Bu haber kez okundu.

Kızlarımıza ne anlatmalıyız?

“Eğitim her geçen gün kadınlar tarafından işgal ediliyor ve erkekleri dışlıyor.” Son zamanlarda OECD, özellikle de Avrupa ülkelerinde, eğitime dair en önemli tartışma konularından biri bu. Kadınlar her geçen gün daha eğitimli hale gelirken, eğitimin “dişileşmesi”nden muzdarip erkekler eğitime olan inançlarını yitiriyor. Bu durumun uzun vadede büyük toplumsal sorunlara neden olmasından endişeleniliyor.
Yarın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü… Ve biz Türkiye’de henüz kadınların hak ettikleri eğitime ulaşamıyor olmasından bahsetmemiz gerekirken neden böyle bir konudan bahsediyoruz? Belki tam da bu yüzden, çok daha kötü şartlar söz konusuyken kadınların kendi aleyhlerinde görünmeyen bir durumu tartışmaya açıyor olması lüks olduğu için… Daha ağır, daha dertli durumlar söz konusu ve bu yüzden daha yumuşak, daha insani meseleleri konuşmak ayıp kaçıyor. Eşitsizlik tam da böyle bir şey değil mi?
İyisi mi en baştan başlayalım:
Eğitim Oscar’ları olarak adlandırabileceğimiz PISA 2012 tarafında açıklanan sonuçlara göre;
-Kızlar hemen hemen her ülkede genel ortalamada erkeklerden ortalama 40 puan kadar önde. Ortalama 40 puanlık bir değer farkı öğrenme yetkinliği açısından bir yıllık bir farka eş tutuluyor.
-OECD ülkelerinde genç kızların yaklaşık %66’sı üniversiteye gitmek istiyor. Erkeklerde ise bu oran %52’ye denk düşüyor.
-32 OECD ülkesinden 29’unda üniversiteye devam eden kadınların oranı ya daha fazla ya da eşit. Üniversiteye giden kadın sayısının erkeklere oranla daha düşük olduğu sadece dört OECD ülkesi var. Çin, Japonya, Kore, Türkiye…
-Erkeklerin kızlardan önde olduğu tek alan matematik.
-Buna rağmen yüksek eğitimde kadınlara ya da erkeklere özgü sayılan bölümler var. Eğitim ve sağlıkla ilgili bölümlerde kadınların oranı %70’i aşarken; mühendislik, inşaat veya üretim bandıyla ilgili bölümlerde bu oran %30’lara kadar düşüyor.
-Kuzey ülkeleri gibi hem kadın ve erkeğin toplumsal alanda eşit hem de eğitim düzeyinin yüksek olduğu ülkelerde “erkeklere özgü”  fen-matematik bölümlerinde oranlar kadınlar lehine değişirken; erkeklerin eğitim, sağlık, hizmetle ilgili üniversite bölümlerine duyduğu ilgi artmıyor.
PISA tarafından üniversitelerde cinsiyet dağılımı ve kariyer-kazanç beklentisine dair hazırladığı rapor kadınların yüksek eğitim oranlarına rağmen, kariyer-kazanç beklentilerine göre hala geride olduğunu; cinsiyetler arası dağılımın eşitlenmesi için kızların matematik-fen performanslarının arttırılması yönünde desteklenmesi gerektiği yönünde bitiyor. Parantez içinde erkeklerin de okur-yazarlık becerilerinin arttırılması gerektiği de belirtilmiş.
Hani kadınlar eğitimde çok daha başarılıydı? Yukarıda sözünü ettiğimiz pek çok şey diğer OECD ülkeleri kadar görünür olmasa da, büyükşehirlerde yaşayan yüksek öğrenimli kesimler için oldukça geçerli sayılabilir.
Bu durumda kadınların biraz daha fazla mı çalışması gerekiyor?
Yazının başlığını borçlu olduğumuz “Kızlarımıza Ne Anlatmalıyız?” kitabının yazarı Melissa Benn ben konuya farklı bir açıdan yaklaşıyor. “Son yıllarda kızların gitgide artan başarısı karşısında erkeklerin “dezavantajlı” konuma düştüğü, hatta geride bırakıldığı bir gerçek olabilir. Kimse kızların başarısını poh pohlamıyor, ya da erkekleri küçümsemiyor. Tamam, her geçen gün öğrencilerin üzerinde baskısını daha fazla hissettiren sınavlar da hayatımızın bir gerçeği olsun. Ne yazık ki sınav başarısı, tecrübe, mücadele etme ve risk alma yeteneklerinin eşit bir şekilde gelişmesini sağlamaz. Testlerin ve teste önem veren okulların, bu yeteneklere nasıl hitap edeceğini anlamak zor. Üzücü olan yüksek performans beklentisinin yarattığı yılgınlık ve sıkıntı erkek öğrencilerin okul otoritesine ters düşmesine sebep olurken, aynı durumdaki kız öğrencilerin daha uyumlu ve uysal davranmasıdır.”
Uslu kızlar yaramaz erkeklere karşı! Peki sizce bu kızlar ne kadar mutlu?
Uslu kızlar yaramaz erkeklere karşı! Peki sizce bu kızlar ne kadar mutlu?
Televizyonda yayımlanan gençlik dizilerinde öğretmenin daha iyi bir not verme önerilerine rağmen prensiplerinden ödün vermeyen, gerekirse sınıftan atılmayı umursamayan, inatçı, isyankar kaç tane kız öğrenci hatırlıyorsunuz? Kız öğrenciler daha çok akıl veren rollerde çıkmıyor mı karşımıza? Melissa Bern’e dönelim:
“Yeni kitabımın hazırlık aşamasında yaptığım görüşmelerde kızlarının okuldaki başarısından endişe duyan çok sayıda aile ile karşılaştım. Örneğin bir aile kızlarının sistemli bir şekilde her dersin programının üstünden geçtiğini, değerlendirme araçlarının hani üniteyle alakalı olduğunu ve nasıl notlandırılacağını bile çalıştığını söylüyordu. Buna rağmen sınıftaki tartışmalarda çoğu zaman erkekler öne çıkıyormuş.”
“Yüksek başarılı kızların ailelerini en çok endişelendiren şey; kendilerini uyumlu davranmak zorunda hissetmeleri nedeniyle soru sorma ihtiyaçlarını, öfke, önsezi ve isteklerini bastırıyor olması. Bu da onları “başarı”larına rağmen hayata karşı hazırlıksız kılıyor”
Yüksek eğitimli, yetenekli, çalışkan ama iş ve sosyal hayatta debelenip duran kadınlar sendromu bize o kadar da yabancı değil sanırım. Belki de kadınların daha fazla çalışmayı değil, daha kendileri gibi düşünmeyi öğrenmelerini sağlamak gerekiyordur.
Bu konuda çalışmalar da yok değil, Avrupa’da bazı bağımsız okul zincirleri risk almaktan kaçınan, fazlasıyla mütevazi ve itaatkar kız öğrenciler için “başarısızlık haftası” uygulamaları başlatmış. Bu okullarda A+ seviyesinden aşağı inmeyen kız öğrenciler bir araya geldikleri atölyelerde kendi başarısızlık hikayelerini hatırlıyorlar. Her zaman başarılı görünmenin bunaltıcı yanları üzerinde düşünüyorlar.
Atölye yöneticisi olan eğitmenlerden biri şunları söylüyor: “Başarısızlık, hele de başkalarının gözünde takdir edilmeme korkusu, kadınları istedikleri pek çok şeyi yapmaktan alıkoyuyor. Oysa onlar da başarısızlığın öyle abartılacak bir şey olmadığını, önemli olanın bu durumu göğüsleyip mücadele etmek olduğunu öğrenmeli. Başkalarının ne düşündüğü de her zaman o kadar önemli değil. Artık sınıflarımızda cesur, lafını sakınmayan kızlar istiyoruz”
Konuya bir de “erkeklerin geride bırakılmasından” endişe duyan bir erkeğin gözünden bakalım. “Yeni trendlerle birlikte eğitimde cinsiyet dengesizliklerini işaret eden hükümet ve organizasyonlar tarafından gerçekleştirilen görünen çabalar fen, teknoloji ve matematik gibi derslere yöneliktir. Bunlar, erkeklerin hala kızlardan daha iyi performans sergilediği tek temel dersler. Erkeklerin geri planda kaldığı tıp, eczacılık, hukuk, halkla ilişkiler, sağlık ve sosyal hizmetler, hemşirelik, sosyal bilimler ve diğer alanlarda daha fazla erkeğin okumasını teşvik eden kampanyalar nerede? Böyle kampanyalar yok.”  (Ally Fogg, The Guardian, 2012)
İş kadın-erkek eşitsizliğine gelince eşitlenme çoğu zaman ibrenin negatif yanında olanın, toplumda daha fazla paha biçilen değerlere ulaşabiliyor olmasıyla sağlanacak gibi görünüyor. Bu durumda annelerinden öğrendikleri geleneksel uyumlu rolle kızlar hep daha fazla olmak üzere kendilerine öğretilen kurallar dahilinde çalışıyor da çalışıyor.
İbrenin diğer ucunda neler olduğuna bakan çoğu zaman yok. Oysa daha fazla iletişim, okur-yazarlık ya da empati becerisi; erkeklerin dağda bayırda kılıç kalkan oynamasına engel değil. Belki de o oyuna bir de oyuncak bebek dahil olur, o kadar.
Eğitim yaşamına dönersek, fen-matematik gibi piyasada daha değerli görünen konularla yatkın olan erkekler ödüllendiriliyor, diğerleri ise test odaklı yoğun çalışma koşullarına kızlar kadar dirençli olmadığı için gerilere düşüyor ve hatta kopabiliyorlar. Bu ille de başarısızlık demek değil, sonrasında bir iş adamı, denizci, savaş vs. fotoğrafçısı olmayı düşünebilirler. Bir tür kaybet-kazan oyunu gibi…
Kızlar ise okul sıralarından hayata mütevazi bir şekilde her daim ne kadar mükemmel olduklarını kanıtlamaya çalışıyorlar. Cici kız, yıldızlı öğrenci, süper çalışan, mükemmel anne… Başarısızlığa, takdir edilmemeye tahammül yok.
Bu durumda kızlarımıza ne anlatmalıyız?
Handan Saatçıoğlu

 

Kaynakça:

http://www.theguardian.com/commentisfree/2014/jan/31/education-gender-gap-girls-schools-university

http://www.oecd.org/edu/skills-beyond-school/49986459.pdf

http://www.bbc.co.uk/news/education-16879336

http://www.theguardian.com/commentisfree/2012/dec/13/education-leaving-boys-behind

http://www.bbc.co.uk/news/education-16879336

http://www.amazon.co.uk/What-Should-Tell-Our-Daughters/dp/1848546270

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber