Bu haber kez okundu.

MEB'in öğretmenlere seminerlerde önerdiği film ve kitaplar

 

1.İKİ DİL BİR BAVUL

 
2008 yapımı yerli bir film “İki Dil Bir Bavul.” Şanlıurfa, Siverek ilçesine bağlı Demirci Köyü’nde öğretmenlik hayatına başlayan bir erkek öğretmenin yaşadığı zorlukları ve deneyimlerini aktarıyor bizlere. Film daha çok Kürtçe bilip Türkçe bilmeyen öğrenciler ve halkla, Kürtçe bilmeyen ve ülkenin doğusuna daha önce gitmemiş bir öğretmenin arasında geçenleri anlatıyor diyebiliriz. Üstelik film belgesel olarak çekilmiş. Yani yaşananları aynen yansıtıyor. Dolayısıyla, ilk ataması gerçekleşen ve gerçekleşecek bütün öğretmen ve öğretmen adaylarının izlemesi gereken güzel bir yapım bana göre. Zaten Adana ve Antalya film festivallerinde çeşitli ödüllere layık görülmüş bir film.
2 BİLLY ELİOT

 
Billy Eliot, kurgusal bir kasabada geçen, 2000 yapımı İngiliz filmi. Film senaryosu “The Stars Look Down” isimli kitaptan esinlenilmiştir. 
 
Billy, babası maden işçisi olan yoksul bir ailenin çocuğudur. Her çocuk gibi Billy’e de ailesi tarafından bir takım aktiviteler dayatılmaktadır. Babası tarafından boks antrenmanlarına gönderilir ancak Billy kendi yolunu bulmak isteyen bir çocuktur. Kimseye haber vermeden bir bale kursuna başlar ve çok başarılı olur. Film 1980 İngiltere’sinde geçmektedir ve asıl konunun arka planında Margaret Thatcher (Demir Leydi) döneminde yaşananları da konu almaktadır. Billy ailesini ikna etmekte zorlansa ve kurstaki tek erkek öğrenci olsa da kendi yolunu çizecek ve büyük başarılara imza atacaktır.
 
 

3.KORO/LES CHORİSTES

 
2004, Fransa yapımı film ülkemizde 2005 senesinde vizyondaki yerini almış. Ben Fransız filmlerini genel anlamda sıkıcı bulurum ancak yaptılar mı da tam yaparlar diyebilirim. Çok güzel filmler çıkıyor aralarından. Tabi biraz da zevk meselesi. Film 1946 tarihli “Bülbül Yuvası” isimli filmin yeniden çekimi ve kötü bir yatılı okula gelen yeni müzik öğretmeninin, müzik yoluyla öğrencilerin hayatına renk katması, iyi yönde değiştirmesi konu ediliyor. Sorunlu eğitimin olduğu yerde sorunlu öğrenciler de peydahlandığı için öğretmen bu öğrencileri de müzik yoluyla dizginleyebiliyor. 1949 yılı Fransa’sında geçen film anladığım kadarıyla hatalı disiplin ve ceza uygulamalarına güzel eleştiriler getiriyor. Film ulusal ve uluslararası çapta toplam 21 ödüle aday gösterilmiş ve 11 ödül kazanmış. Bir bütün olarak baktığımda film bahsettiğim başarılı yapımlar arasında yer alıyor diyebiliriz.
 

4. TAARE ZAMEEN PAR/YERDEKİ YILDIZLAR

 
2007 tarihli bir Hint filmi olan Yerdeki Yıldızlar, benim favorilerim arasında. Eğer izlemediyseniz, hemen bu incelemeyi kapatın ve ilk fırsatta izlemeye başlayın. Ancak sonra geri dönüp tekrar incelemelere göz atmayı unutmamak şartıyla. Yok eğer izlediyseniz, tekrar izleyin. =)
 
Film Ishaan isimli 3. Sınıf öğrencisinin eğitim ve aile hayatında yaşadığı sıkıntıları ve sonrasında tanıştığı resim öğretmeniyle nasıl tekrardan derslerine ve hayatına şevkle tutunabildiğini konu ediniyor. Kısaca bahsetmek gerekirse, Ishaan derslerinde başarısız, resim yapmayı seven, disiplin ve kurallardan hoşlanmayan bir çocuktur. Ailesi ve öğretmenleri tüm bunları onun tembelliğine ve şımarıklığına bağlasalar da o aslında özel bir çocuktur. Onun özel durumunu ise babasının ceza olarak gönderdiği yatılı okulda karşılaştığı geçici resim öğretmeni keşfedecektir. Aamir Khan tarafından canlandırılan resim öğretmeni tek kelimeyle öğretmen böyle olunur dedirtiyor. Film eğlendiriyor, düşündürüyor, gerçekleri yüzünüze vuruyor ve kesinlikle ağlatıyor. Bu filmi sadece öğretmenlerin değil herkesin izleyip kendisine pay çıkarması gerekir.
 
 

5. KARA TAHTA / TAKHTESİAH (BLACKBOARDS)

 
Kara Tahta filmi, 2000 yapımı bir İran filmi ancak Kürtçe olarak çekilmiş. Filmin Yönetmeni Samira Makhmalbaf oldukça genç bir kadın. Yarı belgesel formatında bir film olduğu söylenebilir. Politika, savaş ve tarihi bilgilerin ışığında dram yüklü bir film. Savaşın yıkıcılığı arasında sırtlarındaki kara tahtalar ile öğrenci arayışına çıkan öğretmenlerin hikayesini anlatıyor film. Öyle çok akıcı bir film beklemeyin ancak filmin her karesi bir anlam yüklü gerçekten. Sırtlarında taşıdıkları kara tahtalar, öğretmenler ve öğrencileri için aynı zamanda birer kalkan işlevi de görüyor. Yani insanlığın yarattığı yıkıcılığa, savaşa ve tüm çıkmazlara karşı kara tahtalarla bir aydınlık arayışını anlatıyor film.
 
Film Fransa’daki Cannes Film Festivalinde Jüri Büyük Ödülü’nü almaya hak kazanmış.
 

6. ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ / DEAD POETS SOCİETY

 
1989 tarihli Amerikan filmi olan Ölü Ozanlar Derneği de benim favorilerim arasında yer alıyor. Filmin başrolünde 2014 senesinde hayata veda eden Robin Williams yer alıyor. Oynadığı her filmi tavsiye edebileceğim sayılı aktörlerden birisidir. Filmin konusuna gelelim.
 
Welton Akademisi son derece disiplinli ve başarılı öğrenciler yetiştiren bir erkek okuludur. Okul yönetimi ve bünyesindeki öğretmenler başarının ancak disiplin ve çok çalışmayla geleceğine inanırlar ve çocukları inanılmaz bir baskı altına alırlar. Elbette çocuklarının başarısı için can atan aileleri de bu sisteme inandırırlar. Öğrencilerin böylesine baskı altında kaldığı bir ortamda bir edebiyat öğretmeni, oldukça farklı kişiliğiyle çıkagelir ve öğrencilerin bütün dünyaları değişir. Artık şiir ve diğer edebiyat türlerinin büyüsüne kapılmaya başlamışlardır. Ancak Robin Williams’ın canlandırdığı edebiyat öğretmenin farklı tarzı herkesin dikkatini çeker ve okul yönetimi tarafından hoş görülmez. Bir öğrencinin intihar etmesi bahane edilerek öğretmen okuldan uzaklaştırılır ancak öğrencileri onun kıymetini bildikleri için bu karara karşı harekete geçerler.
 

7. SINIF / ENTRE LES MURS (THE CLASS)

 
Ülkemizde 2008 yılında gösterime girmiş bir film olan “The Class”, Fransızların 20 seneyi aşan Altın Palmiye ödülüne kavuşmasını da sağlamış bir yapım. Üstelik pek çok iyi ödüle de aday gösterilmiş. MEB tarafından hazırlanan bu film listesindeki öne çıkan başarılı filmler arasında yer alıyor diyebilirim. François Bégaudeau’nun sanırım aynı isme sahip romanından uyarlama olarak perdeye aktarılan bir film aynı zamanda. Filmde farklı etnik kökenlere, kültürlere ve inanışlara sahip öğrencilerden oluşan bir mahalle okulunda öğretmenlik yapan bir kişinin hikayesi anlatılıyor. İzleyenlerin en iyi öğretmen öğrenci okul filmi olduğu yönünde yorumlar yaptığını düşünürsek fazla söze yer bırakmadan, özellikle öğretmen adayı veya öğretmenseniz kesinlikle bu filmi izlemelisiniz. Filmi izlerken ben de bunu yaşamıştım diyeceğiniz pek çok sahneyle karşılaşmanın yanı sıra öğretmen öğrenci ilişkileri açısından yerinde tahliller yapıldığını da fark edeceksiniz.
 

8. TEPETAKLAK NELSON / HALF NELSON

 
2007, Amerikan yapımı bu film, dram türünde değerlendiriliyor. Film Türkiye’de gösterime girmemiş ancak oldukça dikkat çekici ve başarılı bir yapım. Zaten önemli ödüllere de aday gösterilmiş ve bir kısmını elde etmeyi de başarmış.
 
Film yoksul bir mahalle okulunda geçiyor. Nelson isimli öğretmen bu okulda oldukça sıra dışı öğretim teknikleri ve özgür düşünce yanlısı olarak dikkat çekiyor. Ancak Nelson, öğretmenlik hayatında ne kadar başarılı gözükse de özel hayatında uyuşturucu kullanan ve bunun getirdiği zorluklarla mücadele eden birisi. Yani bir anlamda özel hayatıyla okulu birbirinden ayrı tutarak, yaptığı yanlışları ve bunun sonuçlarını öğrencilere yansıtmama mücadelesi veriyor. Bana göre öğretmen adaylarının izlemesi gereken, çok fazla kazanım elde edecekleri güzel bir film. İzlenmesini tavsiye ediyorum.
 

9. CANIM ÖĞRETMENİM / MONSİEUR LAZHAR

 
Kanada, 2012 tarihli bir dram filmi “Monsieur Lazhar.” Yabancı film dalında Oscar’a aday gösterilmiş, yine önemli ödüller kazanmış bir yapım olarak karşımıza çıkan filmde, kötü geçmişe sahip bir sınıf ile yine kötü geçmişe sahip olan bir öğretmenin buluşması anlatılıyor.
Şöyle ki Lazhar, Cezayir asıllı ve terörden kaçan, kötü geçmişinden ve onun bıraktığı izlerden kurtulmaya çalışan birisi. Öğretmen olarak atandığı sınıfın eski öğretmeni ise kısa bir süre önce intihar etmiş. Bu durumda iki tarafın da unutmaları, geride bırakmaları gereken kötü geçmişleri var ve film son derece başarılı şekilde bu mücadeleyi işliyor.
 
Bu başarılı film sadece öğretmen olarak değil, insan olarak da kendimize güzel dersler çıkarabileceğimiz, önemli konularda farkındalık kazanmamızı sağlayabilecek bir yapım.
 

10. SEVGİLİ ÖĞRETMENİM / MR. HOLLAND’S OPUS

 
Sevgili Öğretmenim, 1995 yapımı bir ABD filmi. Yayına girdiği tarihlerde çok önemli başarılara imza atmış, ödüller kazanmış ve dikkat çekmiş bir yapım.
 
Glen Holland isimli müzisyen, adından söz ettirecek bir beste yapmak istemektedir ancak buna yeterli vakit bulamadığı için bir lisede müzik öğretmenliği yapmaya başlar. Burada hedeflerine daha fazla yoğunlaşabileceğini düşünür. Azimle çalışır, öğrencilerinden yardım alır ve onların yeteneklerini de açığa çıkarmaya çalışır. Onlara öğretmek ve müziği sevdirmek için elinden gelen her şeyi yapar. Filmde kuşak çatışması da müzik zevkindeki farklılıklar yönünden zaman zaman yansıtılmaya çalışılmış. Film için azimle ve özveriyle işine sarılan bir müzisyenin, müzik öğretmenin hikayesi diyebilirim.
 
Farklı bir konu ve tarzda, başarılı bir film izlemek isterseniz bu filmi tavsiye ederim. Yine önemli kazanımlar elde edilebilecek, son derece çarpıcı bir dram filmi.
 
 
 

11. 3 IDIOTS

 
Yine Rajkumar Hirani yönetmenliğinde, Aamir Khan’ın da oyuncu kadrosunda yer aldığı son derece başarılı, gişe rekorları kırmış, ödüller elde etmiş 2009 yapımı bir Bollywood filmi duruyor karşımızda.
Film komedi türünde ancak eğitim sistemine evrensel eleştiriler getirebilen, güldürürken düşündüren bir yapım. Ayrıca film mühendislik okuyan ve aynı odada kalan 3 öğrencinin arasındaki sıkı dostluğu da işliyor. Aamir Khan’ın oynadığı filmlerdeki eğlenceli üslubu, özellikle eğitim sistemine yönelik eleştirileri ve ara ara işlenen, insanı duygulandıran dramatikliği her zaman sevmişimdir. Bu film de daha çok eleştirel ve komiklik yönleriyle öne çıkan, insana farklı bakış açıları kazandırabilecek, izlenmesini tavsiye ettiğim bir yapım.
 

12. BABAM VE USTAM / PADRE PADRONE

 
Film 1977 tarihli ve İtalyan başyapıtlarından. Film İtalyan yazar Gavino Ledda’nın otobiyografik türdeki romanında uyarlanmış ancak biraz daha farklı ve etkileyici olarak ele alınmış.
 
Film yaşanmış bir hikayeden yola çıkılarak çekilmiş. Babasının küçük yaşta okuldan aldığı Gavino’nun hikayesi…
Oğlunu okutacak kadar zengin olmadığı için oğlunun ancak çoban olabileceğini, böyle olması gerektiğini düşünür. Ancak Gavino yıllarca dağlarda çobanlık yapsa da okumak, öğrenmek ve bilginin peşinde koşmak tutkusunu yaşatmıştır içinde. Nihayet önce lise ve sonrasında üniversiteyi bitirebilir. Ancak babasının yanına döndüğünde onun hala aynı bakış açısına sahip olduğunu görür. Eski bir yapım diyerek burun kıvırmayın ve dram yüklü bu güzel filmi izleyin derim.
 

 13. BİRİNCİ SINIF / THE FİRST GRADER

 
İngiliz yapımı, 2010 tarihli, gerçek bir hikayeden uyarlanan biyografi-drama türündeki bu film gerçekten herkesin izlemesi gereken bir yapım. Zaten aldığı ödüller ve adaylıkları da bunu destekler nitelikte.
 
Filmde 84 yaşında ilkokula başlayan bir adamın hikayesi anlatılıyor. Kenya’da geçen filmde, Kimani Maruge isimli köylü bir adamın, ülkesinin özgürlük mücadelesinin ardından, artık ücretsiz hale gelen ilkokula yazılmasını ve eğitim mücadelesini izliyorsunuz. Öğrenmenin yaşı yoktur derler ya, sanırım bu film de bu sözün tam karşılığı.
Elbette giriştiği bu zorlu mücadelede pek çok insan yaptıklarını gereksiz veya gülünç bulacaktır. Ancak en büyük destekçisi tabi ki eğitimin, bilginin gerçekten ne anlama geldiğini kavrayan bir öğretmen olacaktır. Gerçek bir hikaye olması filmin etkileyiciliğini arttırırken, azim ve kararlılığın zorlukları aşmada nasıl etkili olduğunu da görmenizi sağlıyor.
 
 

14. SÜPERMENİ BEKLERKEN / WAITING FOR SUPERMAN

 
Belgesel izlemeyi sever misiniz? Cevabınız evet ise 2010 tarihli ABD yapımı bu belgesel filmi mutlaka izleyin derim. Film vizyona girdiği andan itibaren dikkat çekmiş ve eleştirmenlerden tam not almış. Pek çok eleştirmen tarafından yılın en iyi yapımları arasında gösterilmiş.
 
Belgeselde ABD eğitim sistemi eleştirel bir şekilde ele alınıyor. Eğitim sisteminin çıkmazları, çocukların hayallerini geri plana atması, ailelerin ve öğretmenlerin hataları ve rolleri gibi önemli konulara değiniliyor. Bilindiği üzere Dünya üzerinde pek çok ülkede olduğu gibi Amerika’da da eğitim sistemi en çok tartışılan konulardan birisi. Bu belgeselde irdelenen konuların aslında evrensel nitelikte olduğunu düşünüyorum. Öyle yada böyle benzer tıkanıklıklar, öğrencilerin okula küsmesi, okuma yazma problemleri vb. pek çok sorun ülkemizde de yaşanıyor. Dolayısıyla tüm bunları kapsamlı bir şekilde ele alan bu belgeseli izlemeniz öğretmenlik hayatınızda size yol gösterecek çıkarımlarda bulunmanıza yardımcı olacaktır.
 

15. OLMAK VE SAHİP OLMAK / TO BE AND TO HAVE

 
2002, Fransız yapımı bir belgesel film olan “Olmak ve Sahip Olmak” kimi zaman eğlenceli, kimi zaman dramatik sahnelerle karşılaşacağınız bir yapım.
 
Konu olarak, Fransa’daki tek öğretmen tek sınıf sistemiyle sürdürülen ve hala az da olsa var olan köy eğitim sistemlerini konu ediniyor. Böyle olmasının sebebi bu yerleşim yerlerinin ulaşım bakımından merkezlere daha uzak kalmış olması. Belgesel öğretmenler ve çocuklar açısından rutin eğitim günlerinde yaşananları gözler önüne seriyor.
Aynı zamanda böyle bir ortamda ve sistemde bu çocukları eğitmek görevini üstlenen öğretmenin ne kadar özverili olduğunu da keşfediyorsunuz. Belgesel yapımlardan hoşlanıyorsanız sıkılmadan izleyebileceğiniz güzel bir yapım.
 
 

16. CAN DOSTUM / GOOD WILL HUNTING

 
1997, ABD yapımı filmin başrollerini Matt Damon ile Robin Williams paylaşıyor. Pek çok önemli ödüle aday gösterilmesinin yanı sıra Oscar’ı da kazanan film, senaryosu, oyunculukları ve diyalogları ile unutulmayan filmler arasında yerini alıyor.
 
Filmi pek izlemeyen kalmış mıdır bilmiyorum ama geleneği bozmadan konusuyla devam edelim. Matt Damon tarafından canlandırılan Will Hunting, bir üniversitede hademedir. Kendisi biraz serseri gibi yaşasa da aslında çok zeki bir çocuk ama arkadaş çevresi ve yaşam tarzı onun iyi yerlere gelmesine engel olur. Çevresinde ona rehberlik edecek kimse de bulunmaz.
 
Will bir süre sonra karıştığı kavgadan hapse girer ancak üniversitede onun matematik zekasını keşfeden bir hocasının kefil olmasıyla hapisten kurtulur. Ancak Will’in psikolojik tedavi görmeyi kabul etmesi de gerekir. Will başlangıçta buna sıcak bakmasa da zamanla terapistine ısınır. Onun rehberliğinde yeni bir bakış açısı kazanır ve sahip olduğu yetenekleri daha iyi işlerde kullanmaya başlar. Nihayetinde de yeni bir hayata başlamaya karar verir.
 

17. İMPARATORLAR KULÜBÜ

 
2002, ABD yapımı film, hem dram hem de komedi türünde sahneler içeren ve “Ölü Ozanlar Derneği” filmiyle benzerlik gösteren bir yapım.
 
Konu olarak, öğretmenliğe tutkuyla bağlı bir profesör ile öğrencileri arasındaki ilişki ve birbirlerine olan etkileri konu ediliyor. Profesör, geleneksel ve zorlu bir yarışma için öğrencilerini hazırlarken yeni ve farklı bir öğrencisiyle karşılaştıktan sonra öğrencilerin kendisini nasıl etkilediğini daha iyi anlamaya başlıyor.
 
Film “Palace Thief” isimli bir kısa hikayeden uyarlanmış. Aldığı yorumlar da olumlu ancak bir “ Ölü Ozanlar Derneği” kadar isim yapmamış ve ikisini karşılaştırırsak daha geride kalmış diyebilirim.
 

18. KARA / BLACK

 
2005, Hint filmi olan Black tek kelimeyle mükemmel bir film. Bazı şeyler için ne söyleseniz eksik kalır ya, bu film için de durum aynen böyle. Ne yazsam, hakkında ne söylesem bir şeyler eksik kalıyor. Türk sinemasında da “Benim Dünyam” olarak uyarlaması yapılmıştı. Ben onu seyretmedim ve ne derece benzer olduklarını bilmiyorum ancak orijinal filmi izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.
 
Film tüm dünyası karanlıktan ibaret olan duyma ve görme yetisini yitirmiş bir kız ile çok farklı öğretme teknikleri olan, mesleğine ömrünü adamış bir öğretmenin ilişkisi üzerinden bir başarı öyküsünü ele alıyor. Bu kız için tutulan öğretmen, onun ilk dostu, onu ilk anlayan kişi ve bir zaman sonra da aşık olduğu kişi halini alıyor. Onun tüm karanlığını aydınlığa çeviriyor, bilgi ve eğitim yoluyla tekrardan hayata tutunmasını sağlıyor.
 
Fazla söze de gerek yok aslında başta da söylemeye çalıştığım gibi mükemmel bir film. Herkesin izlemesini tavsiye ediyorum.
 

19. ÖZGÜRLÜK YAZARLARI

 
2007, ABD yapımı dram türündeki film, Erin Gruwell’in “The Freedom Writers Diary” adlı eserinin bir uyarlaması.
 
Senaryosunun gerçek bir hikayeye dayandırılması filmi en baştan çekici hale getiriyor. Hilary Swank tarafından canlandırılan Erin Gruwell, mesleğini seven, hedefleri olan bir öğretmen. Yeni sınıfı son derece sorunlu öğrencilerden oluşuyor ve bu öğrencilerin hepsi de farklı görüşlere sahip. Hepsi birbirlerine nefretle bakıyorlar ve getto olarak tabir edilen yerlerde yaşayarak çetelere üye oluyorlar. Elbette öğretmenin bu gerçeklerle yüzleşmesi fazla zaman almıyor ve farklı tekniklerle öğrencilerinin dikkatini çekmeye başlıyor. Bu aşamadan sonra öğrencilere nefret duydukları kendilerinden olmayan kişilere ve fikirlere karşı doğru bir bakış açısı kazandırmaya, yani onların gözlerini açmaya, içine düştükleri bataklıktan kurtarmaya başlıyor.
 
Öğretmen öğrenci ilişkisinin ötesinde okullara giren ırkçılık ve şiddetli fikir çatışmalarını da konu edinen film hem öğretmenlerin hem de diğer herkesin izlemesi gereken, izlerken sıkılmayacağı başarılı bir yapım.
 
 

20. PATCH ADAMS

 
Evet yine bir Robin Williams filmi. ABD yapımı film 1998 tarihinde vizyona girmiş. Dram ve komedi öğelerini iç içe işleyen, gerçek bir hikayeden uyarlanmış başarılı bir yapım.
 
İntihara meyilli olan Patch Adams, akıl hastanesine yatırıldıktan sonra hayata bakışı tamamen değişir ve tıp okumaya karar verir. Başarılı ve farklı ideallere sahip bir öğrenci olarak dikkat çeker. İnsanları tedavi etmek ve hayata renk katmak amacıyla mizaha başvurur. Yoksul ve hasta kişilere yardım etmeye başlar, onlar için klinik açma girişiminde bulunur ve bunları yaparken de hayattan darbeler yemeye de devam eder. Ancak idealinden asla uzaklaşmaz ve nihayetinde başarıya da ulaşır.
 
Robin Williams her zaman oyunculuğunu beğendiğim birisi olmuştur ve film konusu itibarıyla da oldukça dikkat çekici. Aynı zamanda listedeki diğer filmlere kıyasla daha renkli ve eğlenceli bir film görüntüsü veriyor.
 
 
 

21. KÖR NOKTA / THE BLIND SIDE

 
2009, ABD yapımı, “The Blind Side: Evolution of a Game” isimli Michael Lewis imzalı kitaptan uyarlama bir dram filmi.
 
Filmde babasız büyüyen ve annesi de uyuşturucu kullanan ve onun etkisinde hayatını sürdüren bir siyahi gencin Amerikan futbol kariyeri konu ediliyor. Bu genç iyi bir aile tarafından evlatlık ediniliyor ve okuma yazma öğrenirken bir yandan da Amerikan futboluna olan yeteneği ortaya çıkıyor. Yaşına göre iri olan ve ailesiyle birlikte yaşarken annesi ve kardeşleri tarafından dışlanan bu çocuk için futbol kendisini kanıtlaması ve itibar görmesi için gerçekten çok önemlidir ve farklı bir anlam taşımaktadır.
 
Film önemli ödüllere aday gösterilmiş ve bunlardan bir kaçını da kazanmayı başarmış.
 

22. WHİPLASH

 
Listede yer alan son film, aynı zamanda listedeki en yeni film olma özelliğini de taşıyor. 2014 tarihli bir ABD dram filmi olan Whiplash yine gerçek anılardan yola çıkılarak hazırlanmış bir yapım.
 
Küçüklükten beri bateri çalmayı seven ve bu yolda ilerlemek için konservatuara kayıt olan Andrew ile öğrencileri gereğinden fazla zorlayan, hatta onları kurduğu baskıyla depresyona sokup intihara sürükleyen bir müzik öğretmenin ilişkisi ve etrafında gelişen olaylar konu ediliyor. Filmde Andrew’in, öğretmeni tarafından kitleler önünde küçük düşürülmesi ve hakkının verilmemesine rağmen pes etmemesinin yanı sıra baskıcı eğitimin öğrenciler üzerindeki kötü etkileri de ele alınıyor.
 
Whiplash filmi kısa sürede büyük beğeni toplamış ve ödüller kazanmış bir yapım olarak listede öne çıkan filmler arasında yer alıyor.
 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber