Bu haber kez okundu.

Kitap okumayı sevdirecek 9 kısa kitap önerisi

1) Yabancı – Albert Camus 

20. yüzyılın ses getirmiş ve Nobel ödüllü yazarlarından olan Camus, bu eseriyle birey-toplum çatışmasını çarpıcı bir şekilde dile getirmiş. Yazar etkileyici anlatımıyla bu her şeye kayıtsız kalan adam – yani Meursault – ile aramızdaki perdeleri kaldırıyor. Düşünmemek ile bilinçlenmek arasındaki farkı trajik bir olay örgüsüyle veriyor. Yazarın en çok satan ve en çok dile çevrilen kitabı olan Yabancı’yı okuduktan sonra Camus’un çekimine kapılacaksınız.
(111 Sayfa, Can Yayınları)

2) Dönüşüm – Franz Kafka

20. yüzyılın bir diğer nev-i şahsına münhasır kişiliklerinden biri olan Franz Kafka, imgesel anlatımın ustalarından. Kült olmuş kitabı Dönüşüm’de de toplumsal önyargıları, dayatmaları ve sonuçlarını başkahraman Gregor Samsa’nın bir  sabah kendisini koca bir böceğe dönüşmesi üzerinden, yani metaforlarla işliyor. Empatiyi hissettiren bu kısa kitabı okumak size çok şey katacak.

Bir çok yayınevinden yayınlanmış olan Dönüşüm’ü Can Yayınları’nın çevirisinden okumanızı öneririm. Ayrıca Dönüşüm’ün Okan Bayülgen tarafından seslendirilmiş sesli kitap haline bu linkten ulaşabilirsiniz.

3) Hayvan Çiftliği – George Orwell

George Orwell (1903-1950) babasının işi gereği İngiltere’nin çeşitli sömürgelerinde bulunmuş ve görev almıştır. Buradaki kazandığı tecrübelerle, totaliter sistemlere dair çarpıklıkları eserlerinde dile getiren Orwell, Hayvan Çiftliği’nde de masalsı bir dille Stalin Rusya’sını anlatmaktadır. Baskı ve eziyet altında olan çiftlik hayvanları, yaptıkları devrim sonrasında gelenin gideni aratmasıyla büyük bir trajedinin ortasında kalırlar. Her ne kadar sistemine ağır eleştiriler içerse de kitap başlı başına bir Stalin yergisi değildir. Halen çok satanlar listesinde kendisine yer bulan bu kült eser bir solukta okunabilecek türden.

4) Fareler ve İnsanlar – John Steinbeck

1937 yılında yayımlanan, Büyük Bunalım yıllarının anlatıldığı Fareler ve İnsanlar,  Nobel ödüllü yazar John Steinbeck’in dostluk üzerine kurulmuş en önemli eserlerinden biridir. Eser, George ile Lennie adındaki iki gezgin çiftlik işçisinin yaşadığı olayları konu alıyor. George (zeki ama çelimsiz) ile Lennie (iri, güçlü ama zihinsel sorunlu) birbirini tamamlayan bu iki iyi arkadaşın yaşadığı dram, sizi derinden etkileyecek. Eserdeki karakter analizleri, eserin kalıcılığında önemli rol almakla beraber konunun etkileyiciliğini bir o kadar da artırıyor. Kütüphanenizde yer alması gereken modern klasiklerden.

5) Kırmızı Pazartesi – Gabriel Garcia Marquez

Kırmızı Pazartesi 2014’ün Nisan ayında kaybettiğimiz ünlü Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez tarafından 1981 yılında kaleme alınmış, yazar bu kitap ile 1982 yılında da Nobel edebiyat ödülüne layık görülmüştür. Kitabın insanı kendine bu kadar bağlaması da, hikayenin gerçek hayatta yaşanmış bir cinayeti ele alıyor olması. Yazar ilk cümlesinde kitabın başkahramanı Santiago Nasar’ın öldürüleceğini söylüyor. Yazar eserinde, tüm kasabanın bu cinayete göz yumuşunu işlerken “bana dokunmayan bin yaşasın” düşüncesini etkili bir biçimde yeriyor. Bu kitap belki de toplumsal olaylara bakış açınızı değiştirecek.

6) İvan Denisoviç’in Bir Günü – Aleksander Soljenitsin

1970 Nobel ödülü sahibi Aleksander Soljenitsin, Stalin rejiminde sürgünlerle dolu bir hayat geçirmiş, kitapları imha edilmiş, adeta silinmek istenmiş bir yazardır. Soljenitsin, yaşadığı zor günlerinden etkilenerek bir mahkumun gününü anlatan bu hikayesinde Stalinist rejimin baskısına direnen mahkumu ele alıyor. Rus edebiyatının tipik özelliklerini barındıran bu kıyıda köşede kalmış eseri okumanızı tavsiye ederim.

7) Katharina Blum’un Çiğnenen Onuru – Henrich Böll

1972 Nobel ödülünü alan Henrich Böll’ün Almanya’da ’70’li yıllardaki ünlü ‘Baader-Meinhof’ çete olayından yola çıkılarak yazdığı bu eserde Katharina Blum’un tüm kişisel değerlerinin yalan haberlerle alenen alaşağı edilişini, çiğnenişini okuduğunuzda, medyanın önemini, özel hayat ihlalinin insanların hayatında açabileceği derin etkileri görecek ve eserin günümüzde de – maalesef – güncelliğini koruduğunu fark edeceksiniz.

8) Satranç – Stefan Zweig

Hitler Almanya’sından kaçabildiği kadar kaçan, yaşadığı zaman diliminden kaynaklı olarak da olsa gerek hayata pesimist bakan Zweig’in intihar etmeden önce usta kaleminden dökülen son kitabı olan Satranç’ta; bir gemi yolculuğundaki satranç turnuvasından çok daha fazlası ele alınıyor. Stefan Zweig’ın yaşadığı dönemi eleştiren ancak bunu gizliden gizliye romandaki kişilerle özleştiren bu eserindeki ruh çözümlemeleri dikkate almaya değer.

9) Martı Jonathan Livingston – Richard Bach

Yayınlandığı günden bu yana en çok satanlar listesinde olan Martı Jonathan Livinston’un bu tadımlık öyküsü,  –zira kitap 152 sayfa olsa dahi içindeki çizimlerle 60 sayfa civarına iniyor-  insanı ideallerinin peşinden koşmaya itiyor. İçindeki nükteler yaşama karşı pozitif bakmanızı sağlıyor, kendinize güvenmenizi öğütlüyor. Güzel çizimlere de sahip, küçükten büyüğe her yaşa hitap eden bu kitapçığı okumanızı şiddetle öneririm.

Kaynak ; http://indigodergisi.com/

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber