Bu haber kez okundu.

Matematiği Nasıl Eğlenceli Hale Getiririz?

Chicago ve Western Üniversiteleri tarafından 2012’de yapılan bir araştırma çok fazla matematikle uğraşan kişilerin fiziksel acıya benzer bir acı yaşadıklarını gösteriyor. Aileler de çocukken formüllerle, sembollerle ve denklemlerle yaşadıkları zorlukları iyi bildikleri için genellikle çocuklarına matematiğin zor olduğunu söylemeye meyilli oluyorlar. Aslında en büyük hata bu noktada yapılmış oluyor. Sonuç olarak matematiğin zor olduğu düşüncesi, çocukların aklına yerleşir ve onlar da matematiği akademik hayatlarında karşılaşmak zorunda kalacakları korkunç bir canavar olarak görürler.

 

 

Ancak matematikte yetenekli olmak ya da en azından yeterli olabilmek modern hayatın gerisinde kalmamak için gereklidir. Matematiği, bireysel finansmanları ve inşaat projelerini anlamak için kullanmanın yanı sıra yemek ya da alışveriş gibi günlük işlerimizi yaparken de sıklıkla kullanırız. Mühendislik, finans ve aranılan diğer meslek alanları ortalamanın üzerinde matematik becerileri gerektirir. Matematikle ilgili olmayan mesleklerde bile çalışanların sağlam bir analitik ve mantık becerisine sahip olmaları beklenir. Bu beceriler de yine matematik sayesinde kazanılabilecek becerilerdir.

 

Birçok araştırma çocuklarda matematik eğitimine erken başlanmasının büyük yararları olduğunu gösteriyor. Bu durum çocukların beyinlerinde değişiklikler yaratıyor ve böylece çocuklar problem çözmede yetenekli hale geliyor. Unutmayın ki çocukların beyinleri ileri düzeydeki matematik kavramlarını öğrenmek için hazır durumda bulunur. Ayrıca 2007’de Developmental Psychology gazetesinin yayımladığı bir araştırma, anaokulundaki matematik becerisinin çocuğun daha sonraki yıllarda okuma becerisi ya da dikkatini verme yeteneği gibi okul başarılarının güçlü bir ön göstergesi olduğunu belirtiyor.

Çocukların aileleri ve ilk öğretmenleri, onların matematiğe karşı gelişecek yaklaşımında önemli bir rol oynar. Chicago Üniversitesinde karşılaştırmalı insani gelişim ve psikoloji dersleri veren Profesör Susan C. Levine’e göre çocuklarıyla matematik üzerine konuşmalar yapan aileler, çocuklarına sağlam bir matematik temeli verirler bu da onların ileride matematik başarıları elde etmesini sağlar. Çocuklarına sayılar ve diğer matematiksel işlemleri işaretler ve kelimeler yoluyla anlatan aileler çocuklarının daha iyi matematik becerileri kazanmalarına yardım ederler.

Çocuklar bir şeyleri oyun haliyle öğrenirken daha çabuk kavradıkları için matematik bir iş olarak değil, oyun olarak öğretilmelidir. Böylece aileler matematiği onlar için zevkli hale getirebilirler. Başarılı matematik öğretiminin sırrı onu eğlenceli hale getirmekte gizlidir. Matematiği o kadar eğlenceli hale getirin ki çocuklarınız bir şeyler öğrenirken bunun farkında bile olmasınlar.

İşte size çocuğunuz için matematiği eğlenceli hale getirme yöntemleri:

  • Matematiği Bir Oyuna Dönüştürün.

Çocuğunuzun matematiği bir iş olarak değil bir oyun olarak düşünmesini sağlayın tıpkı oynadığı bilgisayar oyunları gibi. Matematiği oyuna dönüştürmek için kaynak olarak sanal oyunlar, uygulamalar ve çeşitli web sitelerini kullanın. Ayrıca bunlardan başka matematiği eğlenceli hale getiren çeşitli uygulama kitapları vardır. Sanal olmayan oyunlar da eğlencelidir. Çocuğunuzu hesaplamalar gerektiren kart oyunları ve masada oynayabileceğiniz oyunları (Chutes and Ladders ve Monopoly gibi oyunlar) oynamaya teşvik edin. 2009’da Carnegie Mellon ve Maryland Üniversiteleri tarafından yapılan bir araştırma, matematikle ilgisi olmayan oyunlar oynayan çocuklara kıyasla, Chutes and Ladders oynayan çocukların matematik becerilerinin önemli ölçüde geliştiğini göstermiştir.

  • Eğlenceli Aktivitelerinizin İçine Matematiği de Dahil Edin.

Çocuğunuzun sevdiği oyunları ya da başka aktiviteleri sizler de öğrenin ve matematiği bunların içine entegre etmenin yollarını bulun. Mesela çocuğunuz sizinle birlikte yemek yapmayı, bir şeyler pişirmeyi seviyorsa mutfakta ona bazı ölçü birimlerini öğretebilirsiniz. Örneğin bir kek yaparken “5 yumurta koymamız lazım, ikisi şuan burada dolaptan kaç yumurta almamız gerek?” gibi sorular sorabilirsiniz. Bu şekilde matematiği bir oyun haline getirebilirsiniz. Yolculuk yaparken çocuğunuzun sürekli “Daha gelmedik mi?” sorusunu sıkça duyarsınız. Bunu da bir oyun biçimine dönüştürmek için kullanabilirsiniz. Ona varış yerinize kaç kilometre kaldığını ne kadar yol gittiğinizi söyleyebilirsiniz. Bunlar üzerinden onun için sorular oluşturabilirsiniz.

 

 

  • Matematiği Gerçek ve Anlamlı Kılın.

Günlük hayatta para, ölçüler, zaman vb. birçok, gerçek matematik problemleri ile çevrelenmiş durumdayız. Bu durumu çocuğunuzun da fark etmesini sağlayın. Örneğin alışverişte fiyatları karşılaştırmayı ve hesaplamayı, sokakta giderken posta kutularını saymayı, yemek tarifleri okumayı ve akşam yemeğinde içecek ve yiyecekleri ölçmeyi çocuğunuzla birlikte yapabilirsiniz. Markette kasaya yaklaşmadan önce çocuğunuza aldıklarınızın ne kadar tutacağını sorabilirsiniz; eğer yakın bir tahmin yaparsa onu ödüllendirin. Çocuğunuzu okul dışında gerçek hayattaki problemleri çözmeye teşvik edin.

 

  • Ona “Matematik Zekasını” Öğretin.

Bu, North Carolina Üniversitesi tarafından “sayı sezgisi” olarak tanımlanır. Sayı sezgisi sayıları, ilişkileri ve işlemlerden nasıl etkilendiğini sezgisel olarak anlamaktır. Güçlü sayı sezgileri olan çocuklar problem çözmede diğerlerine kıyasla daha iyidirler. Problemleri farklı açılardan yaklaşarak çözerler. Matematiği bir dizi işlemden daha fazlası olarak gördükleri için problemleri çözmede daha başarılıdırlar. Çocuğunuza matematik zekasını bir oyun olarak öğretmeye çalışın.

 

  • Matematiği Eğlenceli Bir Yarış Haline Getirin.

 

Aynı yaş gurubundaki çocukları bir araya getirin onlara bir test hazırlayın. İlk kim doğru yanıtı verirse onu bir oyuncak ya da çikolatayla ödüllendirin.

 

  • Çocuğunuza Matematik Konulu Kitaplar Okuyun.

Çocuğunuza gece yatarken matematik konulu kitaplar okuyun. Bu kitaplarda çocuğunuzun bilinçaltına gizliden gizliye matematiksel işlemler yaptıracak konular olsun. Çocuğunuz farkında bile olmadan matematiksel işlemler yapmaya başlayacaktır. Böylece kendiliğinden sayısal yönünü geliştirmiş olacaktır.

 

 

 

  • Bu Yöntemlere Çocuğunuz Küçük Yaştayken Başlayın.

 

Çocuğunuza yeni yürümeye ve konuşmaya başladığı dönemde matematiği öğretmeye başlayın. Dil eğitimi gibi matematik eğitimi de ne kadar erken başlanırsa o kadar etkili olur. Çocuğunuz küçükken beyni bu tarz oyunlara hazırdır. Ayrıca sizin çocuğunuzla yapacağınız herhangi bir şey onun için her zaman eğlence kaynağıdır.

 

Aşağıda çocuğunuza oyunla öğretebileceğiniz bazı temel matematiksel kavramları bulabilirsiniz:

 

  1. Örnekler: Örnekler hem matematikte hem bilimde önemli bir yere sahiptir. Çünkü örnekleri keşfetme ve fark edebilme becerisi bizim dünyanın nasıl işlediğini anlamamıza da yardım eder. Çocuğunuzla örnekler konusunu öğrenmek için hızlı bir başlangıç yapabilirsiniz. Bunu şarkı söyleme, dans etme vb. gibi birçok oyunla yapabilirsiniz.

  2. Sıralar: Sıra, art arda olaylar ve deneyimler düzenidir. Bu dizileri (sıraları) fark etmek çocuğunuzun mantıklı, neden-sonuç’a dayanan bir düzen hissi kazanmasına yardım eder. Örneğin adım adım Legoları kullanarak bir bina inşa etmek çocuğunuzun bu sıra hissini kazanmasına yardım eder.

     

  3. Kronolojik madde dizilişi: Bu bir matematik kavramıdır. Bir şeyleri mantıksal şekilde bir düzene sokma, diğer bir deyişle onları seri hale getirmektir. Farklı boyutlardaki Legolarla oynayın. Yaratıcı bir şekilde bunları iç içe geçirin.

  4. Mekansal ilişki: Bu kavram çocuğunuzun kendi fiziksel benliğini ve dünyayla olan ilişkisini anlamasını kapsar. Çocuğunuzla puzzle oynayarak ve el kol hareketleriyle “daha kısa” veya “daha uzun” olanı tanımlayarak onun mekansal ilişkiyi anlamasına yardımcı olabilirsiniz.

     

  5. Karşılaştırma: Bunda çocuğunuz farklı nesneleri ya da fikirleri inceler ve tanımlar. Bundan yola çıkarak da ne kadar benzer ya da farklı oldukları hakkında bir karar verir. Çocuğunuzla nesnelerin sayısını, özelliklerini ya da ağırlığını karşılaştıran oyunlar oynayın. Çocuğunuz büyüdüğünde onunla karanlık, parlak, elma, havuç gibi kavramları karşılaştırabilirsiniz.

  6. Sınıflandırma: Bu kavram benzer özellikler bir arada gruplandığı zaman ortaya çıkar. Çocuğunuzla nesneleri sınıflandırabileceğiniz oyunlar yaratın. Bunu en basitinden meyveleri renklerine göre gruplandırarak bile yapabilirsiniz.

  7. Bire bir uygunluk: Bu bir parçanın diğeriyle uyuşmasıdır ve sayma sisteminin temelini oluşturur. Çocuğunuzun oyuncaklarıyla “bu, bu oyuncak için, bu diğer oyuncak için” şeklinde onun oyuncaklarını birbirleriyle uyumlu hale getirebilirsiniz. Böylece bire bir uygunluk kavramını, rasyonel sayma kavramıyla ilişkilendirebilir.

 

Son olarak, çocuğunuza asla “Matematik zordur.”, “Sen de benim gibi matematikte kötüsün.” gibi matematik hakkında olumsuz şeyler söylemeyin. Bunlar onun matematikten korkmasına ve ona karşı antipati oluşturmasına neden olur. Bu yüzden ona matematik öğrenmenin doğal bir şey olduğunu ve hatta eğlenceli olabileceğini söyleyin. Gösterin…

İKİNCİDÖRT.COM

Kaynakhttp://www.raisesmartkid.com/all-ages/1-articles/53-how-to-make-math-fun

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber