Bu haber kez okundu.

Kamu Personeli Seçme Sorunu (KPSS)

Değerli okurlarım, bu seferki yazımı benim için çok şey ifade eden, belki de en kutsal mesleklerden biri olan, neslimizin gelişmesi ve ileriye adım atabilmesi için süzgecinden  geçmemiz gereken ve aynı zamanda meslektaşlarım olan öğretmenlerimizin adına kaleme almış olacağım. Burada okuduklarınız, benimle beraber birçok öğretmen arkadaşımın dertleriyle ve sıkıntılarıyla alakadardır. Bilgilerinize…

Öncelikle kıymetli devlet büyüklerimize seslenmek istiyorum. Sürçü lisan edersek şimdiden affola. Kıymetli büyükler, bir ülkenin, bir milletin daha hızlı gelişip büyümesi kimlere bağlıdır?  Genç nüfusun çokluğuna değil mi? Peki ya bugün milyonlarca gencimizin işsizlik pençesinde heba olmasına ne diyeceksiniz? Buna verecek makul bir cevabınız var mı? Gerçekten merakla bekliyoruz.

Elbette ki bizler küçük insanlarız. Kafamız devlet meselelerine, ülke yönetimine çalışmaz. Fakat şunu aşırı derecede kızarak beyan etmek isteriz ki; 20-30 yaş aralığı siz büyüklerimize neyi hatırlatıyor? Gençliği, dinamizmi, verimli, enerjik yılları mı? Gülerek şunu söylemek isterim; bu yaş aralığı bize, İŞSİZLİĞİ, hala baba parası yiyor olmayı, evde boş boş oturup zaman öldürmeyi, enerjimizi heba ettiğimiz yılları hatırlatıyor. Yani değerli büyüklerimiz, demek istediğimiz şudur ki; bizler gençleriniz, çocuklarınız olarak en verimli çağlarımızı en verimsiz şekilde geçiriyoruz. En aktif olmamız gereken dönemlerimizi en pasifize olmuş şekilde geçiriyor olmanın hezeyanını yaşıyoruz. Sizler büyük insanlarsınız, sizler daha iyisini, daha güzelini bilirsiniz ama en verimli yıllarımızı(20 ile 30 yaş aralığı) oturarak geçirirsek şayet 30 yaşından sonra kimse bizi ayağa kaldıramaz! 

Ülkemizi bir binaya benzetirsek, gençler o binanın kolonlarıdır. Ve kolonlar çürürse bina ayakta duramaz. Bir diplomanın anlamı nedir? Bu şahıs bu işi yapmaya ehildir anlamı taşır. Fakat her nedense ülkemizde diploma şu anlamı taşıyor; Bu kişi KPSS sınavına girmeye hak kazandı! Eğer sınavı kazanırsa işe başlayabilir. Kazanamazsa bir başka bahara artık… 

Ve biz öğretmenler olarak siz büyüklerimizden âcizane şunları istiyoruz:

1-Yıllarını okumakla geçiren bizler, elde etmiş olduğumuz bir hakkın tekrar KPSS denilen bir sınavla bize verilmesine karşıyız!

2-Herkes rahatlıkla üniversiteye gidemesin. Gidenler de okul bittikten sonra iş sahibi olsun!

3-Eğitim fakülteleri alımları kişilerin öğretmenlik mesleğine yatkınlıkları ölçülerek alınmalı ve alımlar öğretmen ihtiyacı kadarının %5 kadar fazlasıyla sınırlandırılmalı.

4-Yürüyecek mecali olmayan öğretmenlerimize zorunlu emekli olma yolu açılmalı ve emekli maaşları iyileştirilmeli.

5-Emeklilik yaşı öğretmenlik mesleği için maximum 50 olmalı.

6-Lisede ki derslerle üniversitedekilerin, üniversitede ki derslerle okulda anlatacağımız dersler arasında uçurumlar olmamalı.

7-Ücretli öğretmenlik denilen sistem acilen terkedilmeli. Ziraat müh. İnşaat müh. İktisat, işletme v.s. Öğretmenlik mesleği ile uzaktan yakından ilişkisi bulunmayan bölümlerden mezun olanların öğretmenlik yapması engellenmeli. Eğitim, eğitimcilere bırakılmalı.

8-Alımlar adaletli olmalı. Bir branştan 7000 alınırken diğerinden 200 alınmamalı.

9-Eğitim sistemi yerli yerine oturtulmalı, yapboz gibi olmamalı.

10-Öğretmen açıkları kadrolu öğretmen atamaları ile doldurulmalı.

11-Eğitim sistemine getirilecek yenilikler, eğitimcilerin de görüşleri doğrultusunda şekillendirilmeli. Zira deneme sürecine tabi tutulmadan uygulanan projeler, son yıllarda alınan kararların hızla bozulması, telafisi zor hatalara sebebiyet verebilir.

Evet, değerli büyüklerimiz bizler sizlerden isteklerimizi âcizane sıraladık. Sıra siz de. Siz, size düşeni yapın, bizler bize düşeni yapmaya bütün benliğimizle hazırız!

Bir insan yaklaşık 20 yılını okuyarak geçirdikten sonra inşaat köşelerinde yıpranmamalı. Zaten yaklaşık 25 yaşlarına kadar okumuş ve elini hiçbir işe sürmemiş bir insandan inşaatta çalışması beklenemez. Herkesin bir ümidi var yarına dair. Lütfen bu ümitler kararmasın! Ülkenin eğitim seviyesini yükseklerde göstermek uğruna herkesin üniversite mezunu olmasını sağlamak, daha sonrasında ise bu mezunlara iş alanı bulamamak mantıkla izah edilemez gibi. 

Ya üniversite okumasın bu millet

Ya da okuduktan sonra çekmesin zillet (M. Karadeniz)

Hiçbir ayırt ediciliği bulunmayan bir sınava girerek, şans yüzüne gülerse git, gülmezse onca yılın heba olsun denmemeli. Bir baba, bir anne çocuğunu ne büyük zorluklar ve sıkıntılarla oralara gönderiyor biliyor musunuz siz? Cebinde, evine alacak bir parça ekmeğe para bulamazken çocuğu için çırpınan bir babanın çaresizliğini görebiliyor musunuz? Çocuğum okuyup yepyeni bir dünyaya kapı aralayacak düşüncesi ile yüreği kıpır kıpır olan bir annenin gözyaşlarını silebilir misiniz siz? Cebinde beş kuruşu olmadan okulunu bitirmeye çalışan Mehmet’in, babası hasta olduğu için evden para istemeye utanan Hakan’ın, staj dosyasını para olmadığı için alamayan Ayşe’nin feryadını duyabiliyor musunuz siz?

Ah ah söylemek istesek gönüldekini dilimize dolanan ızdırap olur. Yazsaydık biz derdimizin bir tekini ansiklopedilere sığmaz kitap olur. Ah ne çileli insanlarmışız. Okul bittikten sonra atanacağız sanmışız. Ah ne de aldanmışız. Lütfen heba olan gençleri görmezden gelmeyin. Bu geçler sizin evlatlarınız.

Bu yazdığımız yazının çok şey ifade etmeyeceğine eminim fakat ben bana düşeni, yaptım. Biz, bize düşeni yaptık. Sıra SİZ de. Satırlarıma atanamamış bir kardeşimizin ÖSYM’ye olan sitemini dile getiren bir şiirle son vermek istiyorum:

Hangi alan, hangi bölüm? Kazanmazsam sonum ölüm

Yok mudur ki başka çözüm Canın çıksın ÖSYM

Gençlik gitti yana yana  Yaşamadım kana kana Ben ölürsem hakkım sana Haram olsun ÖSYM

Hayat meğer bir yarışmış, Doğru yanlış hep karışmış Şu sınavlar ne zor işmiş Yaktın beni ÖSYM

Defterimde yer kalmadı Gözlerimde fer kalmadı Dost kalmadı, yar kalmadı Yalnız kaldım ÖSYM

Ömrümüm en güzel çağı  Odamda bir kitap dağı Unuttum artık sokağı Esir oldum ÖSYM

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber