 
 
 
 
Kaynak: http://ww2.kqed.org/mindshift/2014/06/25/why-its-imperative-to-teach-empathy-to-boys/

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber