Bu haber kez okundu.

Mizahı Sınıfa Taşımak

“Ama neden gitmek zorundayım ki? Okul hiç eğlenceli değil!” Bu sözler birinci sınıfa giden bir çocuğa ait. Çok eğlenceli olacağını söyledikleri okulda, eğlencenin zerresini bile göremediği için kendisini kandırılmış hisseden bu çocuk, annesine neden her gün bu yere gitmek zorunda olduğunu soruyor. Düşüncelerini daha açık ifade edebilseydi sözlerine muhtemelen şöyle devam ederdi: “Sadece 6 yaşındayım. Eğlenmeyi seviyorum ama okul eğlenceli değil ve gördüğüm kadarıyla her sene daha da kötü olacak, daha iyi değil.”

Bu sözler şaka değil, hatta fazlasıyla gerçek. Bu yüzden öğrencilerin ilgisini canlı tutmak ve onlara ilham vermek için sürekli yeni yollar ve çoğunlukla eğlenceli yollar peşindeyiz. Diğer taraftan öğretmenlerin komedyen ya da animatör olarak seçilmediğini ya da eğitilmediğini de biliyoruz. Ancak yine de öğrenmek ve eğlenmek için pozitif bir hava yaratmanın, bilgilendirmenin azaltılması ve bilginin gündelik yaşamın içinde sunulması ile doğru orantılı olduğunu biliyoruz.

Kafanız mı karıştı? Benim de. Bu yüzden hemen bir uzmana başvurdum: AATH – Association for Applied and Therapeutic Humor (Uygulamalı ve Terapötik Mizah Derneği) eski başkanı, Duygusal Zeka Eğitimi Enstitüsü’nün yöneticisi Ed Dunkelbau, aynı zamanda karakter ve sosyal, duygusal öğrenme (SEL) yaklaşımları konusunda pek çok okula, ayrıca askerlik hizmeti stresi yaşayan pek çok aileye danışmanlık veriyor. Kendisiyle, mizahı sınıfa nasıl sokabileceğim konusunda sohbet ettim.

Öğretmenlerin sınıflarında yapması gereken onca şey, işlemeleri gereken onca konu varken mizahı nereye sığdırabileceklerini sordum. Şöyle cevap verdi: “Zorlu sınavların, bütçe problemlerinin, öğretmenlerle ilgili sürekli artan taleplerin ve öğrencilerin ilgisini çekmek için yaşanan rekabetin olduğu bir ortamda, okuldaki herkes, mizahın pedagojinin bir parçası haline gelmesinden fayda sağlayacaktır. Mizah, zihinle kalbin eğlenceli bir şekilde kesişmesini sağlar. Bu da harika bir öğrenme ilişkisi kurar.”

Dunkelbau, mizahın sınıftaki stres ve gerilimi nasıl azalttığına ve yaratıcı anlamayı ne kadar desteklediğine dair yayınların sayılarının gittikçe arttığına da dikkat çekti ve şöyle devam etti:” Her şeyden önemlisi mizah, keyif ve zevk alma duygusu verir. Öğrencilerin hem birbirleriyle hem de öğretmenle paylaştıkları ortak ve pozitif bir duygusal deneyim yaratır.”

Sınıfta Mizahı Nasıl Kullanabilirsiniz?

Mizah konusunda çok zorlanan biri olsanız da, sınıfınızın yükünü hafifletmek ve kara bulutları dağıtmak için yapabileceğiniz çok basit şeyler var. Unutmayın, alay etmenin okulda asla yeri yoktur. Sadece ‘zarar vermeyen ve üzmeyen’ mizah kabul edilebilir.

Kendinize gülün – aptalca ya da yanlış bir şey yaptığınızda, dile getirin ve buna gülün

Sınavlara ya da ödevlere esprili maddeler ekleyin – mesela çoktan seçmeli bir testin cevaplarına komik şıklar ekleyebilirsiniz. Sınav sırasında gülmek, sınav gerginliğini azaltır.

Öğretmenler odasındaki ya da kendi odanızdaki bir panoya komik alıntıların ya da sözlerin olduğu notlar asın. Öğrencilerinize de aynısını yapmaları için cesaret verin.

Bir karikatür dosyanız olsun. Her birkaç günde bir öğrencilerinize bunlardan gösterin.

Cuma Şakası diye bir gününüz olsun– öğrencilerinizden paylaşmaları için şakalar getirmelerini isteyin. Ya Cuma gününe başlarken ya da günün sonunda şakaları mutlaka bütün sınıfla paylaşın.

Öğrencilerinizden mizahı bir yazı ödeviyle anlatmalarını isteyin – Komik nedir, bir şeyin komik olduğunu nasıl biliriz, neden bazı şeyleri sadece bazı insanlar komik bulur gibi sorular sorabilirsiniz.

Komik şapka günü ya da uyumsuz çorap günü ya da başka bir komik kıyafet günü yapın.

Yaratıcı ve mizahi düşünme çalışması yapın. Komik karikatür ya da fotoğrafları, metinleri olmadan sınıfta gösterin ve metinleri öğrencilerinizin yaratmasını isteyin. Çalışmayı bireysel, iki kişilik ya da küçük gruplar şeklinde yapabilirsiniz.

Öğrencilerinizden komik olduğunu düşündükleri kitapları getirmelerini isteyin. Neden öyle düşündüklerini anlatmalarını ve kitaptan örnekler vermelerini isteyin.

Gerçeği söylemek lazım, hikayenin bir de başka boyutu var. Dunkelbau, sınıflara ve okullara mizahı sokmaktan pek hoşlanmayan bir grup insandan da bahsetmeden geçemiyor: Terapistler. “Toplumumuz ne kadar çok kahkahasız kalır, ne kadar mizahtan uzaklaşırsa, o kadar çok müşteri yaratır. Gülmek stres için harika bir panzehirdir. AATH’de söyledikleri gibi “Son gülen, iyi güler”. Ama gerçekte, dolu dolu gülemeyen ve bunun bedelini ödeyen hep çocuklar oluyor.”

Okullara daha fazla eğlence getirelim. Her zaman kahkaha sesleri duymamız gerekmiyor, ama küçük bir gülücük ve biraz ciddiyetten uzaklaşmak bile büyük bir fark yaratabilir. Biz öğretmenlerin mizahı daha ciddiye alma zamanı geldi artık.

EĞİTİMPEDİA

Çeviri: Demet Sunar

Kaynak: http://www.edutopia.org/blog/using-humor-in-the-classroom-maurice-elias?utm_source=facebook&utm_medium=post&utm_campaign=blog-using-humor-in-the-classroom-july-link-repost

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
mizahı sınıfa taşımak

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber