Bu haber kez okundu.

Kızı eve gelince ayağa kalkan bir baba… Kim mi?

21.yy.da birçok uzmanlık alanı gelişti ve gelişiyor da. Ne gariptir ki birçok problem ve sorunda ortaya çıktı. Yani ne kadar uzmanlık alanı varsa bir o kadar da sorun…

Âdeta her alanın bir uzmanı ortaya çıktı. İşin içine Aile Kurumu ve ebeveynlik girince işte burada uzmanlaşmanın önemi her gecen gün daha da anlaşılmakta ve elzem haline gelmektedir. Günümüzün kargaşasında yetişen çocuklarımızı, yarınlara hazırlayabilmek için aslında anne ve babalarında birer uzman olmalarının zorunluluğu daha da iyi anlaşılmıştır. Ancak bu süreçte elbette ki sorunlar ortaya çıkmıştır. İşte bu sorunların üstesinden gelebilmek için profesyonel destek almak önem kazanmıştır. 21.yy.da dünyada ve ülkemizde en önemli sorunlardan biri haline gelen aile kurumu ve bu kurumu idare etmek, eskiye oranla epeyce bir çalışma ve beraberinde bazı yöntem ve tekniklerini bilmekten geçiyor.

Aslında dinimiz İslam ve onun güzel kaideleri, birçok kuram ve teorisyenin söylediklerinden daha fazlasını ve etkilisini zaten söylemişti. Zor olan ise günümüzde bu noktaları görebilmek.

Aile içi ilişkilerde saygının, nezaketinin ve ilginin önce büyükten gelmesi gerektiğini bizzat bizlere hareketleriyle gösteren efendimiz, kızı Fatıma evine geldiğinde ayağa kalkıp onu karşılar sonrada elinden tutup oturduğu yere oturmasını sağlardı. Aynı şekilde giderken de onu arkasından uğurlardı… Ben onun babasıyım, benim ayağıma gelecek, elime gelecek demedi asla… Böyle yaparken de insan yaşamında onurlandırmanın, taltifin ne denli önemli olduğu gösterdi. Bunu yapan koskoca bir İslam peygamberi. Bugün, gençlerin ve çocukların bizleri anlamadığından yakınıyoruz. Bizlere saygılı ve içten davranmadığını dile getiriyoruz. Oysa onların kalplerine ve gönüllerine gidecek yolları bulmamız gerekiyor. Onları önce biz anlayacağız ve önce büyükler olarak bizler saygıyı öğreteceğiz, yani önce biz vereceğiz sonra onlardan bekleyeceğiz.Kimin çocuğu varsa onunla çocuklaşsın diyen efendimiz, çocuğu anlamanın şifrelerini veriyor, yani gençse genç gibi, çocuksa çocuk gibi davranmak, bugün ortaya çıkan birçok problemin de ortadan kalkmasına vesile olacaktır.

Bugünün genci, daha çok kendisini dinleyen, anlayan ve anlaşıldığına kanaat getirenlerle iletişim kuruyor. Çünkü insan psikolojisinde anlaşılmak kadar etkili bir süreç yoktur. kimse beni anlamıyor, eşim beni anlamıyor, öğretmenim beni anlamıyor diye agresif psikolojiler sergilemenin temelinde işte “anlaşılmamak” yatar diye düşünüyorum.

ÇOCUKLARA ÖPÜCÜKTE BİLE EŞİT DAVRANMAK

İçinde bulunduğumuz çağda maalesef teması ve dokunmayı az yaşıyoruz. Dokunmanın ve temas kurmanın insan yaşamında derin etkileri var. Bir bebeğin altını değiştiren ve ona bu sayede dokunan anne, farkına varmadan aslında bebeğin duygu dünyasına ve sinir organlarına sayısız pozitif katkı sağlıyor.

Dokunmak, sarılmak, kucaklamak ve öpmek, en kestirme iletişim yollarından biridir. Bunu yaparken sizden kimse para pul istemiyor. Tamamen bedava yani. Bugün Avrupa’da birçok doktor, reçetelerine sabah 2,ögle 2 aksam iki sevdiklerinizle kucaklaşın, onlara dokunun, sarılın diye reçetelere ilaç gibi yazıyor.

Çocuklar arasında eşit davranmak onlar arasında çıkacak çatışmaların sıkıntıların ve kıskançlıkların önlenmesinde önemli bir reçetedir. Efendimiz, çocuklarınızı öperken bile birinin az diğerinin çok öpülmemesine işaret ediyor. Bunları bilmek ve uygulayabilmek hem onların kendilerini farklı hissetmemelerine hem de adil olmanın ne kadar önemli bir kavram olduğuna işaret olacaktır.

Nevzat ÖZER
Psikolojik Danışman-Yazar
“21.yy da Anne ve baba olmak”
“Yaşamı ve kendinizi sorgulamak” isimli kitapların yazarı

Kaynak: aktuelegitim.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber